Maria ve kızları, Prinkipo adasına rahibe olarak yollandılar.Η Μαρία και οι δύο κόρες τους στάλθηκαν σε ένα μοναστήρι στο νησί της Πριγκήπου.
İmparatoriçe Konstantina ve üç kızı rahibe yapılıp manastırlara gönderildiler.Η γυναίκα του, Κωνσταντίνα, και οι τρεις κόρες του στάλθηκαν σε μοναστήρι.
1979 - Rahibe Teresa'ya Nobel Barış Ödülü verildi.1979 – Το Νόμπελ Ειρήνης απονέμεται στη Μητέρα Τερέζα.
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.Ο αδερφός του παίζει κιθάρα.
Annem yüksek bir rahibe idi, babamı bilmiyorum.Η μητέρα της κρίνεται αθώα, ενώ ο πατέρας της όχι.
Yapıldığı yerde eskiden bir Rum Ortodoks rahibe manastırı bulunmaktaydı.Στη θέση της εκκλησίας υπήρχε παλαιότερα γυναικείο μοναστήρι.
O'Byrne Million Dollar Baby filminde bir rahibi oynamıştır.Βραβεύτηκε με Όσκαρ Β΄ Ανδρικού ρόλου για την ερμηνεία του στην ταινία «Million Dollar Baby».
O'Byrne Million Dollar Baby filminde bir rahibi oynamıştır.O'Byrne optrådte også som præst i filmen Million Dollar Baby.
Servet'in iki erkek kardeşi vardı, bir tanesi babası gibi noter oldu, diğeri ise Katolik rahibi oldu.Serveto havde to brødre: Den ene blev notar som deres far, mens den anden blev katolsk præst.
1979 - Rahibe Teresa'ya Nobel Barış Ödülü verildi.1979 - Moder Teresa tildeles Nobels fredspris.
Sürekli karşısında Rahibe Mary'nin hayalini görür.Jomfru Marias ansigt ses stadig.
Sonra rahibe oldu.Hun var oprindeligt nonne.
1519 yılında, Zwingli, Zürih, Grossmünster'in rahibi olmuştur.I 1518 blev Zwingli valgt til præst i Grossmünster i Zürich.
Rahibeler etrafında olarak Julia canlı olarak gömüleceği mezarın başına getirilir.På trods af Licinius' bønner skal Julia begraves levende.
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.En guitarist er en person, der spiller guitar.
Annem yüksek bir rahibe idi, babamı bilmiyorum.Han var ikke sin egen far; han var ikke sin egen mor; han var ikke sine egne bedsteforældre.
Bir rahibin oğlu veya bir Yahudi olduğuna inanılan ve nispeten yüksek bir süre eğitim gördüğü söylenir.Han menes at have været enten præstesøn eller en konverteret jøde, og var relativt højt uddannet for tiden.
Yaralı Matt kendisine yardım eden rahibin kilisesine gider.En kirketjener, som hjælper præsten i kirken.
Fakat idareci rahibe herhangi bir arzunun olmasının bir hata olduğuna inanmaktadır.Den lokale præst var overbevist om, at det drejede sig om et mirakel.
Tarquin öneriyi hemen reddetti ve bunu üzerine Sibyl rahibesi dokuz kitaptan üçünü yaktı.Tarquinius avviste henne øyeblikkelig og sibyllen brente da tre av bøkene.
Rahibe ona geri kalan altı kitabı yine aynı fiyattan vermeyi teklif etti.Hun tilbød ham deretter de gjenværende bøkene til samme pris.
Annem yüksek bir rahibe idi, babamı bilmiyorum.Moren var døvstum og far ikke kjent.
Bir manastıra rahibe olarak kapatıldı.Hun ble sendt som nonne til et kloster.
Tarikata bağlı rahip ve rahibeler bulunmaktadır.Man innvies til heks og prest/prestinne.
Arabada bir rahip ve üç rahibe vardır.Hun har en nonne med seg og «tre» prester.
Richargard bundan sonra bir manastıra rahibe olarak çekildi.Etter det har hun forlatt Roger for å bli en nonne.
Işık Rahibeler: Bu Rahibeler İyi olanlarıdır.Nonnene/søstrene var tillagt størst betydning.
1519 yılında, Zwingli, Zürih, Grossmünster'in rahibi olmuştur.I 1518 ble Zwingli valgt til prest i Grossmünster i Zürich.
Papaz, manastır, keşişler ve rahibeler üzerinde tam yetkiye sahiptir.Korsbrødre, prester, munker og nonner.
Sonra rahibe oldu.Dia kemudian menjadi seorang biarawati.
Bir rahibe.Seorang biarawati.
1979 - Rahibe Teresa'ya Nobel Barış Ödülü verildi.1979 - Bunda Teresa dianugerahi Penghargaan Perdamaian Nobel.
Van Gogh'un annesi Lahey'de zengin bir aileden gelmekteydi; babası da bir rahibin en genç oğluydu.Ibu Van Gogh berasal dari keluarga kaya di Den Haag, sementara ayahnya adalah anak bungsu seorang pendeta.
Tarikata bağlı rahip ve rahibeler bulunmaktadır.Banyak biarawan dan biarawati pada menghilang.
Rahibe Charlotte, şeytanın kızları ele geçireceği konusundan korkmaya başlar.Sơ Charlotte ngày càng lo lắn rằng con quỷ sẽ tiếp tục hành hạ các cô gái.
1979 - Rahibe Teresa'ya Nobel Barış Ödülü verildi.1979 – Mẹ Teresa được trao tặng giải Nobel Hòa Bình.
Filipinli yetkililer rahibi kaçıranları, Ebu Seyyaf 'ın adamları olarak belirledi.Nhà chức trách Philippines đã mô tả những kẻ bắt cóc ông là những thành viên của Abu Sayyaf.
İmparatoriçe Konstantina ve üç kızı rahibe yapılıp manastırlara gönderildiler.Hoàng hậu Constantina và ba cô con gái của bà thì được miễn tội chết chỉ bị gửi đến một tu viện.
1938 yılında ise ilk defa rahibe olmayan bir kadın Villanova'dan mezun olmuştur.Năm 1938, một nữ giáo dân nhận bằng tốt nghiệp đại học Villanova lần đầu tiên.
Amcası bir Japon rahibi olup bu nikah törenine gelmeyi kabul etmemiştir.Tuy nhiên, cha cô là Lư Lão gia không cho phép cô cưới một người Nhật.
Jacqueline, yakında Port-Royal’ın Jansenist rahibe manastırına aday olacağını açıkladı.Jacqueline cho biết cô sẽ trở thành nữ tu trong Tu viện Port-Royal, trung tâm của phong trào Jansen.
Pulcheria bir rahibe gibi cinsel ilişkilerden uzaklaşma yemini etmiş ve bu yeminine hep uymuştur.Pulcheria đã thề nguyện sẽ theo Chúa suốt đời với tư cách của một trinh nữ ngoan đạo.
Esther rahibeye bebeğin ardındaki gerçeği ve evin bir iblis tarafından ele geçirildiğini itiraf eder.Esther thú nhận với nữ tu sự thật đằng sau con búp bê và sự ám ảnh trong nhà của họ.
Mary: Rahibin hizmetçisi.Mary: Cô hầu của Nữ hoàng.
Hayatının geri kalanında rahibe olarak kaldı.彼女はそこで修道女となり残る余生を送った。
Rahibeler etrafında olarak Julia canlı olarak gömüleceği mezarın başına getirilir.ジュリアが生き埋めの丘に引かれてくる。
Annem yüksek bir rahibe idi, babamı bilmiyorum.父は高市皇子、母は不明。
Padova Üniversitesi'nde okuduktan sonra ailesinin isteği üzerine Dominiken rahibi olmuştur.パヴィア大学に学んだ後、ドメニコ会の修道士となる。
Hıristiyan bir rahibe ve Hristiyanlık'ta azize.キリスト教のカトリックおよび正教会の聖女。
"Bridget Yorklu": (10 Kasım 1480 – 1517); Rahibe oldu.ブリジット・オブ・ヨーク(英語版)(1480年11月10日 - 1517年) - 修道女。
Yüksek rahibe annem beni gizlice doğurdu.母の孫姫は産褥のために死去した。
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.父親がクラシック・ギターを教えていた。
Mary: Rahibin hizmetçisi.侍女 魔王の侍女。
Rahibeler savaş bittikten 1 yıl sonra geri döner.終戦から一年後に死去する。
O dönemde 5 rahibe vardı.当時メンバーは5人だった。
Servet'in iki erkek kardeşi vardı, bir tanesi babası gibi noter oldu, diğeri ise Katolik rahibi oldu.塞爾韋特有两个兄弟,一个和父亲一样当了公证人,另一个做了天主教神父。
Hayatının geri kalanında rahibe olarak kaldı.其一生有大多的時間當修女。
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.沈小岑向他学习吉他弹奏。
Direkt bir varis olmadığı zaman, asiller ve yüksek rütbeli rahibler bir hükümdar seçerdi.當沒有直系繼承人的情況下,貴族和祭司會從皇室當中挑選統治者。
Sürekli karşısında Rahibe Mary'nin hayalini görür.她的名字有時也譯做妮娜·席夢。