rakı ile cümle
rakı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Rakımı 1400'dür.Zidana je leta 1300.
Bu arada Reinhard Heydrich'in baş rakibi olmuştu.Vodja je bil Reinhard Heydrich.
Amaç rakibini aşağılamak, komik duruma düşürmek veya sindirmektir.To doseže avtor z obladovanjem smešnosti ali komike.
En büyük rakibi de Levent'tir elbet.Najbolj napadalni so po levitvi.
Savaşta en büyük rakipleri 8. İngiliz Ordusu komutanı Bernard Montgomery idi.Zato je mesto poveljnika 8. armade prevzel generalporočnik Bernard Montgomery.
O zamanlar kardeşi Gabriel Milito Racing'ün ezeli rakibi İndependiente'de oynamaktaydı.V tem času je njegov mlajši brat Gabriel Milito igral za največjega klubskega nasprotnika, Independiente.
Genellikle, bölge ve eş için rakiplerini uyarmak amacıyla kükrerler.Uporabljajo jih samci za ritualizirane borbe za teritorij in samice.
Rakımı 23 Civarıdır.Naši razgledi 23.
Kısa bir kavgadan sonra, Matthias rakibini yenmişti.Po kratkem spopadu je lagaška vojska zmagala.
Avustralya Açık'a yarı finalde ezeli rakibi Rafael Nadal'a kaybederek elenmiştir.Na odprtem prvenstvu Avstralije ga je v tretjem krogu izločil Rafael Nadal.
Piyasadaki tüm rakipleri göz ardı edebilecek bir popüleriteye sahiptir.V vsaki oddaji ima eden izmed tekmovalcev skrivno misijo.
Ankaragücü, taraftar potansiyeli bakımından rakibine her zaman üstünlük kurmuştur.Vedno se je poročila politično ter tako za svoje kraljestvo vedno želela poiskati najbolj optimalno rešitev.
Rakımı 1103'tür.Trenutno je na naslovu Večna pot 113.
TB-3'e rakip olması amacı ile dizayn edilmiştir.TB-5 naj bi bil konkurent TB-3.
Rakı şişelenmeden önce en az 1 ay süreyle dinlendirilir.Most je bil zaprt za nekaj več kot mesec dni, da so ga popravili.
Kısa süre sonra rakipleri ortadan kalktı.Kmalu je zavezništvo upornikov razpadlo.
Oynanabilecek hiçbir hamle mevcut değilse, pas geçilerek oyun sırası rakibe kalır.Če nihče ne igra, se meša ponovno.
Yöresel bir içecek olan şalgam suyu, ayran veya rakı ile tüketilir.Vaja se stopnjuje, ko otroci dobijo v roke kozarec z vodo ali pladenj s predmeti.
Bu seçim için aday olarak görülen birkaç güçlü rakip vardı.Točno tolikšno število se je zahtevalo za izvolitev.
Kısa bir süre sonra Lejyonlar rakip bir imparator aramaya başladılar.Po kurio laiko legionai pradėjo ieškoti naujo imperatoriaus.
Rakımı 1071'dir.Minimas nuo 1071 metų.
İlk turda rakipleri Norveç'ti.Pirmieji salų valdytojai buvo norvegai.
Eksiği ise, rakibe pres konusundaki yetersizliği.Atrodo, kad kažkas yra negerai su pradine prielaida.
Aracın rakipleri Ford Mustang ve Chevrolet Camaro'dur.Jis buvo skirtas su konkuruoti panašiais tos eros automobiliais Ford Mustang ir Chevrolet Camaro.
Kale kendi taşları veya rakip taşlarının üzerinden atlayamaz.Ikrelius neršia ant akmenų arba augalų lapų.
Sonraki yıl albüm haberini yineleyen Rakim, Pharrell Williams ile çalıştığını belirtti.Sekantį albumą ruošti padėjo būrys žinomų prodiuserių, tarp jų Pharrell Williams.
1850m Rakımlıdır.1820 m. kanonizuotas.
Rakımı 1290 olan bu köy yörenin en yüksek mahallesidir.Aukštis 1239 m. Tai yra ir aukščiausia provincijos vieta.
Forbes ve Business Week temel rakipleridir.Jo pagrindiniai konkurentai yra Forbes ir BusinessWeek savaitraščiai.
7-Zip, ticari rakiplerinde bile olmayan pek çok özellik desteği ile gelmektedir.7-Zip turi daug savybių, kurių negalima rasti daugelyje populiarių komercinių failų archyvavimo programų.
Mavericks 6. maçı kazanarak 2006 NBA Finali'nde Miami Heat'in rakibi oldu.Riley šventė savo paskutinę pergalę 2006 m. treniruodamas Miami Heat.
