rastlantı ile cümle
rastlantı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.39
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Varlığımız gerçekte ne kadar rastlantısaldır ve ne kadar olayların tesiri altında kalır.Πόσο συμπτωματικές είναι πραγματικά οι υπάρξεις μας και πόσο επηρεασμένες από τις περιστάσεις.
Varlığımız gerçekte ne kadar rastlantısaldır ve ne kadar olayların tesiri altında kalır.Колко случайно всъщност е нашето съществуване и колко силно е в него влиянието на обстоятелствата.
Varlığımız gerçekte ne kadar rastlantısaldır ve ne kadar olayların tesiri altında kalır.Насколько все-таки случайно наше существование и насколько оно зависит от обстоятельств.
Varlığımız gerçekte ne kadar rastlantısaldır ve ne kadar olayların tesiri altında kalır.לואיס קאן: כמה מקריים החיים שלנו באמת וכמה מלאים בהשפעה של הנסיבות.
Varlığımız gerçekte ne kadar rastlantısaldır ve ne kadar olayların tesiri altında kalır.لويس خان: كم هو عرضيٌ وجودنا و إلى أي درجة يتأثر بالعوامل والظروف المحيطة.
Varlığımız gerçekte ne kadar rastlantısaldır ve ne kadar olayların tesiri altında kalır.状況にどれだけ影響されていることか
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Azt találták, hogy majdnem pontosan ugyanaz lett a sorrend.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Descobriram que as listas eram quase coincidentes.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.E' emerso che vi era una coincidenza quasi perfetta.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Et ils ont trouvé que c'était presque une coïncidence exacte.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.그들은 거의 정확하게 일치하는 사실을 깨달았습니다.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.lalu mereka menemukan bahwa hampir semuanya hanyalah kebetulan.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Man fand heraus, dass es eine fast exakte Übereinstimmung gab.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Okazało się, że zachodzi niemal pełna zgodność.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Přišlo se na to, že se jedná téměř vždy o naprostou shodu.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Şi au descoperit că era vorba mai degrabă de coincidenţă.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Undersøgelsen viste, at det stort set var et spørgsmål om tilfælde.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Y encontraron que había una coincidencia casi exacta.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Ze vonden dat het bijna exact toevallig was.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Και κατέληξαν στο ότι ήταν εντελώς συμπτωματικό.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Й виявлено, що було майже достеменне співпадіння.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Обнаружили, что лица почти полностью совпадали.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.Открили, че било почти чисто съвпадение.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.ומה שהם גילו היה צירוף מיקרים כמעט מושלם.
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.وطلب منهم التصنيف مرة أخرى . فخرجوا تقريباً بذات التصنيف
Ve anlamışlar ki bu sanki tam bir rastlantıdan ibaret.美とは対称性のことではなかったのです
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.C'est une sélection aléatoire des trucs que je fais.
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.Es ist eine Auswahl von einigen der willkürlichen Dinge, die ich tue.
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.Este o selecţie dintr-o grămadă aleatorie de chestii pe care le fac.
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.Es una selección aleatoria de cosas a las que me dedico.
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.E' una selezione casuale di un po' delle cose che faccio.
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.Het is een verzameling van dingen die ik zoal doe.
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.제가하는일들의 몇가지 모음집이예요
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.To losowy wybór rzeczy, którymi się zajmuję.
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.Това е случаен подбор от нещата, които правя.
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.Это подборка произвольных вещей, которыми я занимаюсь.
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.השיחה תעסוק בכמה נושאים אקראיים שאני עוסק בהם.
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.وهو مجموعة مختارة عشوائياً من جُملة تخصصات.
Yaptığım şeylerle ilgili rastlantısal bir demet.僕にとってこれを理解するのはとっても難しい