Tom Mary'nin neden onunla dışarı çıkmayı reddettiğini bilmiyordu.Tom didn't know why Mary refused to go out with him.
Tom Mary'nin neden onunla dansa gitmeyi reddettiğini bilmiyordu.Tom didn't know why Mary refused to go to the dance with him.
Gitmeyi reddediyorum.I refuse to go.
Kapıyı açmayı reddediyorum.I refuse to open the door.
Belli bir yerde ikametiniz olmadığı için başvurunuz reddedilmiş.Your request has been denied because you have no valid residential address.
Polis Mary'nin mahkeme salonuna girmesine izin vermeyi reddetti.The policeman refused to allow Mary into the court room.
Onları reddettim.I turned them down.
Tom yapmasını istediğimiz şeyi yapmayı reddetti.Tom refused to do what we asked him to do.
Tom teklifimizi reddetti.Tom has rejected our offer.
Tom Mary'nin öldüğüne inanmayı reddetti.Tom refused to believe that Mary was dead.
Tom Mary'nin kaçmasına yardım etmeyi reddetti.Tom refused to help Mary escape.
Dan, Linda'nın her şeyi basına açıklama fikrini reddetti.Dan rejected Linda's idea to expose everything to the press.
Dan, Linda için çalışmaya devam etmeyi reddetti.Dan refused to continue working for Linda.
Dan Linda'yı dinlemeyi reddetti.Dan refused to listen to Linda.
Dan, Linda'nın seksüel önerisini reddetti.Dan rejected Linda's sexual advances.
Tom Mary ile çalışmayı reddetti.Tom refused to work with Mary.
Tom cinayete karıştığını reddetti.Tom denied he was involved in the murder.
O, elimi sıkmayı reddetti.He refused to shake my hand.
O benimle tokalaşmayı reddetti.He refused to shake my hand.
Dan, Linda'nın hikayesini yayınlamayı reddetti.Dan refused to publish Linda's story.
Dan telefonu Linda'ya vermeyi reddetti.Dan refused to give the phone to Linda.
Talebinizi kabul mü yoksa red mi edeceğimize karar vermemiz gerekiyor.We need to decide whether to accept or reject your request.
Dan Linda'nın tecavüzü ile ilgisi olduğunu reddetti.Dan denied he had anything to do with Linda's rape.
Benim isteğimi reddediyor musun?Are you refusing my request?
Bu reddetmek için zor bir teklif.That's a tough offer to refuse.
Muhtemelen nasıl reddedebilirim?How could I possibly refuse?
Tom Mary'ye onun reddedemeyeceği bir teklif yaptı.Tom made Mary an offer she couldn't refuse.
Seni reddetmiyorum.I'm not rejecting you.
Ona iyi bir anlaşma önerdim ama o reddetti.I offered him a good deal, but he refused it.
Tom, ne olduğunu bize anlatmayı reddetti.Tom refused to tell us what had happened.
Onu kimse reddedemez.No one can deny that.
Tom faturalarını ödemeyi reddetti.Tom refused to pay his bills.
Ona dans etmeyi teklif etmekten ve reddedilmekten korkuyorum.I'm afraid of asking her to dance and being turned down.
İhtiyacı olduğu parayı Mary'ye vermeyi reddetti.Tom refused to give Mary the money she needed.
O benimle konuşmayı reddetti.He refused to talk to me.
Tom yatmaya gitmeyi reddetti.Tom refused to go to bed.
Tom benimle konuşmayı reddetti.Tom refused to talk to me.
Mary ahlaki değerlerini reddetti ve bir yokçu oldu.Mary renounced her moral values and became a nihilist.
Mary ahlaki değerlerini reddetti ve bir hiççi oldu.Mary renounced her moral values and became a nihilist.
Biz birine hizmet etmeyi reddetme hakkını saklı tutuyoruz.We reserve the right to refuse service to anyone.
O konuda daha fazla söylemeyi reddetti.She refused to say more about it.
O bunu yaptığını reddediyor.He denies that he did it.
Redwall evreninde, gelincikler acımasız türlerden biridir.In the Redwall universe, stoats are one of the villain species.
Diğeri saklanmayı reddediyor.The other one refuses to hide.
Tom bu suçlamaları reddetti.Tom denied those accusations.
Tom o iddiaları reddeder.Tom denies those allegations.
Tom iddiaları reddetti.Tom denied the allegations.
Tom iddiayı reddetti.Tom denied the allegation.
Tom özür dilemeyi reddetti.Tom refused to apologize.
Tom bu suçlamaları reddetmiştir.Tom denied these charges.
Tom suçlamaları reddetti.Tom denied the charges.
Nasıl reddebilirim?How could I refuse?
Tom anlaşmayı reddetti.Tom rejected the deal.
Tom, Mary'nin davetini kibarca reddetti.Tom politely declined Mary's invitation.
Tom onların davetlerini reddetti.Tom declined their invitation.
Tom teklifi reddetti.Tom declined the offer.
Tom kibar bir şekilde reddetti.Tom politely declined.
Tom, Mary'nin isteklerini reddetti.Tom denied Mary's requests.
O talepler reddedildi.Those requests were denied.
Tom haksızlığı reddetti.Tom has denied wrongdoing.