Daveti reddetmek için bu düğmeye tıklayın. @ labelToto tlačítko stiskněte pro definování nového filtru. @ label
Daveti reddetmek için bu düğmeye tıklayın. @ labelTryk på denne knap for at afslå invitationen. @ label
Daveti reddetmek için bu düğmeye tıklayın. @ labelΚάντε κλικ σε αυτό το κουμπί για την απόρριψη της πρόσκλησης.
Daveti reddetmek için bu düğmeye tıklayın. @ labelНажмите на эту кнопку чтобы отказаться от приглашения. @ label
Daveti reddetmek için bu düğmeye tıklayın. @ labelНатисніть цю кнопку, щоб відхилити запрошення. @ label
Daveti reddetmek için bu düğmeye tıklayın. @ label招待を辞退するには、このボタンをクリックします。@label
EAP reddetmek için burayı işaretleyinAktivieren, um EAP abzulehnen
EAP reddetmek için burayı işaretleyinAssinale isto para recusar o EAP
EAP reddetmek için burayı işaretleyinConnexion refusée.
EAP reddetmek için burayı işaretleyinEAP を拒否する場合、これをチェックします
EAP reddetmek için burayı işaretleyinMarkera det här för att vägra ta emot EAP
EAP reddetmek için burayı işaretleyinMarkér dette for at nægte at tage imod EAP
EAP reddetmek için burayı işaretleyinMárquela para rechazar EAP
EAP reddetmek için burayı işaretleyinSelecteer dit om EAP te weigeren
EAP reddetmek için burayı işaretleyinSeleziona questa opzione per rifiutare l' EAP.
EAP reddetmek için burayı işaretleyinSpojení navázáno.
EAP reddetmek için burayı işaretleyinZaznacz, aby odrzucać protokół EAP
EAP reddetmek için burayı işaretleyinΕνεργοποιήστε αυτήν την επιλογή για την άρνηση του EAP
EAP reddetmek için burayı işaretleyinВыберите эту опцию для отказа от EAP
EAP reddetmek için burayı işaretleyinПозначте це, щоб заборонити EAP
EAP reddetmek için burayı işaretleyinنوع الإتصال:
Elbette, büyümeyi reddetmek --Además claro, el rehusarse a crecer
Elbette, büyümeyi reddetmek --Certo, rifiutarsi di crescere
Elbette, büyümeyi reddetmek --Desigur, refuzând să mă maturizez --
Elbette, büyümeyi reddetmek --물론, 저는 어른으로 성장하기를 거부했고요
Elbette, büyümeyi reddetmek --Natuurlijk, als je weigert om volwassen te worden
Elbette, büyümeyi reddetmek --Niezgoda na dorośnięcie...
Elbette, büyümeyi reddetmek --כמובן לסרב להתבגר,
Elbette, büyümeyi reddetmek --وبالطبع ، لا أزال أتصرف كطفلة --
Elbette, büyümeyi reddetmek --日常は大人のふりもできます
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.De eerste paradox is dat volwassen worden gaat om het afwijzen van het verleden en het dan meteen heroveren.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Il primo paradosso è che crescere riguarda rifiutare il passato e poi reclamarlo puntualmente.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.첫 번째 역설은 어른이 된다는 것은 과거를 부정하면서도 주저없이 그 과거를 되찾는 것이기도 합니다.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.La primer paradoja es que crecer se trata de rechazar el pasado y subitamente asumirlo como propio.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Le premier paradoxe est que grandir, c'est rejeter le passé et ensuite le récupérer rapidement.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Nghịch lý đầu tiên là việc trưởng thành gồm có việc từ bỏ quá khứ và sau đó nhận lại nó.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.O primeiro paradoxo consiste em que crescer é rejeitar o passado e logo de seguida recuperá-lo.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Pierwszy paradoks jest taki, że dorastanie to odrzucenie przeszłości i bezzwłocznie jej odzyskanie.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Primul paradox e că a crește mare însemnă să te lepezi de trecut și apoi prompt să-l ceri înapoi.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Prvý paradox je, že vyrastanie je o odmietnutí minulosti a hneď o jej opätovnom získaní.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Το πρώτο παράδοξο είναι ότι το να μεγαλώνεις σημαίνει απόρριψη του παρελθόντος και αμέσως μετά να το αποζητάς.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Первый парадокс - это то, что взрослея, ты сначала отвергаешь прошлое, а потом сразу же обращаешься к нему.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Перший парадокс такий, що зростати - це зрікатись минулого а потім швидко виправляти це.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.הפרדוקס הראשון הוא שלגדול כרוך בדחייה של העבר ואימוצו המיידי מחדש.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.「成長する」ということは、過去を拒絶しながらも すぐそれを取り戻したがるということです。 フェミニズムはわたしが育った庭でした。
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Credinţă, şi să refuze învieri la fiintele care au pierit placelessly fără un mormânt.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Đức tin, và từ chối resurrections những con người đã thiệt mạng placelessly mà không có một ngôi mộ.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Faith, und sich weigern Auferstehungen die Wesen, die placelessly umgekommen ohne ein Grab.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Fede, e rifiutare resurrezioni agli esseri che hanno placelessly morti senza una tomba.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Fé, e se recusam ressurreições aos seres que têm placelessly pereceram sem sepultura.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Geloof, en weigeren opstandingen om de wezens die placelessly zijn omgekomen zonder een graf.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Hit és megtagadhatja feltámadás a lények, akik placelessly elpusztult nélkül sír.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Iman, dan menolak kebangkitan bagi makhluk-makhluk yang telah placelessly tewas tanpa kuburan.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.La fe, y se niegan resurrecciones de los seres que han perecido placelessly sin tumba.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.La foi, et refusent résurrections aux êtres qui ont péri placelessly sans sépulture.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.믿음, 그리고 placelessly 사망하신 존재 to resurrections를 거부 무덤도없이.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Tro, och vägrar uppståndelser till varelser som har placelessly omkommit utan en grav.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Tro, og nægte opstandelser til de væsener, der har placelessly omkommet uden en grav.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Usko, ja kieltäytyä ylösnousemuksen sen olennoille, jotka ovat placelessly menehtyivät ilman vakavaa.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Vera in zavrne resurrections na bitja, ki so umrli placelessly brez groba.