reddedilmek ile cümle

reddedilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom reddedilmekten korkuyordu.Tom was afraid of being rejected.
Ona dans etmeyi teklif etmekten ve reddedilmekten korkuyorum.I'm afraid of asking her to dance and being turned down.
Reddedilmek can sıkıcı.It's painful to be rejected.
Reddedilmek acıdır.Being rejected is painful.
Sami reddedilmekten çok korkuyordu.Sami was very afraid of being rejected.
Denisov ona aşık olur ve evlenmeyi teklif etse de, onun bu teklifi reddedilmektedir.Denisov falls in love with her, proposes marriage but is rejected.
Giriş ve transit yolcu olan İsrail vatandaşlarına ülkeye girişi reddedilmektedir.Admission and transit is refused to nationals of Kosovo.
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Which of course means "Criticism, Rejection, Assholes and Pressure."
Rus hükümeti tarafından reddedilmektedir.The rebels were protesting the details of the Emancipation reform of 1861.
Reddedilmek, aracılara karşı kabalık ve saygısızlık olarak kabul edilir.Being refused is considered a blow to the prestige of the matchmakers.
Çok eminim ki, reddedilmek istemiyorsunuz.Ich bin ganz sicher, dass Sie keine Abfuhr erhalten werden.
Reddedilmek istemediğinizden çok eminim.Ich bin ganz sicher, dass Sie keine Abfuhr erhalten werden.
Ancak her zaman reddedilmekte ve hüsrana uğramaktadırlar.Zij zullen onzichtbaar en verdwaald blijven."
Giriş ve transit yolcu olan İsrail vatandaşlarına ülkeye girişi reddedilmektedir.Porwano również izraelskiego obywatela, który odbywał zagraniczną podróż.
Menzies’in iddiaları akademik çevreler tarafından reddedilmektedir.Michael Behes synspunkter er generelt afvist af det akademiske miljø.
Ancak her zaman reddedilmekte ve hüsrana uğramaktadırlar.しかし必ず避けられるか相手が起き上がって反撃される。
Ancak her zaman reddedilmekte ve hüsrana uğramaktadırlar.淮阴、黥布等皆以诛灭,而何之勋烂焉。
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Ami persze a következőt jelenti: "Kriticizmus, Visszautasítás, Seggfejek és Feszültség".
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Care bineînţeles înseamnă "Critică, Respingere, Nesimţire şi Presiune."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Ce qui signifie bien entendu: "la Critique, le Rejet, les Trous Duc et la Pression."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Čo samozrejme znamená "Kritiku, Odmietnutie, Blbcov a Tlak".
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Což samozřejmě znamená "kritiku, odmítnutí, parchanty a tlak."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."CRAP은 "비판, 거부, 더러운 일 그리고 압박"을 의미합니다.
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."CRAP sebagai singkatan). yang tentu saja berarti "kritk, penolakan, brengsek dan tekanan."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler." (Gülüşmeler)O que significa "Criticismo, Rejeição, Parvalhões e Pressão" (Risos)
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Kar seveda pomeni "kritike, zavrnitve, kretene in pritiske".
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Những thứ kiểu như "Sự chỉ trích, sự chối bỏ, những tên khốn và áp lực."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Przez co oczywiście rozumiem krytykę, odrzucenie, dupków i stres. (Śmiech)
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Som selvfølgelig betyder: "Kritik, Røvhuller, Afvisning og Pres."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Und Dreck bedeutet hier Kritik, Ablehnung, Druck und Arschlöcher.
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Vilket förstås betyder "kritik, avfärdande, skitstövlar och stress."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Το οποίο φυσικά σημαίνει "Κριτική, Απόρριψη, Βλακείες και Πίεση".
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Звичайно, це означає — критику, відштовхування, дурнів та тиск.
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Което разбира се означава "Критика, Отхвърляне, Задници и Напрежение."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Конечно, это означает — "Критика, Отторжение, Дураки и Давление".
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."שזה, כמובן, "ביקורת, אידיוטים, סירוב והלחצה".
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."والذى يعنى بالطبع " النقد و الرفض و المتسكعون و الضغط"ـ
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."(笑い声)
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Aku tidak melakukannya sama sekali karena aku takut gagal. Atau takut ditolak, jadi aku tidak mengaku.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Anh đã không làm gì vì anh sợ thất bại. Hay sợ bị từ chối vì thế anh đã không ngỏ lời.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Ik heb het niet gedaan, omdat ik bang was om te falen. Of bang om geweigerd te worden dus heb ik niet bekend.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Jag gjorde det inte alls för att jag var rädd å misslyckas. Eller var rädd å bli nekad så jag bekännde inte.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.실패할까봐 아예 안하고 거절당할까봐 겁나서 고백 못하고.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Nie robiłem tego, ponieważ bałem się porażki. Lub bycia odrzuconym, więc się nie zwierzyłem.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Я этого не делал, потому что боялся неудачи. Или боялся быть отвергнутым и поэтому не признавался.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.أنا لم أفعل كل ذلك لأنني كنت خائفا من الفشل أو خوفا من الرفض لذا لم أعترف بحبي
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.拒絶されるんじゃないかって 告白もできなくて... ずっとそうやって来たけど

İlgili Sayfalar