rakı ile cümle

rakı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Parmağımızı bile kıpırdatmadan kazandık çünkü diğer rakipler zayıftı.We won hands down, because the other players were weak.
Hertz ve Avis, araç kiralama işinde başa baş rakiptirler.Hertz and Avis are head to head competitors in the car rental business.
Hitachi ve NEC gibi rakipler bir araya geldiğinde zamanların değiştiğini biliyorsunuz.You know times have changed when rivals like Hitachi and NEC get together.
O zorlu bir rakip.He is a formidable opponent.
Bir zamanlar şampiyonluk için ona rakiptim.I once rivaled him for the championship.
Bütün rakiplerin en zorlusu görünüyordu.He looked the toughest of all the challengers.
O, rakiplerine göre cömerttir.He is generous to his opponents.
Seçimde rakibini mağlup etti.He defeated his opponent in the election.
Rakibini sert bir biçimde eleştirdi.He criticized his rival severely.
O, rakibini nakavt etti.He knocked his opponent out.
O her zaman rakipleri tarafından yapılan hatalardan yararlanır.He always takes advantage of the mistakes made by his rivals.
Onun üst üste dört rakibini yenmesi lise takımımıza şampiyonluk kazandırdı.His beating four competitors in a row won our high school team the championship.
O, rakibin ona yaklaşmasına izin vermez.He does not let the opponent come near him.
Liu Bei ve Zhuge Liang rakipsiz bir takımdır.Liu Bei and Zhuge Liang are an unbeatable team.
Altı oyun sonra, Sampras rakibinden üstündü.After six games, Sampras had the edge on his opponent.
Rakibimin gücünü hafife almıştım.I have underestimated the strength of my opponent.
Rakibini küçümseme.Don't underestimate your opponent.
Rakibini hafife alma.Don't underestimate your opponent.
Onun rakibine karşı bir şansı yok.He doesn't stand a chance against his opponent.
Boksör rakibine sert vurdu.The boxer struck his opponent hard.
Onlar onun rakiplerini tehdit etme tarzını beğenmediler.They did not like the way he threatened his opponents.
Japonya'nın en önemli rakibi Çin'di.Japan's most important opponent was China.
Lincoln eski siyasi rakibini karşıladı.Lincoln welcomed his old political opponent.
Fiyatta rakibimize karşı kaybettik.We lost against our rival on price.
Satranç oyuncusu rakibinin yerini düzeltti.The chess player put his opponent in check.
Zalim hükümetler sık ​​sık siyasi rakiplerini hapsederler.Tyrannical governments frequently imprison their political opponents.
Rakiplerinize saygı duymalısınız.You have to respect your rivals.
İyi kaliteli şarap söz konusu olduğunda hiçbir ülke Fransa'ya rakip olamaz.When it comes to good quality wine, no country can rival France.
Rakip bir şirket tarafından onun işine son verildi.He was hired away by a rival company.
Rakiplerinizi küçümsemeyin.Don't underestimate your opponents.
Hiçbir rakibim yok.I have no opponents.
Yerel çocuklar komşu bir kasabadan gelen rakip bir grupla kavga ettiler.The local boys got into a fight with a rival group from a neighboring town.
Kimse rakipsiz değil.No one is unbeatable.
Rakibimiz dürüst ve aynı zamanda rekabetçi bir kişiydi.Our rival was an honest, competitive person as well.
Onlar rakipsiz olacak.They'll be unbeatable.
Kitabın rakibi ikinci sayfada tanıtıldı.The antagonist of the book was introduced on the second page.
Filmde rakip olmamıza rağmen, onun karakterini sevdim.Despite being the antagonist in the movie, I liked her character.
Onlar rakipler.They're rivals.
O benim rakibim.She's my rival.
Onun tekniği rakipsizdi ve tamamen inanılmazdı.His technique was unrivalled and completely unbelievable.
Tom ciddi bir rakip kazandı-John.Tom has acquired a serious opponent - John.
Rakiplerimizi kötülemek istemedik.We didn't mean to disparage our contenders.
Biz rakibiz, ortak değil.We're competitors, not partners.
Saygın bir rakipsin.You're a worthy opponent.
Rakip bir şirket tarafından Tom'un işine son verildi.Tom was hired away by a rival company.
Tom zorlu bir rakip.Tom is a formidable opponent.
Tom zorlu bir rakip olacaktır.Tom would be a formidable opponent.
Tom değerli bir rakip.Tom is a worthy opponent.
Kral John tüm rakiplerini idam etti.King John put to death all of his rivals.
Kral John için, rakiplerinin tümünü kontrol altında tutmak çok zordu.It was difficult for King John to keep control over all of his rivals.
Tom benim rakibim.Tom is my rival.
Zirveye çıkmak için her zaman rakibin iki adım önünde kalmak zorundasın.To come out on top, you have to stay two steps ahead of your opponent at all times.
Çete lideri Tom tüm rakip çetelere topyekün savaş ilan etti.Tom, the gang leader, announced an all-out war with all the rival gangs.
Erkek kardeşi rakip bir çete tarafından öldürüldükten sonra, Tom intikam planladı.After his brother was killed by a rival gang, Tom planned revenge.
Rakibimizin çikolatasını denedin mi?Have you tried our rival's chocolate?
Onlar iyi rakiplerdi.They were good opponents.
Tom ve Mary rakiptirler.Tom and Mary are rivals.
Tom'un rakibi Mary'ydi.Tom's opponent was Mary.
Tom rakipsizdi.Tom was unbeatable.
Tom satrançta rakipsiz.Tom is unbeatable at chess.

İlgili Sayfalar