red ile cümle

red kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
O bu konuda daha fazla söylemeyi reddediyor.She refuses to say more about it.
Sana reddedemeyeceğin bir teklif sunacağım.I'm going to make you an offer that you can't refuse.
Tom, hastaneye gitmeyi reddetti.Tom refused to go to the hospital.
O, yorum yapmayı reddetti.He declined to comment.
Tasarının reddedileceğini biliyordum.I knew that the bill would be rejected.
Davetimi reddettiğin için çok kabasın.It is very impolite of you to decline my invitation.
Davetimi reddettiği için çok kaba.It is very impolite of him to decline my invitation.
O davetimi reddettiği için çok kaba.It is very impolite of her to decline my invitation.
Davetimizi reddetmeleri büyük kabalık.It is very impolite of them to decline our invitation.
Tom annesinin masaya koyduğunu yemeyi reddetti.Tom refused to eat what his mother put on the table.
Çocuklarım balık yemeyi reddediyor.My children refuse to eat fish.
O bana reddedemeyeceğim bir teklif yaptı.He made me an offer I couldn't refuse.
O, arkadaşlık isteğimi reddetti.She refused my friend request.
Arkadaşlık isteğimi reddetti.He refused my friend request.
Tom Mary'nin tavsiyesini izlemeyi reddetti.Tom refused to follow Mary's advice.
Tom Mary'ye yardım etmeyi reddetti.Tom refused to help Mary.
Tom kredi kartı için başvurdu ama o reddedildi.Tom applied for a credit card, but he was turned down.
Cevap vermeyi reddediyorum.I refuse to answer.
O ödemeyi reddetti.He refused to pay.
Ödemeyi reddettim.I refused to pay.
Erkek arkadaşım mikrodalga kullanmayı reddediyor.My boyfriend refuses to use the microwave.
Tom bunu artık reddedemez.Tom can't deny it anymore.
Artık bunu reddedemezsin.You can't deny that anymore.
İngilizce konuşmayı reddetti.She refused to speak English.
Tom reddedemiyor.Tom can't refuse.
Tom'un bunu yapmayı reddettiğini düşündüm.I thought Tom refused to do that.
Tom'un o işi reddettiğini sandım.I thought Tom turned that job down.
Tekliflerini neden reddettiğini bana açıklayabilir misin?Can you explain to me why you refused their offer?
Onlar için uyuşturucu satmamı istediler ama reddettim.They wanted me to sell drugs for them, but I refused.
Bu tür bir teklif reddedilmez.This kind of offer is not refused.
Onlar reddetti.They refused.
Onun akşam yemeği davetini reddettim.I refused her invitation to dinner.
Reddedilmeyi kabul etmiyorum.I'm not taking no for an answer.
O, her şeyi reddetti.He denied everything.
O her şeyi reddetti.She denied everything.
Tom reddetti.Tom refused.
Tom her şeyi reddedecek.Tom will deny everything.
Reddedersem ne olacak?What if I refuse?
Tom her şeyi reddetti.Tom denied everything.
Tom onu reddetti.Tom denied it.
"İtiraz!" "Reddedildi!""Objection!" "Overruled!"
"İtiraz ediyorum!" "Reddedildi!""Objection!" "Overruled!"
Hakim itirazı reddetti.The judge overruled the objection.
Önerge reddedildi.Motion denied.
İtiraz reddedildi.The objection is overruled.
O reddedildi.That was rejected.
Kim reddedebildi?Who could refuse?
Yemeği tiksinti ile reddetti.He refused the food with disgust.
Ben onu yapmayı reddediyorum.I refuse to do it.
Tom'un sana yardım etmeyi reddettiğine inanamıyorum.I can't believe Tom refused to help you.
Tom'un sorununu güçlükle reddedebildim.I could hardly refuse Tom's challenge.
Tom'un yardımını güçlükle reddedebildim.I could hardly refuse Tom's help.
Sadece gitmeyi reddedebilirim.I could just refuse to go.
Sadece Tom'a yardım etmeyi reddebildim.I could just refuse to help Tom.
Onların bana önerdiği işi reddettim.I declined the job that they offered me.
O röportaj yapmayı reddetti.He declined to be interviewed.
Benim babam Vietnam'da savaşmayı reddeden bir barışseverdi.My father was a pacifist who refused to fight in the Vietnam War.
O bana yardım etmeyi reddetti.He refused to help me.
Senin yapmayı reddettiğin şeyi ben yaptım.I've done what you refused to do.
O talebi reddetmeliyim.I have to deny that request.

İlgili Sayfalar