RB: İşte onunla göz teması kuruyor, gözlerini izliyor.رودني: يقوم بتواصل بصري معه، بمتابعة عينيه.
RB: İşte onunla göz teması kuruyor, gözlerini izliyor.「まねできる?」 「ええ もちろん」
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--Bueno, me gusta pensar que representa calidad, que, si alguien se topa con una compañía Virgin --
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--Cóż, lubię myśleć, że oznacza ona jakość. że jeśli ktoś napotyka jedną z firm Virgin, wtedy --
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--Det står for kvalitet, dvs hvis nogen møder et Virgin selskab, --
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--Ei bine, imi place sa cred ca simbolizeaza calitate, ca stii, daca cineva da peste o companie Virgin ei -
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--Jag vill tro att det står för kvalité att om någon stöter på ett Virgin företag så -
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--Rád bych si myslel, že znamená kvalitu, že když narazíte na společnost Virgin, tak --
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--RB: Azt hiszem, a minőséget amit, tudod, ha valaki a Virgin vállalattal találkozik, ő...
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--RB: Gosto de pensar que significa qualidade. Sabes, se alguém encontra uma companhia Virgin, eles...
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--RB: 글쎄요, 저는 품질이 아닐까 하는데요, 누군가 버진 회사를 대면했을 때 그들은...
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--RB: Sie steht für Qualität, dass jemand, wenn er mit einem Virgin Unternehmen zu tun hat -
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--RB: Хочется думать, что он означает качество. Каждый, кто имеет дело с любой фирмой бренда Virgin, ...
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--Иска ми се да мисля, че означава качество, че когато някой се сблъска с компания на Virgin той...
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--Ну, мені б хотілось думати, що за ним стоїть якість, що коли хтось зустрічає якусь із компаній Virgin, вони -
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--ר.ב.: ראה, אני רוצה לחשוב שהוא מבטא איכות, במידה ומישהו נתקל באחת מחברות "וירג'ין", הם--
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--ر ب: حسنا, أحب أن أعتقد أنها ترمز إلى الجودة, أنت تعرف , عندما يأتي أحدهم لـ فيرجين فإنهم..
RB:Kalite için durduğunu düşünmeyi seviyorum, biliyorsun ki,birisi bir Vrigin firması ile karşılaşırsa onlar--ヴァージンの会社と接する機会には 皆に感じてほしい CA: 誰もがクオリティーと言いますよ ブランドの精神は?
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.Capitalismul s-a dovedit a fi un sistem care functioneaza.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.Kapitalismus se osvědčil jako systém, který funguje.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.Kapitalizm dowiódł, że jest systemem, który działa.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.RB: A kapitalizmus egy működőképes rendszernek bizonyult.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.RB: Ha sido probado que el capitalismo es un sistema que funciona.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.RB: Het kapitalisme is een systeem waarvan bewezen is dat het werkt.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.RB: Il capitalismo ha dimostrato di essere un sistema che funziona.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.RB: Kapitalisme har vist sig at fungere.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.RB: Kapitalism har bevisats vara ett fungerande system.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.RB: Kapitalismus hat sich als ein funktionierendes System bewährt.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.RB: 자본주의는 효율적인 시스템이라고 증명이 됐어요.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.RB : Le capitalisme a prouvé être un système qui fonctionne.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.RB: O capitalismo provou ser um sistema que funciona.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.RB: Капитализм доказал себя в качестве эффективной системы.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.РБ: Капитализмът е система, която се доказа като работеща.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.РБ: Капіталізм довів, що це система, котра працює.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.ר.ב.: קפיטליזם הוכח כשיטה שעובדת.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.ر ب: الرأسمالية أثبتت انها نظام ناجح.
RB:Kapitalizm çalıştığı kanıtlanan bir sistem.一方で共産主義は機能しなかった
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.Była przekonana, że powinniśmy od najmłodszych lat być samodzielni.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Ela sentia que precisávamos de ser independentes desde muito jovens.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Era, sabes, creía que teníamos que ser independientes desde pequeños.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Hon var, du vet... hon kände att vi behövde kunna stå på egna ben redan vid tidig ålder.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Hun var, du ved, hun mente vi skulle være selvstændige fra en tidlig alder.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: 저희 어머니께서는 어릴 때 부터 우리에게 자립심이 필요하다고 생각하셨어요.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Lei era, vedi, lei pensava che noi dovevamo cavarcela da soli sin da piccoli.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Sie war der Überzeugung, dass wir schon sehr früh auf unseren eigenen Beinen stehen sollten.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Tudod, ő úgy gondolta, hogy már kicsi korunktól meg kell állnunk a saját lábunkon.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Víte, uvědomovala si, že chceme stát na vlastních nohou už od nejútlejšího věku.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Weet je, ze meende dat we al jong op onze eigen benen moesten kunnen staan.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Понимаете, она считала, что мы должны опираться на свои силы с раннего возраста.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: 人間は幼い頃から自分の力で やってくべきだと 母は考えていて だから そういったことを僕らにした 今だったら捕まるね
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.РБ: Вона була, вона вірила, що потрібно стояти на своїх ногах з раннього віку.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.РБ: Тя беше, знаете ли, тя вярваше, че трябва да можем да стоим на собствените си крака от малки.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.ר.ב.: היא הייתה, אתה יודע, היא הרגישה שאנחנו צריכים לעמוד על רגלינו מגיל מאד צעיר.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.ر ب: لقد كانت, تعلم, كانت تشعر أننا كنا نحتاج أن نعتمد على أنفسنا من الصغر
RB:Keşke getirseymişim.Ar fi trebuit.
RB:Keşke getirseymişim.CA: 数字の説明をして頂けますか
RB:Keşke getirseymişim.C'est merveilleux. RB : J'aurais dû.
RB:Keşke getirseymişim.Dat is schitterend. RB: Dat had ik moeten doen.
RB:Keşke getirseymişim.È meraviglioso. RB: Avrei dovuto.
RB:Keşke getirseymişim.Es maravilloso. RB: Debería.