Ana içeriğe geç
Sözlük

reddet ile cümle

reddet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Aries maçları kaybetmekten utandı ve bıktı maçlardan sonra kendisine uzatılan elleri reddetti.Ейрис започна да действа разочаровано, след като загубва мачове и започна да отказа да се ръкува след тях.
Chandrasekhar bu teklifi uzmanlık alanı olmadığı gerekçesiyle reddetti.Драгиша отговаря, че не са овластени за подобна външнополитическа стъпка.
Batılı devletler ise çatışmaları Libya'nın iç meselesi olarak görmekte ve müdahale etmeyi reddetmektelerdir.САЩ призовава Либия да не се опишва да потушава протестите.
Ziggler, The Miz'e rövanş maçı teklif etti, ama Miz bunu reddetti.Зиглър предлага реванш за титлата на Миз, но Миз отказва.
Bunun üzerine Papa Constantinus yeni imparatoru tanımayı reddetti.След убийството на Юстиниан папа Константин отказа да признае за император Филипик.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.През 1935 г. Хитлер отхвърля молбата му за оставка.
Binbaşı Anderson teslim etmeyi reddetti.Адмирал Уотсън отказва да го подпише.
Ölene kadar ya da istekleri kabul edilene kadar yemek yemeyi reddetti.Отказвала да яде и отслабнала, докато загубила гласа си.
Yunanistan'a geri dönmeyi reddetti ve bir süre için New York'ta kaldı.Тя отказва и живее известно време в Ню Йорк.
Tom Mary'ye yardım etmeyi reddetti.Том отказа да помогне на Мери.
Marco van Basten ve Uwe Seeler ise prensipleri nedeniyle projede yer almayı reddettiler.Marco van Basten i Uwe Seeler su odbili sudjelovati na projektu iz principa.
Emevîlerlerin ona teklif ettikleri yüksek mevkîleri sürekli reddettmiştir.On je vrlo visoko iznad onih koje oni pored Njega obožavaju.
Spartalı II. Agesilaus ile Callicratidas gibi bazı generaller köleliği reddetmiştir.Neki su zapovjednici odbijali to učiniti, kao, na primjer, Spartanci Agesilaj II. i Kalikratid.
MTV bu sahneyi tamamen silmek istemiştir, ancak Madonna reddetmiştir.MTV je želio makniti te scene iz videa, ali Madonna je to zabranila.
Bitmiş birçok tasarım Port of Oakland konteynır vinçlerini andırıyordu, ama Lucas bunu reddetti.Mnogi vjeruju da je završni dizajn inspiriran kontejnerom dizalice Luke Oakland, no Lucas je to poricao.
Evlenmek istediler, ama hem Leigh'ın kocası hem de Olivier'in karısı boşanmayı reddetti.Htjeli su se vjenčati, ali i Leighin muž i Olivierova supruga, Jill Esmond, se isprva nisu htjeli razvesti.
Ordu, Cassius'u yeni komutanları yapmak istediyse de, o Crassus'a olan sadakat'i nedeniyle bu öneriyi reddeti.Vojska je zauzvrat pokušala učiniti Kasija svojim novim zapovjednikom, ali je on to odbio zbog odanosti Krasu.
Tiberius reddetti.No Tiberije je to odbio.
Olivier'in oğlu Tarquin bu "affedilemez saçmalığı" reddetmiş ve bastırmaya çalışmıştır.Olivierov sin Tarquin je to odbacio kao 'neoprostivo smeće' i pokušao spriječiti objavljivanje knjige.
Ancak FIFA bu başvuruyu reddetti.FIDE nije prihvatio taj zahtjev.
Ama reddetti.Bila je odbijena.
Meksika Federal Hükümeti ise teklifi reddetti.Međutim, klub sa sjevera Francuske je odbio ponudu.
Filiz başta teklifi reddetse de daha sonra kabul eder.Šeherezada isprva odbije, no kasnije prihvati ponudu.
Annesine verdiği söz gereği hayatı boyunca Yahudiliğini reddetmiştir.Unatoč tome do kraja života se identificirao sa židovstvom.
Ama Cem Sultan bu teklifi reddetti.Ipak, sultan odbija njihov zahtjev.
FIFA, boşalan yer için İngiltere'ye teklif götürdü ancak İngiltere kupaya katılmayı reddetti.FIFA je ponudila automatski nastup Engleskoj koja je odbila.
