Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?Ни Ти ли, Боже, Който си ни отхвърлил, И не излизаш вече, о Боже, с войските ни?
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?הלא אלהים זנחתנו ולא תצא אלהים בצבאתינו׃
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?הלא אתה אלהים זנחתנו ולא תצא אלהים בצבאותינו׃
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?أليس انت يا الله الذي رفضتنا ولا تخرج يا الله مع جيوشنا.
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?神 阿 、 你 不 是 丟 棄 了 我 們 麼 . 神 阿 、 你 不 和 我 們 的 軍 兵 同 去 麼
Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?神阿 、 你 不 是 丟棄 了 我 們麼 . 神阿 、 你 不 和我 們 的 軍兵 同去麼
Finlandiya’ya gelme hakkı ve başka bir ülkeye teslim edilmeyi reddetme hakkıDerecho a entrar en Finlandia y a negarse a ser entregado a otro país.
Finlandiya’ya gelme hakkı ve başka bir ülkeye teslim edilmeyi reddetme hakkıDroit d'entrer en Finlande et de refuser une extradition vers un autre pays ;
Finlandiya’ya gelme hakkı ve başka bir ülkeye teslim edilmeyi reddetme hakkıoikeus saapua Suomeen ja kieltäytyä luovutuksesta toiseen maahan
Finlandiya’ya gelme hakkı ve başka bir ülkeye teslim edilmeyi reddetme hakkırätt att resa till Finland och vägra att bli utlämnad till ett annat land
Finlandiya’ya gelme hakkı ve başka bir ülkeye teslim edilmeyi reddetme hakkıправо на приезд в Финляндию и на отказ от экстрадиции в другую страну;
Finlandiya’ya gelme hakkı ve başka bir ülkeye teslim edilmeyi reddetme hakkıالحق في الوصول إلى فنلندا والامتناع عن التسليم لدولة أخرى.
Finlandiya’ya gelme hakkı ve başka bir ülkeye teslim edilmeyi reddetme hakkı年满18周岁的公民有权在总统选举、国会选举及全民普选中投票
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.줄이고, 다시 쓰고, 재활용하는 3R에서요 그것은 거절(Refuse)입니다
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.CSÖKKENTENI, ÚJRA FELHASZNÁLNI & ÚJRAHASZNOSÍTANI. és ez a VISSZAUTASÍTANI.
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.É Recusar.
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.Ograniczenie, Ponowne Wykorzystanie, Recykling. To: Odmowa.
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.Omezit, Znovu použít a Recyklovat a je to Odmítnout.
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.Reduce (Μείωσε) , Reuse (Ξαναχρησιμοποίησε), Recycle (Ανακύκλωσε) και αυτό είναι το Refuse (Αρνήσου).
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.Reducir, Reusar, Reciclar y es Rechazar.
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.Réduire, Réutiliser, Recycler et c'est Refuser.
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.Reduzieren, Wiederverwenden, Wiederverwerten, und das ist: Verweigern.
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.Понижать, Повторно использовать, Перерабатывать и это Противостоять.
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.Редуцирам, Ре-използвам, Рециклирам и това е Отказвам
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.לפני שלושת הRים של צמצמו, השתמשו שנית, מחזרו,
Geri Dönüşüm'ün önüne eklediğimiz dördüncü ilke olan Reddetme.拒否(Refuse)です 代替があるのですから可能な限り
Ha Ni,onu reddetmemelisin.Ha Ni, con không nên từ chối cậu ta.
Ha Ni,onu reddetmemelisin.Ha Ni du borde inte avvisa honom.
Ha Ni,onu reddetmemelisin.Ha Ni du solltest ihn nicht abservieren.
Ha Ni,onu reddetmemelisin.Ha Ni, janganlah menolaknya.
Ha Ni,onu reddetmemelisin.Ha Ni, je zou hem niet moeten afwijzen.
Ha Ni,onu reddetmemelisin.Ha Ni, nie powinaś go odrzucać.
Ha Ni,onu reddetmemelisin.Ha Ni, non dovresti respingerlo.
Ha Ni,onu reddetmemelisin.Ha Ni, sa nu-l respingi!
Ha Ni,onu reddetmemelisin.Ha Ni sinun ei pidä torjua häntä.
Ha Ni,onu reddetmemelisin.Ha Ni tu ne devrais pas le rejeter.
Ha Ni,onu reddetmemelisin.Χα Νι δεν πρέπει να τον απορρίψεις.
Ha Ni,onu reddetmemelisin.Ха Ни, тебе не следует ему отказывать.
Ha Ni,onu reddetmemelisin..הא ני את לא צריכה לסרב לו
Ha Ni,onu reddetmemelisin.ها ني, لا ينبغي أن ترفضيه
Ha Ni,onu reddetmemelisin.え?
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.De eerste paradox is dat volwassen worden gaat om het afwijzen van het verleden en het dan meteen heroveren.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Il primo paradosso è che crescere riguarda rifiutare il passato e poi reclamarlo puntualmente.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.첫 번째 역설은 어른이 된다는 것은 과거를 부정하면서도 주저없이 그 과거를 되찾는 것이기도 합니다.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.La primer paradoja es que crecer se trata de rechazar el pasado y subitamente asumirlo como propio.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Le premier paradoxe est que grandir, c'est rejeter le passé et ensuite le récupérer rapidement.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Nghịch lý đầu tiên là việc trưởng thành gồm có việc từ bỏ quá khứ và sau đó nhận lại nó.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.O primeiro paradoxo consiste em que crescer é rejeitar o passado e logo de seguida recuperá-lo.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Pierwszy paradoks jest taki, że dorastanie to odrzucenie przeszłości i bezzwłocznie jej odzyskanie.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Primul paradox e că a crește mare însemnă să te lepezi de trecut și apoi prompt să-l ceri înapoi.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Prvý paradox je, že vyrastanie je o odmietnutí minulosti a hneď o jej opätovnom získaní.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Το πρώτο παράδοξο είναι ότι το να μεγαλώνεις σημαίνει απόρριψη του παρελθόντος και αμέσως μετά να το αποζητάς.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Первый парадокс - это то, что взрослея, ты сначала отвергаешь прошлое, а потом сразу же обращаешься к нему.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.Перший парадокс такий, що зростати - це зрікатись минулого а потім швидко виправляти це.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.הפרדוקס הראשון הוא שלגדול כרוך בדחייה של העבר ואימוצו המיידי מחדש.
İlk çelişki, büyümenin geçmişi reddetmek ve ardından onu hemen geri talep etmekle ilgili olmasıdır.「成長する」ということは、過去を拒絶しながらも すぐそれを取り戻したがるということです。 フェミニズムはわたしが育った庭でした。
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Credinţă, şi să refuze învieri la fiintele care au pierit placelessly fără un mormânt.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Đức tin, và từ chối resurrections những con người đã thiệt mạng placelessly mà không có một ngôi mộ.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Faith, und sich weigern Auferstehungen die Wesen, die placelessly umgekommen ohne ein Grab.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Fede, e rifiutare resurrezioni agli esseri che hanno placelessly morti senza una tomba.