Yetişkinler rahatlatıcı bulur.Los adultos lo encuentran reconfortante.
Yetişkinler rahatlatıcı bulur.Người lớn lại thấy nó dễ chịu.
Yetişkinler rahatlatıcı bulur.Orang dewasa merasa nyaman.
Yetişkinler rahatlatıcı bulur.Volwassenen vinden het geruststellend.
Yetişkinler rahatlatıcı bulur.Οι μεγάλοι τον θεωρούν ανακουφιστικό.
Yetişkinler rahatlatıcı bulur.Взрослые считают это утешением.
Yetişkinler rahatlatıcı bulur.Възрастните го намират за утешителен.
Yetişkinler rahatlatıcı bulur.מבוגרים מוצאים אותו מנחם.
Yetişkinler rahatlatıcı bulur.ولكن البالغون يجدون في هذا الصوت راحة
Yetişkinler rahatlatıcı bulur.でも、壁のスイッチを押すと
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Cho niềm vui, tôi muốn có bơ và muối và những thứ đặc sắc khác làm cho món ăn nếm ngon hơn.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Dla radości, szukam masła i soli i seksownych rzeczy które sprawiają, że rzeczy smakują mniej jak pokuta.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.För glädje letar jag efter smör och salt och sexiga saker som råder bot på smaken.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Freude, ich möchte Butter und Salz und sexy Dinge die Zutaten weniger nach Buße schmecken lassen.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.기쁨을 위해, 고행처럼 재료들의 맛을 덜하게 만드는 버터, 소금, 매력적인 재료들을 찾습니다.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Örömforrásként ott van számomra a vaj és a só, meg egyéb szexi apróságok, amik feldobják az egyszerű dolgokat.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Para a satisfação, eu procuro manteiga e sal e coisas sensuais que façam as coisas saberem melhor.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Pentru bucurie, mă uit după unt şi sare şi lucruri sexy care o fac să nu aibă gust de penitenţă.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Per la gioia, cerco burro e sale o altre cosette esotiche che tolgano dal mio cibo il sapore della penitenza.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Por placer, busco mantequilla y sal, y esas cosas que hacen que la comida no sea una penitencia.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Pre radosť vyhľadávam maslo a soľ a sexi veci, aby jedlo nechutilo ako za trest.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Pro radost vybírám máslo a sůl a sexy věci, které mění chutě tak, aby nebyly, jak za trest.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Vreugde, ik zoek boter en zout en sexy zaken zodat het minder smaakt naar zelfkastijding.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Για χαρά, ψάχνω βούτυρο και αλάτι και σέξι πραγματάκια που δίνουν γεύση σε αυτό που μοιάζει τιμωρία.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Для удовольствия я ем масло и соль, и всякие вкусные штуки, которые скрашивают постный вкус блюд.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.За удоволствие искам масло и сол, и секси неща, които правят вкуса повече греховен.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.מבחינת השמחה, אני מחפש חמאה ומלח ודברים סקסיים כדי שהטעמים יהיו פחות סיגופיים.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.للمتعة، أنا أتطلع الزبدة والملح والأشياء المثيرة التي تجعل المذاق مثل التكفير عن الذنب.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.セクシーなものは苦行を少し和らげてくれます 家族を考る際 一家に代々伝わるような
Zihnini boşalt, rahatla.Détends ton esprit, détends-toi.
Zihnini boşalt, rahatla.Kapcsold ki az agyad, lazíts.
Zihnini boşalt, rahatla.Το μυαλό σου ηρεμεί. Χαλαρώνεις...
Zihnini boşalt, rahatla.عقلك مسترخي استرخي
zihninizin rahatlamasına izin verin.e, por alguns momentos, não pensem em nada.
zihninizin rahatlamasına izin verin.e smettendo temporaneamente di pensare a qualsiasi cosa.
zihninizin rahatlamasına izin verin.y temporalmente dejar de pensar en todo.
zihninizin rahatlamasına izin verin.ולזמן-מה הפסיקו לחשוב על כל דבר שהוא.
Zor bir günün ardından rahatlama evresine girdiğinizde ofis koltuğunda müzik sizi rahatlatır.Als je je ontspande aan het einde van een moeilijke dag, op de bank in ons kantoor, werd de muziek rustiger.
Zor bir günün ardından rahatlama evresine girdiğinizde ofis koltuğunda müzik sizi rahatlatır.Joten valmistautuessasi lepäämään sohvallasi tai toimistossasi, musiikkikin muuttui pehmeämmäksi.
Zor bir günün ardından rahatlama evresine girdiğinizde ofis koltuğunda müzik sizi rahatlatır.그래서 여러분이 사무실의 쇼파에서 힘든 하루 끝의 휴식에 접어 들었을 때, 음악은 여러분과 함께 하게 됩니다
Zor bir günün ardından rahatlama evresine girdiğinizde ofis koltuğunda müzik sizi rahatlatır.Takže když se chcete uvolnit na konci náročného dne, na pohovce ve vaší kanceláři, hudba se zklidňuje s Vámi.
Zor bir günün ardından rahatlama evresine girdiğinizde ofis koltuğunda müzik sizi rahatlatır.Więc kiedy relaksowałeś się po ciężkim dniu na kanapie w biurze, muzyka dostrajała się do ciebie.
Zor bir günün ardından rahatlama evresine girdiğinizde ofis koltuğunda müzik sizi rahatlatır.Οπότε, όταν χαλαρώνετε στο τέλος μια δύσκολης μέρα, στον καναπέ του γραφείου μας, η μουσική θα είναι απαλή.
Zor bir günün ardından rahatlama evresine girdiğinizde ofis koltuğunda müzik sizi rahatlatır.Когда вы отдыхаете после тяжёлого рабочего дня на диване в офисе, для вас будет играть мягкая музыка.
Zor bir günün ardından rahatlama evresine girdiğinizde ofis koltuğunda müzik sizi rahatlatır.אז כשהתחלתם להרגע בסוף יום ארוך, על הספה במשרד, המוזיקה נרגעה איתכם.
Zor bir günün ardından rahatlama evresine girdiğinizde ofis koltuğunda müzik sizi rahatlatır.فعندما تخلد للإسترخاء في نهاية يوم صعب، على الأريكة في مكتبك، سوف تتناغم الموسيقى معك.
Zor bir günün ardından rahatlama evresine girdiğinizde ofis koltuğunda müzik sizi rahatlatır.多忙な日を終えて リラックスし始めると音楽もメロウになります 本を開くと 机の照明が明るくなります