Ana içeriğe geç
Sözlük

refakat ile cümle

refakat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Refakatinizden gerçekten keyif aldım.I really enjoyed your company.
İstasyona kadar arkadaşıma refakat ettim.I saw my friend to the station.
Ona refakat edecek tek hizmetçisi vardı.He has only one servant to attend on him.
Bana refakat etmesi tembihlendi.She was told to accompany me.
Tom ve Mary'nin bir refakatçiye ihtiyacı yok.Tom and Mary don't need a chaperone.
Sana refakat etmek için gönderildim.I've been sent to escort you.
Sana refakat etmek üzere gönderildim.I've been sent to escort you.
Tom'a odadan refakat edildi.Tom was escorted from the room.
Bir refakatçı olmadan kızların erkeklerle çıkmasına izin verilmezdi.Girls were not allowed to go out with boys without a chaperone.
O, okula kadar çocuklara refakat edecek.He will accompany the children to school.
Sana refakat edemem. Ben hâlâ burada gerekliyim.I can't accompany you. I am still needed here.
Linge Hitler'e iletileri teslim eden ve Hitler ile görüşmek üzere insanlara refakat ederdi.Linge delivered messages to Hitler and escorted people in to meet with Hitler.
Buna karşılık o da bu orduya rehber ve askerî refakat yardımı yaptı.In return, he gave them guides and a military escort.
1979 yılında Kanada Nişanı Memurluğunu yaptı ve 1993'te Refakatçi olarak terfi etti.In 1979, she was made an Officer of the Order of Canada and was promoted to Companion in 1993.
Saldırıda iki savaş gemisi ve bir refakat gemisi ağır hasar gördü.A cargo vessel was sunk and two escort warships damaged.
Rocco askerlere Pizarro'nun yukarı çıkışında ona refakat etmeleri için emir verir.Rocco tells the soldiers to escort Governor Pizarro upstairs.
Bu nedenle, e-Ppasaportlarda eski tip pasaportlarda olduğu gibi refakat hanesi bulunmamaktadır.Well you can't trust a special like the old time coppers.
Yanlarında onlara refakat eden bir "şaperon" da var. Livia Revağı'nda bir teyzeleriyle buluşacaklar.They also have a chaperone with them and will be meeting an aunt at the Porticus of Livia.
Yunanlılar, yaratıcılığı sağlayan bu refakatçi kutsal ruhlara "demon" diyorlardı.The Greeks famously called these divine attendant spirits of creativity "daemons."
O halde kahveye ne dersin, oldukça çekici refakatçilerle?Now, then, what do you say to coffee... and most charming company?
Coyote, Chochenyo'nun efsanevi kahramanı Kaknu'nun büyükbabası, refakatçisi ve danışmanıydı.Coyote was the grandfather, companion and advisor to the Chochenyo's mythical hero, the Kaknu.
Mozilla'nın değişikliklerinin bir sonucu olarak, refakatçi uygulamaya olan güven arttı.As a result of Mozilla's changes, reliance upon the companion application increased.
Köpekler vazgeçilmez yardımcılar ve refakatçilerdi.The dogs were indispensable assistants and companions.
Philippa'nın maiyeti, amcası Hainaut'lu John'un refakatinde Aralık ayında İngiltere'ye geldi.Philippa's retinue arrived in England in December, escorted by her uncle John of Hainaut.
Ölen insanlar, refakatçisiz basit bir cenaze törenine sahipti.The people who died had a simple burial with no attendants.
Bitki, birçok sebze mahsulü için refakatçi ekim bitkiisi olarak de kullanılır.The plant is used in companion planting for many vegetable crops.
Manga serisinin bir refakatçi kitabı vardır, Spy × Family Official Fanbook: Eyes Only .The manga series has one companion book, Spy × Family Official Fanbook: Eyes Only.
Çoban köpeği olarak ve refakat köpeği ya da bekçi köpeği olarak kullanılmaktadır.So werden Hunde als Begleit- und Warnhunde eingesetzt.
Konvoy refakat görevleri sırasında birkaç kez hasar gördü.Das Schiff war in seiner Dienstzeit mehrfach in Unfälle verwickelt.
Saldırıda iki savaş gemisi ve bir refakat gemisi ağır hasar gördü.Dabei werden zwei Besatzungsmitglieder getötet und das Boot schwer beschädigt.
Üstelik refakatinde bir eskort yoktu.C'est pourquoi il ne disposait pas d'escorte.
Diğer yarısı ise Basiliscus'a Afrika'dan kaçışında refakat etti.L'autre moitié suit Basiliscus dans sa fuite.
Kendine refakat eden ruhlara ağaçlığı bir karanlık mağaraya dönüştürme emri verir.Ce sont eux qui spontanément transforment la grotte en un lieu de culte.
