Kırsal yaşamın rahatsızlığına katlanamam.I can't put up with the inconvenience of country life.
O, Tom'u rahatsız etti.That made Tom uncomfortable.
Öksürük uykunu rahatsız ediyor mu?Does the cough disturb your sleep?
O rahatsız edici.That's troubling.
Kardeşim beni rahatsız ediyor!My brother bothers me!
Tom zihinsel yönden rahatsızdır.Tom is mentally disturbed.
Çok fazla yiyerek mideni rahatsız etme.Don't get a stomachache by eating too much.
Rahatsızlık için üzgünüz.We are sorry for the inconvenience.
Tom, Mary'yi rahatsız ediyor.Tom is disturbing Mary.
Beni sürekli rahatsız ettiği için Mary'yi rahatsız ediyorum.I am disturbing Mary because she always disturbs me.
Bu vakitte doktoru rahatsız edemem.I cannot disturb the doctor at this time.
O bizi her zaman rahatsız ettiği için biz Tom'u rahatsız ediyoruz.We are disturbing Tom because he always disturbs us.
Bu rahatsız edici.This is disturbing.
Mary'yi rahatsız etmeyi severim.I like to annoy Mary.
Bir şey seni rahatsız ediyor mu?Is something bothering you?
O beni rahatsız hissettirir.It makes me feel uncomfortable.
İnsanlar beni o kadar çok rahatsız etti ki, işimi bitiremedim.People bothered me so much that I couldn't finish my work.
Bu yoğun zamanda seni rahatsız ettiğim için üzgünüm.Sorry for bothering you at this busy time.
Bizi müziğinle rahatsız ediyorsun.You annoy us with your music.
O, bu gürültü ile bizi rahatsız ediyor.He annoys us with this noise.
Herkes rahatsız görünüyor.Everyone looks uncomfortable.
Gözlerini Tom'dan ayırma. Diğer insanları rahatsız edecek bir şey yapmadığından emin ol.Keep your eyes on Tom. Make sure he doesn't do anything to bother other people.
"Sizi rahatsız ediyor muyum?" Hayır, hiç de değil""Do I annoy you?" "No, not at all."
Çocuklarım sizi rahatsız ediyorlar mı?Have my kids been annoying you?
Sizi rahatsız ediyor muyum?Am I disturbing you?
Seni rahatsız ediyor muyum?Am I bothering you?
Tom seni rahatsız ediyor mu?Is Tom bothering you?
Bu beni rahatsız etmiyor.It doesn't annoy me.
O beni rahatsız etmiyor.It doesn't bother me.
Tom rahatsız olmuş görünüyor.Tom seems to be annoyed.
Tom biraz rahatsız gibi görünüyor.Tom seems to be slightly annoyed.
O ses, ilk başta beni rahatsız etti ama şimdi ona alıştım.That sound annoyed me at first, but now I've gotten used to it.
Tom Mary'nin sessizliğinden rahatsız oldu.Tom was annoyed by Mary's silence.
Tom kesintide rahatsız oldu.Tom was annoyed at the interruption.
Tom rahatsız ve kızgın görünüyor.Tom seems uncomfortable and annoyed.
Tom'un yüzünde rahatsız olmuş bir görünüm vardı.Tom had an annoyed look on his face.
Kanepe rahatsız edici.The sofa is uncomfortable.
Tom'u rahatsız etmek istemiyorum.I don't want to bother Tom.
Seni rahatsız etmek istemedim.I didn't want to bother you.
Seni rahatsız etmek istemiyorum.I don't want to disturb you.
Tom'u rahatsız etmek istemedim.I didn't want to disturb Tom.
Rahatsız edilmek istemiyorum.I don't want to be disturbed.
Tom'un beni rahatsız etmesini istemedim.I didn't want Tom to bother me.
Tom rahatsız edilmek istemiyor.Tom doesn't want to be disturbed.
Bana baktığını anlayınca rahatsız oluyorum.I get very uncomfortable when I catch him staring at me.
Tom rahatsız edilmek istemeyecek.Tom will not want to be disturbed.
Belki Tom sizi rahatsız etmek istemedi.Maybe Tom didn't want to bother you.
Sanırım Tom seni rahatsız etmek istemedi.I guess Tom didn't want to bother you.
Birini rahatsız edecek şekilde davranmak istemiyorum.I don't want to step on anybody's toes.
Seni rahatsız etmek istemiyordum.I didn't want to make you uncomfortable.
Ben gerçekten seni tekrar rahatsız etmek istemedim.I really didn't want to bother you again.
Tom kesinlikle rahatsız edilmek istemedi.Tom definitely didn't want to be disturbed.
Tom'u çalışırken rahatsız etmek istemiyorum.I don't want to bother Tom while he's working.
Tom'u rahatsız etmeni istemiyorum.I don't want you to harass Tom.
Ben gerçekten seni benim problemlerim ile rahatsız etmek istemem.I don't really want to bother you with my problems.
Ben senin rahatsız edilmek istemediğini söylediğini düşündüm.I thought you said you didn't want to be disturbed.
Çalışırken siz çocukları rahatsız etmek istemiyorum.I don't want to bother you guys while you're working.
Tom'un göründüğü kadar hiç rahatsız edici olmak istemiyorum.I don't ever want to be as irritating as Tom seems to be.
Bu sana diğer insanları rahatsız etmemeyi öğretecek.This will teach you not to annoy other people.
Bir şey Tom'u rahatsız ediyor.Something's bothering Tom.