Ana içeriğe geç
Sözlük

reform ile cümle

reform kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Toplumsal reformcu ve fütürist Jacque Fresco ile bir sohbet.حوار مع المصمم الاجتماعي المستقبلي جاك فريسكو
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu. Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Arbenz bukan radikal
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.Arbenzは急進的ではなく
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.Com a finalidade de redistribuir a riqueza. Uma dessas medidas era a reforma agrária.
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.Del tega načrta je bila agrarna reforma.
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.Der zentrale Punkt dabei, war die Landreform.
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.Ennek az alapköve a földreform volt.
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.Hörnstenen i allt var jordreformen.
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.Il punto centrale era la riforma delle terre.
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.La piedra angular de todo eso era la reforma agraria.
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.Najvýznamnejšou časťou bola poľnohospodárska reforma.
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.Osią tego planu była reforma rolna,
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.Κεντρικό σημείο ήταν η αγροτική μεταρρύθμιση.
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.Централният елемент е аграрната реформа."
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.Центральной в этом была земельная реформа
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu.ובמרכז עמדה .רפורמה בתחום הקרקעות
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.A földreform politikája mérsékelt volt.
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.A sua reforma agrária foi modesta.
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.Die Regeln der Landreform waren moderat.
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.Hans jordreformpolitik var blygsam.
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.Jego polityka rolna była dość skromna
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.Jeho poľnohospodárske reformy boli mierne.
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.Kebijakan reformasi agrarianya moderat
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.la sua politica di riforma delle terre era modesta.
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.Njegove agrarne reforme so bile skromne.
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.Sus políticas de reforma agraria fueron modestas.
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.Η πολιτική της αγροτικής του μεταρρύθμισης ήταν μετριοπαθής.
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.Его политика этой реформы была умеренной
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı..רפורמת הקרקעות שלו היתה צנועה
Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.しかしワシントンはどれひとつ そう思っていませんでした
Uganda Ekonomi Bakanlığı ile reform görüşmeleri yürütüyordum.사람들이 대출을 받을 수 있도록 하는거였어요.
Uganda Ekonomi Bakanlığı ile reform görüşmeleri yürütüyordum.כדי שהם יהיו זכאים להלוואות שלנו.
Uganda Ekonomi Bakanlığı ile reform görüşmeleri yürütüyordum.حتى يتمكنوا من الحصول على قروضنا .
Uganda Ekonomi Bakanlığı ile reform görüşmeleri yürütüyordum.しかしローンの貸出後に
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.Azt gondolom, ehhez elengedhetetlen a nemzetközi intézményrendszer reformja.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.Cred ca, in acest scop, o reforma a institutiilor internationale este vitala.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.De internationale instellingen hervormen is essentieel.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.Ich glaube, dass die Institutionen unbedingt reformiert werden müssen.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.IMFが1940年代に作られた時
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.Je pense qu'une réforme des institutions internationales est essentielle à cet égard.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.저는 그러기 위해서는 국제기구들의 개혁이 필수적이라고 생각합니다.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.Para que isso aconteça é vital a reforma das instituições internacionais
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.Penso veramente che una riforma delle istituzioni internazionali sia vitale a questo scopo.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.Pienso que una reforma de las instituciones internacionales es vital para esto.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.Reforma instytucji międzynarodowych jest w tym kontekście niezbędna.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.Tôi nghĩ rằng cải cách các tổ chức quốc tế là việc thiết yếu để làm được điều này.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.Смятам, че една реформа на международните институции е жизненоважна за това.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.Я также считаю, что для этого крайне необходима реформа международных институтов.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.אני חושב שהרפורמה של מוסדות בינלאומיים היא חיונית לצורך כך.
Uluslararası kurumlarımızın reforme edilmesi bu konuda hayati önem arz ediyor bence.و أعتقد أنه لتحقيق ذلك، لا بد من تقويم المؤسسات الدولية.
Umarım, beş yıl sonra, TEDGlobal'da Çin'in yaptığı politik reformlardan bahsediyor olurum.지금으로부터 5년 후에 제가 TED Global에서 중국에서 정치적인 개혁이 일어났다고 말씀드릴 수 있길 바라겠습니다
Umarım, beş yıl sonra, TEDGlobal'da Çin'in yaptığı politik reformlardan bahsediyor olurum.Esperemos que, en 5 años, pueda venir a informar a TEDGlobal que van a producirse reformas políticas en China.
Umarım, beş yıl sonra, TEDGlobal'da Çin'in yaptığı politik reformlardan bahsediyor olurum.Espero, daqui a cinco anos, relatar à TEDGlobal que vão acontecer reformas políticas na China.
Umarım, beş yıl sonra, TEDGlobal'da Çin'in yaptığı politik reformlardan bahsediyor olurum.Espérons que d'ici cinq ans, je rapporterai dans un TEDGlobal que les réformes politiques arriveront en Chine.
Umarım, beş yıl sonra, TEDGlobal'da Çin'in yaptığı politik reformlardan bahsediyor olurum.Förhoppningsvis kommer jag om fem år kunna rapportera till TEDGlobal att politiska reformer är på väg i Kina.
Umarım, beş yıl sonra, TEDGlobal'da Çin'in yaptığı politik reformlardan bahsediyor olurum.Hoffentlich werde ich Ihnen in 5 Jahren bei TEDGlobal von den politischen Reformen in China erzählen.
Umarım, beş yıl sonra, TEDGlobal'da Çin'in yaptığı politik reformlardan bahsediyor olurum.Hopelijk kan ik vijf jaar na nu bij TEDGlobal vertellen dat politieke hervormingen te gebeuren staan in China.
Umarım, beş yıl sonra, TEDGlobal'da Çin'in yaptığı politik reformlardan bahsediyor olurum.Mong rằng, năm năm sau, tôi sẽ có thể báo cáo với TEDGlobal rằng cải cách chính trị sẽ xảy ra ở Trung Quốc.
Umarım, beş yıl sonra, TEDGlobal'da Çin'in yaptığı politik reformlardan bahsediyor olurum.Remélhetőleg 5 év múlva beszámolhatok a TEDGlobal-nak arról, hogy a politikai reformok megtörténtek Kínában.
Umarım, beş yıl sonra, TEDGlobal'da Çin'in yaptığı politik reformlardan bahsediyor olurum.Să sperăm că peste 5 ani, voi declara la TEDGlobal că reformele politice vor fi adoptate în China.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod