Ana içeriğe geç
Sözlük

rahatlama ile cümle

rahatlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Cuma geldiğinde benim rahatlama ve hafta sonunun keyfini çıkarma zamanım.When Friday comes around, it's time for me to let my hair down and enjoy the weekend.
Dışarıda bir kez derin bir rahatlama nefesi verdim.Once outside, I gave a deep sigh of relief.
Rahatlamak için rahatlatıcı müzik dinlemem gerekiyor.In order to relax, I need to listen to soothing music.
Eve gitmeden önce, rahatlamak için birkaç içki içerim.Before going home, I have a few drinks to relax.
Yaşlı kadın bir rahatlama iç çekişiyle gülümsedi.The old woman smiled with a sigh of relief.
Rahatlamak için sık sık rahatlatıcı müzik dinlerim.I often listen to soothing music in order to relax.
Rahatlamak için, yavaş yavaş nefes alın.To relax, breathe slowly.
Aspirin baş ağrısı için hızlı bir rahatlama sağlayabilir.Aspirin can provide quick relief for a headache.
Bu bir rahatlama.That's a relief.
Tom içini döküp rahatlaması gerekiyor.Tom needs to let off some steam.
O bir rahatlama.It's a relief.
İçimi dökerek rahatlamak zorundayım.I have to let off steam.
Çok fazla rahatlamayın.Don't get too comfortable.
Rahatlamak istiyorum.I want to let my hair down.
Sadece rahatlamana yardım etmek istiyorum.I just want to help you relax.
Tom'un rahatlamasına izin ver.Let Tom relax.
Rahatlamaya çalış.Try to relax.
İyi bir roman ile rahatlamak istiyorum.I like to relax with a good novel.
Bana rahatlamamı söyleme.Don't you tell me to relax.
Rahatlamak için içerim.I drink to relax.
Biraz rahatlamaya ihtiyacım var.I need some relief.
Burada sadece rahatlamak için oturuyorum.I'm just sitting here relaxing.
Rahatlamak için ne yapıyorsun?What do you do for relaxation?
Tom rahatlamaya başladı.Tom began to relax.
Tom'a rahatlamasını söyle.Tell Tom to relax.
Bu bir rahatlama olur.That would be a relief.
Yaz tatili her zaman tembellik ve rahatlamaya eşittir.Summer vacation always equals idleness and relaxation.
Bu hafta sonu rahatlamayı dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to relaxing this weekend.
Tom büyük bir rahatlama nefesi verdi.Tom let out a big sigh of relief.
Ağrı olmadan hiçbir rahatlama olamaz.There can be no relief without pain.
Bu büyük bir rahatlama.That's a huge relief.
Hepimizin biraz rahatlamaya ihtiyacı var.We all need to lighten up a little.
Tom'un yüzü onun rahatlamasını gösterdi.Tom's face showed his relief.
Rahatlamak için, Copernicus resim yaptı ve Yunanca şiiri Latinceye çevirdi.For relaxation, Copernicus painted and translated Greek poetry into Latin.
Bu büyük bir rahatlamaydı.That was a huge relief.
O bir rahatlamaydı.It was a relief.
Müzik dinlemek rahatlamak için harika bir yol.Listening to music is a great way to relax.
Karar okunduktan sonra Tom büyük bir rahatlama hissetti.Tom felt great relief after the verdict was read.
Sadece rahatlamaya ihtiyacımız vardı.We just needed to relax.
Ben sadece biraz daha rahatlama istiyorum.I just want a little more relaxation.
Açıkçası o büyük bir rahatlamadır.Obviously, it's a big relief.
Sadece rahatlamam lazım.I just need to relax.
Sadece rahatlamam gerek.I just need to relax.
Bu rahatlama hissini bildiğimi düşünüyorum.I imagine I know this feeling of relief.
Sanırım bu rahatlama hissine inanıyorum.I believe I know this feeling of relief.
Sanırım bu rahatlama hissini biliyorum.I think I know this feeling of relief.
Bu rahatlama duygusunu biliyorum diye hayrete düşüyorum.I fancy I know this feeling of relief.
Biraz rahatlamalısınız.You ought to relax a bit.
Rahatlamaya ihtiyacım yok.I don't need comforting.
Tom, Mary'nin rahatlamaya ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom said Mary just needs to relax.
Tom biraz rahatlamak istediğini söyledi.Tom said he wanted to relax a little bit.
Tom'a rahatlamasını ve sakin olmasını söyledim.I told Tom to relax and take it easy.
Rahatlama yok mu?There's no relief?
Sami, Leyla'ya bazı rahatlama egzersizleri gösterdi.Sami showed Layla some relaxation exercises.
Tom'un rahatlamayı öğrenmesi gerekiyor.Tom needs to learn to relax.
Teneffüs çocukların koşturup rahatlaması açısından güzel oluyor.Recess is a good chance for kids to run around and relax.
Ey Müslümanlar, rahatlamayın!O Muslims, don't get comfortable!
Boyutu, rahatlama, iklim ve doğal kaynaklar Brezilya'yı coğrafi olarak farklı kılar.Its size, relief, climate, and natural resources make Brazil geographically diverse.
Rahatlama hissi yoğunluğun en çok olduğu yerde en çarpıcıdır .’Nowhere is the passion for them more intense."
Müşterilerin rahatlamaya, yemek yemeye ve sosyalleşmeye gittiği bir alandır.It is an area where customers go to relax, dine, and socialize.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod