rahip ile cümle
rahip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Hayır, soru şuydu, Neden El Salvador'da rahipleri öldürüyoruz?"Не, въпросът беше: Защо убиваме духовници в Ел Салвадор?"
Hayır, soru şuydu, Neden El Salvador'da rahipleri öldürüyoruz?Нет, вопрос был, почему мы убиваем священников в Сальвадоре?
Hayır, soru şuydu, Neden El Salvador'da rahipleri öldürüyoruz?לא! השאלה היא: מדוע ?אנחנו הורגים כמרים באל-סלוודור
Hayır, soru şuydu, Neden El Salvador'da rahipleri öldürüyoruz?我々は殺していません 静かにしてください
Hiçbir işe yaramıyor rahip!Ani za nic, knězi!
Hiçbir işe yaramıyor rahip!Tu bom pokopana.
Hiçbir işe yaramıyor rahip!Wolę zdechnąć.
Hiçbir işe yaramıyor rahip!Τίποτα δεν γίνεται, ιερέας!
Hiçbir işe yaramıyor rahip!Не прави нищо, дядо попе!
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Huyn-Sook ở lại với Cha Keene, và người cậu đồng ý cho em ở đó đến khi xong thủ tục nhận nuôi.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Hyon Sook blieb bei Pater Keene und ihr Onkel stimmte zu, sie dortzulassen bis die Adoption durch ist.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Hyun-Soek logeerde bij Father Keene. Haar oom stond toe dat ze daar bleef tot de adoptie rond was.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Hyun Sook se quedó con el Padre Keene y su tío permitió que se quedara hasta completar la adopción.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Hyun Sook zamieszkała u ojca Keene, a jej wujek zgodził się, żeby została tam do przeprowadzenia adopcji.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.현숙이는 킨 신부님의 고아원에 머물렀고 그녀의 삼촌도 입양이 성사될때 까지 머무는 것을 승낙했습니다.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Хун Сук остана при отец Кийни, а чичо й се съгласи да я остави там докато трае процедурата за осиновяване.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Хьюн Сук осталась в приюте отца Кина, ее дядя согласился оставить ее там на время процесса удочерения.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.היון סוק נשארה אצל האב קין, והדוד שלה התיר לה להשאר שם עד שהאימוץ יושלם.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.أقامت أون سوك لدى الأب كين، وقد وافق الخال على أن تبقى هناك حتى تتم عملية التبني.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.叔父は養子縁組が行われるまで 彼女が留まることに同意しました 彼は養子縁組に賛同してくれたんです
İşte bu yetimhaneye giderken. Bu da rahip Keene.C'est le Père Keene .
İşte ücretiniz rahip.Ecco i suoi soldi, padre.
İşte ücretiniz rahip."Hier ist deine Heuer, Parson.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, duhovnik in voznik taksija... živi tukaj že večino svojega življenja.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin é um sacerdote e taxista... ...morou aqui a maior parte da sua vida.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, ksiądz i taksówkarz przeżył tu większość życia
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, pap és taxisofőr élete nagy részét itt élte le.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, pendeta dan supir taksi tinggal di sini sebagian besar hidupnya
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, präst och taxichaufför, har bott här större delen av sitt liv.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfín, Priester und Taxifahrer, lebt schon fast sein ganzes Leben hier.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Juan Delfin, un prete tassista, ha vissuto qui per gran parte della sua vita.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Kňaz a taxikár Juan Delfin tu žije väčšinu svojho života.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Ο Χουάν Ντελφίν, ιερέας και ταξιτζής, έζησε εδώ σχεδόν όλη του τη ζωή.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Хуан Делфин, свещеник и таксиметров шофьор, живее тук почти цял живот.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.Хуан Дельфин, священник и таксист, живет здесь большую часть своей жизни.
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.,חואן דלפין, כומר ונהג מונית .חי כאן את רוב חייו
Juan Delfín, bir rahip ve taksi şoförü, ömrünün çoğunu burada geçirmiş.ヴィラインジェロ 北部エル·アルトの墓地です
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.Avea o mulțime de copii de peste tot din Coreea acolo și găsea familii pentru acești copii.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.Bọn trẻ đến từ mọi nơi tại Hàn Quốc. và ông ấy tìm kiếm gia đình cho các em.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.C'erano bambini provenienti da tutta la Corea che vivevano lì, e lui trovava famiglie per questi bambini.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.En su orfanato tenía niños de todas partes de Corea para los cuales encontraba familias.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.Er hatte Kinder aus ganz Korea bei sich leben, und er fand Familien für sie.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.Este é o padre Keene. É um tipo espantoso.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.Hij had kinderen uit heel Korea daar wonen, en hij zocht gezinnen voor die kinderen.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.Il avait des enfants de toute la Corée qui vivaient-là, et il trouvait des familles pour ces enfants.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.그는 한국 각지에서 온 아이들을 데리고 있었는데 아이들에게 가족을 찾아주기도 했습니다.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.Mieszkały u niego dzieci z całej Korei, a on szukał dla nich rodzin.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.Είχε παιδιά από όλη την Κορέα που έμεναν εκεί και έβρισκε οικογένεις για αυτά τα παιδιά.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.При него живеят деца от цяла Корея и той намира семейства за тези деца.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.У него в приюте жили дети со всей Кореи, и он находил для них семьи.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.הילדים שגרים שם מגיעים מכל קוריאה, והוא היה מוצא משפחות עבור הילדים האלו.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.كان لديه أطفالا من جميع أنحاء كوريا يعيشون هناك، وكان يجد عائلات لهؤلاء الصغار.
Kore'nin her yerinden gelen çocuklar burada barınıyor, ve rahip onların uygun aileler bulmasını sağlıyordu.子供達の為に家族を見つけていました これはヒョンソクに面談しているソーシャルワーカーです
Liore'daki rahip hakkında söylenenlere ne diyorsun?Che ne pensi delle storie su questo guardiano di Liore?
Liore'daki rahip hakkında söylenenlere ne diyorsun?Co myślisz o opowieściach tego strażnika z Liore?
Liore'daki rahip hakkında söylenenlere ne diyorsun?Hvad mener du om den mand i Liore?
Liore'daki rahip hakkında söylenenlere ne diyorsun?O que achas das histórias sobre o guardião de Liore?
Liore'daki rahip hakkında söylenenlere ne diyorsun?¿Qué piensas sobre lo que se dice de ese maestro de Liore?
Liore'daki rahip hakkında söylenenlere ne diyorsun?Vad tror du om den här mannen i Liore?
Liore'daki rahip hakkında söylenenlere ne diyorsun?Τι λες για τις ιστορίες με αυτόν στη Λιόρ;