Buna karşılık o da bu orduya rehber ve askerî refakat yardımı yaptı.Il envoie alors le Général et une troupe de soldat pour lui souhaiter la bienvenue.
1979 yılında Kanada Nişanı Memurluğunu yaptı ve 1993'te Refakatçi olarak terfi etti.En 1979, elle fut fait Officier de l'Ordre du Canada et fut promue Compagnon en 1994.
Rocco askerlere Pizarro'nun yukarı çıkışında ona refakat etmeleri için emir verir.Rocco les dice a los soldados que escolten al alcaide Pizarro arriba.
1979 yılında Kanada Nişanı Memurluğunu yaptı ve 1993'te Refakatçi olarak terfi etti.En 1979, fue nombrada Oficial de la Orden de Canadá y fue promovida a Compañera en 1993.
Yoğun bakım üniteleri refakatçi kabul etmezler. ^Compañeros Colonos no bajemos la guardia.
Bekenfield Markizi Sulpice'den şatosuna gitmesi için refakat sağlamasına ister.Aparece la Marquesa de Berkenfield y le pide a Sulpice escolta para su castillo.
Üstelik refakatinde bir eskort yoktu.Según su costumbre, no llevaba escolta.
1936 yılında Birleşik Krallık hükümdarı VIII. Edward'ın Çanakkale Savaşı alanları gezisine refakat etti.En septiembre de 1936, Kyril acompañó al rey Eduardo VIII del Reino Unido en un viaje de placer por Islandia.
Buna karşılık o da bu orduya rehber ve askerî refakat yardımı yaptı.In cambio, diede loro guide ed una scorta militare.
Bu turlarda genç kızların yanında mutlaka yaşlı bir kadın refakatçi olmaktadır.Probabilmente per questo, tra le vittime, vi è sempre una giovane donna.
Ağustos 1944'ten itibaren Führer Refakat Tugayı'nın komutanlığını yaptı.Solo il 19 agosto conferì con i rappresentanti del Comando Alleato.
Yakaladığı ruhların öteki dünyaya olan yolculuklarında refakat eder.Tre fantasmi lo accompagneranno nel viaggio.
İki Rus subayı Moskova'ya trenle götürülmek üzere Linge'ye refakat etti.В тот день он и двое других румынских предпринимателей собирались ехать в Москву за товаром.
1979 yılında Kanada Nişanı Memurluğunu yaptı ve 1993'te Refakatçi olarak terfi etti.Em 1979 foi nomeado Oficial da Ordem do Canadá e foi promovido a Companheiro em 1998.
Buna karşılık o da bu orduya rehber ve askerî refakat yardımı yaptı.Em troca, deu-lhes guias e escolta militar.
Dört filodan oluşan donanmada her filoda bir savaş gemisi ve refakat gemileri bulunmaktaydı.Cada helicóptero tinha seis fuzileiros navais norte-americanos a bordo.
Buna karşılık o da bu orduya rehber ve askerî refakat yardımı yaptı.In ruil daarvoor verstrekte hij gidsen en een militair escort.
Ayrıca refakatçinin izni olmadan fotoğraf ya da video çekimi de yasaktır.Ook filmen en/of fotograferen tijdens de rit is verboden.
Konvoy refakat görevleri sırasında birkaç kez hasar gördü.Liniowiec uległ w czasie służby pasażerskiej kilku wypadkom.
Ayrıca refakatçinin izni olmadan fotoğraf ya da video çekimi de yasaktır.Заборонено також будь-яку фото- та відео-зйомку без дозволу супроводжуючого.
Üstelik refakatinde bir eskort yoktu.Nedoprovázela ho téměř žádná stráž.
Buna karşılık o da bu orduya rehber ve askerî refakat yardımı yaptı.În schimbul acestora, orașul a contribuit cu impozite și soldați pentru armata contelui.
İnsanlara gökyüzü ve yeryüzü yolculuklarında refakat eden varlıklar kuş şeklindedir.A szövőmadarak és a nyűvájók is a földrész madárvilágának részei.
Yakaladığı ruhların öteki dünyaya olan yolculuklarında refakat eder.Hän kappaleissa olevat sielut saivat aikaan liikkeen.
Üstelik refakatinde bir eskort yoktu.Aitiossa ei ollut lainkaan henkivartijoita.
Ayrıca refakatçinin izni olmadan fotoğraf ya da video çekimi de yasaktır.Ταυτόχρονα απαγορεύεται η φωτογράφηση ή το σκανάρισμα φωτογραφίας.
Bu dretnotların her biri için dört adet refakat muhribine gerek duyulacaktı.Derudover skal der fire mand, med hver sin kode, til at åbne dørene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
refakat ile cümle - refakat kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App