Kendisi İsihazm karşıdı ve Gregori Palamas'ın rakibidir.Koncertavo kaip solistas ir su broliu Grigorijumi.
Liverpool 1985 yılında tekrar Şampiyonlar Ligi finaline çıkmış ve rakibi Juventus olmuştur.1985 m. Liverpulis žaidė Čempionų taurės finale prieš Juventus FC.
İlin rakımı en yüksek ilçesi Diyadin'dir (1933 m.).Vytauto Didžiojo ordino III laipsnio medalis (1933 m.)
Pek çok dağcıda belirtiler yüksek rakımda 6 saat geçirdikten sonra görülmeye başlar.Neomenijos metu Mėnulis matomas sutemose kelias minutes prieš savo nusileidimą.
Torosların zirvesinde olup rakım 1850 dir.Ant senkapio stovi ir 1850 m. suręsta koplytėlė.
Ren geyiği daha yüksek rakımda subalpin otlaklar ve alpin tundralarda yaşar.Altajinė žebenkštis (Mustela altaica) – plėšrusis žinduolis, gyvenantis aukštikalnėse ir uolėtose tundrose.
Tom'un birçok konuda rakibidir.Tomo – daugelio mitų pagrindinis veikėjas.
En büyük rakibi Sparta Prag'dır.Pagrindinis straipsnis – AC Sparta Praha.
Tek rakibi Vahihüddin Ahmed ise 77 oy aldı.Kitas kandidatas, socialdemokratas chirurgas Olegas Sosunovas gavo 7 balsus.
Büyük bir heyecana sahne olan final serisinde rakibine elenerek ligi ikinci sırada bitirdi.Į konkurso finalą transliuotojas grąžino dar vieną atlikėją, iškritusį antrąjame etape.
Rakı Festivali, her yıl Aralık ayının ikinci Cumartesi gecesi düzenlenmektedir.Serialas buvo rodomas tiesiogiai kiekvieno mėnesio paskutinį sekmadienį.
Rakımı yüksek yerlerde yapılır.Piliakalnis įrengtas aukštumos krašte.
Buradaki rakibi Newcastle United takımıydı.Yra Anglijos klubo Newcastle United žaidėjas.
Rakımı 1103'tür.Eilės numeris 110.
Financial Times 'ın ana rakibi New York'ta basılan Wall Street Journal gazetesidir.The Wall Street Journal – verslo laikraštis, leidžiamas Niujorke.
Dolayısıyla Japonya Amerika için bir rakip ülke ve endişe konusu oldu.Japonijos galia ir ekspansyvi politika kėlė nerimą Vakarų valstybėms.
Batıya gelindikçe rakım azalır.Einant į vakarus kritulių kiekis mažėja.
Tek rakibi Vahihüddin Ahmed ise 77 oy aldı.Tema vastaskandidaat Wajihuddin Ahmed sai 77 häält.
Rakibi Slovakya Başbakanı Robert Fico ise yüzde 40,61 oy alabildi.Tema vastaskandidaat, peaminister Robert Fico, pälvis 40,61% valijate toetuse.
Döblinger mezarlığında arkadaşı ve en önemli rakibi Joseph Lanner'in yanındaki mezarlığa defnedilmiştir.Ta maeti Döblingeri kalmistule oma sõbra Joseph Lanneri kõrvale.
Nisan 1998'de Zip2, ana rakibi olan CitySearch ile birleşmeye çalıştı.1998. aasta aprillis teatas Zip2, et ühineb oma peamise konkurendi Citysearchiga.
Rakımı 1103'tür.1103 ääres.
Rakibin parmağı kıstırılmalıdır."Sõsara sõrmeluud.
1952'de Henry Cabot Lodge'a rakip olarak Senato seçimlerine katıldı.1952 kandideeris Kennedy Senatisse ametisoleva senaatori Henry Caboti vastu.
Bu noktalardan biri üzerinde taraflardan biri oynarsa, rakibinin de diğerini oynaması beklenir.Kui see kellelgi õnnestub, siis peab järgmine mängija viskama samast kohast.
İki rakip birbirleriyle karşılaşmaktadır.Kaks blondiini saavad kokku.
Rakımı 1850 dir.1. köide, 1850.
Bu bölgede rakım 1000-1300 dür.Selle tiraaž oli 900–1000.
Müşteriye ürün ile ilgili sorular sorularak, rakip firmaların ürünleri ile karşılaştırma yapmaları istenir.Toote positsioon seisneb selles, kuidas tarbijad toodet näevad, võrrelduna võistlevate toodetega.