Onu bekleyen halkı onsuz Valinor'a gitmeyi reddetmiştir.Valari ih nisu posjetili niti pozvali u Valinor.
İsrail kararı kategorik olarak reddetti.Presuda je bila – odbijanje jugoslavenskog zahtjeva.
Üst Mahkeme hakimi davayı reddetti.Njen suprug se žalio na visoki sud.
Terry Gilliam teklifi direkt reddetmiştir.Terry Gilliam je odbio režirati film.
Bir "yalancı" olmayı reddetti.Odbio je glumiti vlč.
ABD ve Rusya bu talebi reddetmekteler.No Rusiji i SAD-u nisu.
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.Ulične prostitutke se nastoje reklamirati oblačenjem seksualno provokativne odjeće.
Karısı ona eşlik etmeyi reddetti ve 1954 yılında boşandılar.S njom nije imao djece i rastaje se 1964.
Ocak 2010'da Yüksek Mahkeme, Fakhry'nin başvurusunu reddetti.U listopadu 2014., Visoki je sud Lahorea odbio njezinu žalbu.
Kendisine Guru olarak seslenilmesini reddetti.Reaktivirao se kao učitelj.
Kraliçe bu isteğini reddetti.Obitelj je odbila taj zahtjev.
Parti Kongresi bu talebi oy çoğunluğuyla reddetti.Većina u Skupštini je taj prijedlog republikanaca odbila.
Ek iki öğretmenin emirleri reddettiği sürümde (17. deney) 40 denekten sadece 4'ü deneye devam etti.Keď 2 prídavní učitelia odmietli vyhovieť (Experiment 17), len 4 účastníci zo 40 pokračovali v pokuse.
Avusturya tarafı reddetti.Rakúsko sa zdráhalo.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Ruská federácia však tieto obvinenia odmieta.
Simone de Beauvoir hikâyenin ikinci bölümünü yayımlamayı reddetti.Dielo nikdy nebolo realizované, pretože Simone de Beauvoir odmietla vydať jej druhú časť.
Fakat Cem Sultan bu teklifi şiddetle reddetti.Sultán to však rázne odmietol.
Ancak Éowyn onu reddetmişti.Ale Faethón si nedal povedať.
McEwan bütün bu suçlamaları da reddetmektedir.Alechin však všetky obvinenia odmietal.
Böyle bir sebeple adaylığı reddetmenin ilk kez olan bir şey olduğu söyleniyordu.V týthto voľbách však po prvý krát nemal protikandidáta.
Tiberius reddetti.Tiberius to však razantne odmietol.
Filiz başta teklifi reddetse de daha sonra kabul eder.Najskôr Phoebe odmieta, no jeho druhú ponuku v neskoršej časti prijíma.
Ancak evliliği de tamamen reddettiklerine dair bilgiye rastlanılmamıştır.Totiž ani len netušila, že niečo v jej manželstve nie je v poriadku.
Rusya Finans Bakanı Kont Cancrin'in teklifini bile reddetti.Pomenovaný je podľa ruského ministra financií Georga Cancrina.
Ayaklananlar geri çekilmeyi reddetti ve kabinenin istifasıyla siyasi gidişatta değişiklik talep etti.Nedovolili mu odísť, kým nesúhlasil so zmenou ekonomických podmienok podľa priania obyvateľov.
O Talmudic düşünceyi reddetmiştir.Odmietal možnosť metafyziky.
Ama Styles bunu reddetti.To však Karol odmietal.
Cassius Dio'ya göre Sezar bu suçlamaların doğru olmadığını yemin ederek reddetmiştir.Sám Caesar, podľa Cassia Diona, pod prísahou poprel túto povesť.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Učitelia si však dávali od študentov platiť školné.
Arafat görevinden istifa etmeyi reddetti.Maduro však zo svojho postu odmietol odstúpiť.
Ayrıca Çin'de misyonerlik yapmak isteyen Cizvitlerin misyonerlik yapma taleplerini reddetti.Počas štúdií neúspešne žiadal o vyslanie na misiu do Číny.
Yoksa reddet.Avšak oni sa zachránili.
Fakat o, bunu reddetti.Ten to však odmietol.
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.V protest proti suženjstvu je prenehala nositi oblačila izdelana iz bombaža.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod