Ana içeriğe geç
Sözlük

rahib ile cümle

rahib kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ben, aktivistler için elkitabında, Rahibe Theresa'yla Louis Pasteur'ü karşılaştırıyorum.Не мога да се съглася повече с вас след примера с Майка Тереза и Луи Пастьор.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Am mers la o şcoală creştină strictă am fost educat de călugăriţe, taţi, fraţi, surori.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Chodil jsem do přísně křesťanské školy. Učili mě jeptišky, otcové, bratři, sestry.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Chodil som do silne kresťanskej školy, v ktorej učili mníšky, otcovia, bratia, sestry.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Egy igazán moderált keresztény iskolába jártam, ahol apácák, papok, testvérek és nővérek tanítottak.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Fui a esta escuela cristiana muy correcta... fui educado por monjas, sacerdotes, hermanos, hermanas.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Fui para uma escola Cristã muito adequada ensinada por freiras, padres, irmãos e irmãs.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Ik ging naar een keurige christelijke school met nonnen, paters, broeders, zusters.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Io ho frequentato una scuola cristiana molto rigida, gestita da suore, frati, fratelli, sorelle.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Jag gick i en mycket proper Kristen skola undervisades av nunnor, präster, bröder, systrar.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.J'ai été dans cette école très chrétienne, instruit par des bonnes sœurs, des pères, des frères, des sœurs.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Jeg gik i en meget ordentlig kristen skole undervist af nonner, fadere, brødre, søstre.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.저는 아주 독실한 기독교 학교에 다녔습니다. 수녀님, 신부님에 의해 가르쳐지는 곳이었죠.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Saya belajar di sebuah sekolah Kristen diajar oleh pastur, biarawan-biarawati Kristen.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Tôi đi học tại một trường Cơ đốc truyền thống được dạy bởi các xơ, các cha, các anh, các chị.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Πήγα σ' ένα πολύ καθωσπρέπει Χριστιανικό σχολείο διδάχθηκα από καλόγριες, καλόγερους, αδερφές, αδερφούς.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Учех в това много примерно християнско училище, обучавано от монахини, бащи, братя, сестри.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Я відвідував справжню Христіанську школу і навчався у чорниць, святих отців, братів і сестер.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Я ходил в очень приличную христианскую школу, где нас учили монахини, отцы, братья, сестры.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.הלכתי לבית ספר נוצרי מחמיר לימדו אותי נזירות, כמרים, אחים ואחיות.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.ذهبت إلى مدرسة مسيحية محافظة درس لي الراهبات والآباء والإخوة والأخوات..
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.そこで神父や尼僧や修道士から習っていました 良きサマリア人になるよう育てられ
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.我去佐一個很好嘅基督教學校。 老師系修女,神父,兄弟,姐妹。
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Aşa că m-a trecut prin ritualul de iniţiere pentru un preot Bamana.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.E orientou-me num ritual de iniciação para ser um padre bamana.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.E quindi mi fece fare tutto il rituale di iniziazione dei sacerdoti Bamana.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Et donc il me fit passer le rituel initiatique des prêtres bamanas.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Hij leidde me door het initiatieritueel van een Bamanapriester.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.제가 바마나 사제의 입문예를 통과하도록 하였습니다.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Og så tog han mig igennem indvielsesritualet for en Bamana præst.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Przeprowadził mnie przez rytuał inicjacyjny na kapłana Bamana.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Und er führte mich durch den Initiationsritus eines Bamana-Priesters.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Végigvezetett a bamana papi beavatási szertartáson.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Y así me llevó por el proceso de iniciación ritual de un sacerdote bahmani.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.Μου έδειξε λοιπόν την διαδικασία έναρξης μιας τελετής ενός Μπάμανα ιερέα.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.И така той ме преведе през ритуала за посвещение за бамански свещеник.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.И так он провёл меня через ритуал инициации жреца Баманы.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.והוא העביר אותי את טקס החניכה של אנשי הדת של באמאנה.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.و من ثم أخذني عبر طقوس تعليم كاهن بامانا.
Beni kabul töreni için bir Bamana rahibine götürdü.興味があったのは数学だけですから
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Będę do brata poznać jego naprawienia; Jeśli wszystko inne zawiedzie, sam ma prawo umrzeć.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Budem na mnícha poznať jeho nápravu; Ak všetko ostatné zlyhá, sám som moc zomrieť.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Budu na mnicha znát jeho nápravu; Pokud všechno ostatní selže, sám jsem moc zemřít.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Eu vou para o frade a conhecer o seu remédio; Se tudo isso falhar, eu tenho poder para morrer.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Ik zal de broeder om zijn middel te kennen; Als al het andere mislukt, heb zelf de macht om te sterven.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Io al frate di conoscere il suo rimedio; Se tutto il resto fallisce, io stesso il potere di morire.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Jag ska till munken känna sin rätta; Om allt annat misslyckas, har själv makt att dö.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Jaz bom na patra vedeti njegovo odpravo; Če vse drugo ne, sam imajo moč, da umre.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Jeg vil til munk at kende sin rette; Hvis alt andet svigter, mig selv har magt til at dø.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Je vais au capucin de connaître son remède; Si tout cela échoue, moi-même avons le pouvoir de mourir.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.내가 그의 구제를 알 수있는 수사에 전화 할게, 모든 다른 실패하면 자신이 죽을 힘을있다.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Majd, hogy a barát tudni a jogorvoslatot; Ha minden mást nem, magam is erő kell halnia.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Minä ja Veli tietää hänen korjaamiseksi; Jos kaikki muu epäonnistuu, itselläni on voimaa kuolla.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Tôi sẽ cho anh em biết khắc phục của mình, Nếu tất cả các khác thất bại, bản thân mình có sức mạnh để chết.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Voi să calugar a cunoaşte remedia lui; În cazul în care toate nu altceva, eu am puterea de a muri.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Voy al fraile a conocer su remedio; Si todo lo demás falla, me tienen el poder de morir.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Θα την friar να ξέρει την άρση του? Αν όλα τα άλλα αποτύχουν, ο ίδιος έχει την εξουσία να πεθάνουν.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Ще на монаха да познава своите средство; Ако всичко друго се провали, като се имат власт да умре.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.Я к монаху узнать его защиты; Если ничего не получится, сам власть, чтобы умереть.
Ben onun çaresini bilmek rahibi edeceğiz; her şeyden başarısız olursa, kendim ölmek güç var.אני לנזיר לדעת התרופה שלו, אם כל השאר נכשל, עצמי יש כוח למות.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod