Bu ikisi benim şiddetle tavsiye ettiğim, bütün reformlardır.改革政策をいくつも挙げています これらの政策を大きく3つに分類します
Bu konudaki önemli tartışmalar ve reformlara ilişkin bir de inceleme yer almaktadır.Inclui ainda uma síntese dos principais debates e reformas neste domínio.
Bu konudaki önemli tartışmalar ve reformlara ilişkin bir de inceleme yer almaktadır.Omówiono tak*e najwa*niejsze debaty i reformy w tej dziedzinie.
Bu konudaki önemli tartışmalar ve reformlara ilişkin bir de inceleme yer almaktadır.Publikace rovněž shrnuje hlavní diskuse a reformy týkající se této oblasti.
Bu konudaki önemli tartışmalar ve reformlara ilişkin bir de inceleme yer almaktadır.Une synthèse des principaux débats et réformes sur ce thème est également proposé.
Bu konudaki önemli tartışmalar ve reformlara ilişkin bir de inceleme yer almaktadır.Vključen je tudi pregled glavnih razprav in reform v zvezi s tem vprašanjem.
Bu kurumların reformu, üzerine inşa edeceğimiz net bir etik temelde uzlaşmamızdan sonraki safhadır.우리는 우리의 발전의 기초가 될 수 있는 명백한 윤리가 있다는 것을 합의한 후에 다음 단계로 할일은
Bu kurumların reformu, üzerine inşa edeceğimiz net bir etik temelde uzlaşmamızdan sonraki safhadır.כי הרפורמה הזו של מוסדות היא השלב הבא לאחר שנסכים עם עצמנו
Bu kurumların reformu, üzerine inşa edeceğimiz net bir etik temelde uzlaşmamızdan sonraki safhadır.أن إصلاح تلك المؤسسات لن يتم إلا بعد أن نتفق فيما بيننا
Bu kurumların reformu, üzerine inşa edeceğimiz net bir etik temelde uzlaşmamızdan sonraki safhadır.明らかに認識することはとても重要です アンダーソン:首相 観客の多くは
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.Dzięki temu reformatorzy w Parlamencie lustrują podejrzane kontrakty.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.Hierdoor aangemoedigd zijn nu hervormers in het parlement dubieuze contracten aan het onderzoeken.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.구성했습니다. 그리고 이에 고무되어 국회 개혁파는 이중 계약에 대하여 조사를 벌이고 있어요.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.les réformateurs au Parlement sont maintenant en train d'enquêter sur des contrats douteux.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.los reformistas en el Parlamento están investigando los contratos dudosos.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.На этой волне члены парламента, поддерживающие реформы, взялись за расследование сомнительных контрактов.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.בתחום הנפט, דבר שדירבן רפורמטורים בפרלמנט לחקור חוזים מפוקפקים.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.في قطاع النفط، مدفوعين بهذا مصلحون في البرلمان الآن يحققون عقودا مشكوكٌ فيها.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.議会の改革者達がいま 疑惑のある契約を調査中です これらの事例は新たな希望と 新たな可能性をもたらします
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.A to nehovorím o nevyhnutných reformách OSN alebo G20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.Dabei spreche ich nicht von den notwendigen Reformen der Vereinten Nationen oder dem G20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.Dan saya tidak berbicara mengenai reformasi yang dibutuhkan oleh PBB atau G-20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.En dan heb ik het niet over de noodzakelijke hervormingen van de Verenigde Naties of de G20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.E non sto parlando delle riforme necessarie delle Nazioni Unite o del G20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.És most nem az ENSZ vagy a G20 szükséges reformjairól beszélek.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.Et je ne parle pas des réformes nécessaires des Nations Unies ou du G20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.I nie mówię o potrzebnych reformach ONZ czy G20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.Não estou a falar das reformas necessárias das Nações Unidas ou do G20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.Och jag menar inte de nödvändiga reformerna genom FN eller G20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.저는 UN이나 G20이 필요로 하는 개혁에 대해서 이야기하는 것이 아닙니다.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.Và tôi sẽ không nói về những cải cách cần thiết Liên Hiệp Quốc hay G20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.Y no estoy hablando de las reformas necesarias de las Naciones Unidas o el G-20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.Και δεν εννοώ τις αναγκαίες μεταρρυθμίσεις του Οργανισμού Ηνωμένων Εθνών ή της G20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.И тук не говоря за неотложните реформи в Организацията на Обединените Нации или на Г20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.И я говорю не о необходимости реформирования Организации Объединенных Наций или Большой двадцатки.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.Я не говорю про необхідні реформи Організації Об'єднаних Націй чи Великої Двадцятки.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.ואני לא מדבר על השינויים הדרושים מצד האו"ם או הG20.
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.وأنا لا أتحدث عن الإصلاحات الضرورية للأمم المتحدة أو لمجموعة العشرين
Burada Birleşmiş Milletler ve G20'nin gerekli reformlarından bahsetmiyorum.改革について言っている わけではありません ここでの問いは
Bu reformlar bir şeyleri iyileştirebilir.우리가 더 좋은 방향으로 개혁할 수 있는 것이 수십 개가 됩니다.
Bu reformlar bir şeyleri iyileştirebilir.Есть множество реформ, способных улучшить положение.
Bu reformlar bir şeyleri iyileştirebilir.היו תקופה חריגה מבחינה היסטורית.
Bu reformlar bir şeyleri iyileştirebilir.و الكثير من الاصلاحات الذي يمكن ان نفعلها لتحسين الاشياء
Bu reformlar bir şeyleri iyileştirebilir.というのも現在議会に見られる 機能不全の多くは
Bu resmin yapıldığı zamandaki karşı reformun amacı da buydu,Był to wtedy zwycięski moment kontrreformacji, gdy w tym czasie powstał ten obraz.
Bu resmin yapıldığı zamandaki karşı reformun amacı da buydu,Este era uno de los objetivos de la Contrarreforma, el momento en que se pinto el cuadro.
Bu resmin yapıldığı zamandaki karşı reformun amacı da buydu,그것이 바로 이 그림이 만들어졌던 시기에 개혁에 반대하였던 목적이라고 할 수 있습니다
Bu resmin yapıldığı zamandaki karşı reformun amacı da buydu,To bylo cílem protireformace, právě v době vzniku tohoto obrazu.
Büyüme başlıyor, ekonomi reformu.Bắt đầu tăng trưởng, cải cách kinh tế.
Büyüme başlıyor, ekonomi reformu.De groei begint, economische hervormingen.
Büyüme başlıyor, ekonomi reformu.Der kommer vækst, økonomisk forandring.
Büyüme başlıyor, ekonomi reformu.Începe creşterea, reforma economică.
Büyüme başlıyor, ekonomi reformu.Inicia el crecimiento, la reforma económica.
Büyüme başlıyor, ekonomi reformu.Kasvu on alkamassa, talousuudistus.
Büyüme başlıyor, ekonomi reformu.성장하기 시작하고, 경제제도도 개편합니다.
Büyüme başlıyor, ekonomi reformu.La croissance commence. Réforme économique.
Büyüme başlıyor, ekonomi reformu.Megkezdődik a növekedés, a gazdasági reformok.
Büyüme başlıyor, ekonomi reformu.O crescimento está a começar. Reformas económicas.
Büyüme başlıyor, ekonomi reformu.Pertumbuhan dimulai, reformasi ekonomi.
Büyüme başlıyor, ekonomi reformu.Rozpoczyna się wzrost i reforma gospodarki.