ray ile cümle

ray kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
" Merhaba, ben Ray."Cześć, jestem Ray.
" Merhaba, ben Ray."Hai, saya Ray.
" Merhaba, ben Ray."Hallo, ik ben Ray.
" Merhaba, ben Ray."Hej. Jeg er Ray.
" Merhaba, ben Ray."Hello, Ray vagyok.
" Merhaba, ben Ray."Hi, ich heiße Ray.
" Merhaba, ben Ray."Hola, Soy Ray.
" Merhaba, ben Ray."안녕하세요, 레이입니다.
" Merhaba, ben Ray."Olá, eu sou o Ray.
" Merhaba, ben Ray."Zdravo, jaz sem Ray.
" Merhaba, ben Ray."Γεια, είμαι ο Ρέι. έμαθα ότι με γυρεύεις."
" Merhaba, ben Ray."Здрасти, аз съм Рей."
" Merhaba, ben Ray."Привет, я Рэй.
" Merhaba, ben Ray."Привіт, я Рей.
" Merhaba, ben Ray."הי, אני ריי.
" Merhaba, ben Ray.مرحبا, أنا راي.
" Merhaba, ben Ray.俺を探してるんだって?」
Ne için? Doğru rayı bulmak için.Ich suche meinen Weg.
New York' ta bir metro istasyonunda bekliyor. Beyaz bir adam rayların üzerine düşüyor.A New York-i metróban áll, egy fehér férfi zuhan a sínekre.
New York' ta bir metro istasyonunda bekliyor. Beyaz bir adam rayların üzerine düşüyor.Čaká na metro v New Yorku, na koľaje spadne beloch.
New York' ta bir metro istasyonunda bekliyor. Beyaz bir adam rayların üzerine düşüyor.El se află într-o staţie de metrou în New York când un alb cade pe şine.
New York' ta bir metro istasyonunda bekliyor. Beyaz bir adam rayların üzerine düşüyor.Er steht in der U-Bahn in New York; ein weißer Typ fällt auf die Schienen.
New York' ta bir metro istasyonunda bekliyor. Beyaz bir adam rayların üzerine düşüyor.Está parado en un metro de Nueva York; un blanco se cae a las vías.
New York' ta bir metro istasyonunda bekliyor. Beyaz bir adam rayların üzerine düşüyor.Il est là debout sur le quai du métro à New York ; un homme blanc tombe sur les rails.
New York' ta bir metro istasyonunda bekliyor. Beyaz bir adam rayların üzerine düşüyor.Sta aspettando la metro a New York e un tizio bianco cade sui binari.
New York' ta bir metro istasyonunda bekliyor. Beyaz bir adam rayların üzerine düşüyor.Στεκόταν στο μετρό της Νέας Υόρκης όταν ένας λευκός τύπος έπεσε στις ράγες.
New York' ta bir metro istasyonunda bekliyor. Beyaz bir adam rayların üzerine düşüyor.Он стоял на платформе метро в Нью-Йорке, и белый парень, стоявший рядом, упал на рельсы.
New York' ta bir metro istasyonunda bekliyor. Beyaz bir adam rayların üzerine düşüyor.Стои си в метрото на Ню Йорк; бял мъж пада на релсите.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.Bohužel, když jsem tam přišel, objevil se Ray.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.Din nefericire, când am ajuns acolo -- apare Ray.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.Helaas, toen ik daar kwam -- daar was Ray.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.Không may là, khi tôi đến đấy -- Ray bước ra.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.운이 없게도, 제가 거기 갔을 때, 레이가 나타났습니다.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.Leider, als ich dort ankam - kam Ray heraus.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.Malheureusement, quand je suis arrivé, Ray est apparu.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.Nanešťastie však, keď som tam dorazil -- objavil sa Ray.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.Niestety Ray, na zdjęciu, nie zrozumiał mnie.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.Por desgracia, cuando llegué allí, apareció Ray.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.Sayangnya, saat sampai di sana -- yang ada Ray.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.Sfortunatamente, quando arrivo lì, compare Ray.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.Valitettavasti sinne saapuessani -- Ray ilmestyy.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.За съжаление, когато отидох там, се появи Рей.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.К сожалению, когда я прибыл туда, появился Рей.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.На жаль, коли я дістався туди - з'явився Рей.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.למרבה הצער, כאשר הגעתי לשם -- הופיע ריי.
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.للأسف عندما ذهبت إلى هناك .. كان المسؤول " إيميرجس راي "
Ne yazık ki, oraya vardığımda -- Ray çıkagelir.彼は私の言ったことを聞き間違えたらしく
Neyse, ilk defasında Charles Eames ve ikinci defa Charles ve Ray Eames iki yarışmaya katıldılar.Dar prima dată Charles Eames şi apoi atât Charles, cât şi Ray Eames au luat parte la două competiţii.
Neyse, ilk defasında Charles Eames ve ikinci defa Charles ve Ray Eames iki yarışmaya katıldılar.챨스 임스가 첫번째, 그다음 챨스와 레이 임스가 두번째로 두개의 공모전에 참여했었죠
Neyse, ilk defasında Charles Eames ve ikinci defa Charles ve Ray Eames iki yarışmaya katıldılar.Ma Charles Eames, la prima volta, e poi Charles e Ray Eames la seconda volta hanno partecipato a 2 gare.
Neyse, ilk defasında Charles Eames ve ikinci defa Charles ve Ray Eames iki yarışmaya katıldılar.Но Чарлз Иймс, първия път, а после Чарлз и Рей Иймс -- втория път участвали в два конкурса.
Neyse, ilk defasında Charles Eames ve ikinci defa Charles ve Ray Eames iki yarışmaya katıldılar.צ'ארלס אימס בפעם הראשונה ואז צ'ארלס וריי אימס בפעם השניה היו מעורבים בשתי תחרויות:
Neyse, ilk defasında Charles Eames ve ikinci defa Charles ve Ray Eames iki yarışmaya katıldılar.لكن تشارلز ايمز ، المرة الأولى ، ومن ثم تشارلز وراي ايمز للمرة الثانية شاركوا في مسابقتين.
Neyse, ilk defasında Charles Eames ve ikinci defa Charles ve Ray Eames iki yarışmaya katıldılar.コンペに参加していました 1度目は1940年のオーガニック家具デザインコンペに
Oturun ?raya. Sadece arkadaz?Tes papiers. ? craint.
Oturun ?raya. Sadece arkadaz?أوه
Öyle anlaşılıyor ki, insanlar hamburger yiyor ve Ray Croc, Amerika'nın en zengin adamı oluyor.Het bleek dat mensen wel hamburgers eten, en Ray Croc werd, voor een tijdje, de rijkste man van Amerika.
Öyle anlaşılıyor ki, insanlar hamburger yiyor ve Ray Croc, Amerika'nın en zengin adamı oluyor.Izkazalo se je, da ljudje jedo hamburgerje in Ray Croc je za nekaj časa postal najbogatejši Američan.
Öyle anlaşılıyor ki, insanlar hamburger yiyor ve Ray Croc, Amerika'nın en zengin adamı oluyor.Kävi ilmi, että hampurilaisia kyllä syödään, ja Ray Crocista tuli hetkeksi Amerikan rikkain mies.
Öyle anlaşılıyor ki, insanlar hamburger yiyor ve Ray Croc, Amerika'nın en zengin adamı oluyor.Oui, les gens mangent des hamburgers, et Ray Croc est devenu pour un temps l'homme le plus riche en Amérique.

İlgili Sayfalar