Bunu duyduğumda, oldukça rahatlamıştım.Oddechla jsem si, když jsem to slyšela.
Bunu duyduğumda, oldukça rahatlamıştım.Og det blev jeg utrolig lettet over at høre.
Bunu duyduğumda, oldukça rahatlamıştım.Toen ik dat hoorde, voelde ik me zo opgelucht.
Bunu duyduğumda, oldukça rahatlamıştım.Und als ich das hörte, war ich erleichtert.
Bunu duyduğumda, oldukça rahatlamıştım.Và khi nghe cô ấy nói vậy, tôi thấy nhẹ cả người.
Bunu duyduğumda, oldukça rahatlamıştım.Λοιπόν, όταν το άκουσα αυτό ανακουφίστηκα.
Bunu duyduğumda, oldukça rahatlamıştım.Когато чух това, бях толкова облекчена.
Bunu duyduğumda, oldukça rahatlamıştım.Мені полегшало, коли я це почула.
Bunu duyduğumda, oldukça rahatlamıştım.Услышав это, я испытала огромное облегчение.
Bunu duyduğumda, oldukça rahatlamıştım.עכשיו, כששמעתי את זה, הרגשתי הקלה.
Bunu duyduğumda, oldukça rahatlamıştım.الآن عندما سمعت هذا، شعرت بالارتياح.
Bunu duyduğumda, oldukça rahatlamıştım.私のクラスメイトなんて 初めて診たのが放火犯だったんですから
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Am răsuflat ușurat văzând-o ieşind din aparat.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Bola úľava sledovať, ako to lezie z toho stroja.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Byla fakt úleva vidět, jak to lezlo ze stroje.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Co za ulga, gdy faks wypluł te słowa.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Das aus der Maschine herausquellen zu sehen war eine Erleichterung.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Det var en lättnad att se det komma ut ur maskinen.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.È stato un sollievo vederla uscire dal fax.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Foi um alívio ver aquilo a sair da máquina.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Fue una alegría ver esa nota salir del fax.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.팩스에서 저게 나와서 완전 안심이 됐어요
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Sangat lega melihatnya keluar dari mesin faks.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Tôi thật nhẹ nhõm khi thấy những dòng này chui ra từ máy fax.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Wat een opluchting om dat uit de machine te zien rollen.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Ανακουφίστηκα πολύ όταν το είδα να βγαίνει από το μηχάνημα.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Беше облекчение да видиш това да излиза от факса.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Какое было облегчение, когда это вылезло из факса.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Мені неначе тягар з душі спав, коли я побачив, як ці слова вилазять з факсу.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.זו היתה הקלה לראות את זה יוצא מהמכונה.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.وقد كانت رؤية ذلك يخرج من الآلة أمراً مثيرا للارتياح.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.(笑)
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Тож дозвольте мені запевнити вас в чомусь.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.אז הרשו לי להרגיע אתכם.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Alors laissez-moi vous rassurer sur quelque chose.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Así que permítanme asegurarles algo.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım. Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Tehát biztosíthatom Önöket arról, hogy néhány sajnálkozásuk nem annyira csúnya, mint ahogyan azt gondolják.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Jadi saya akan meyakinkan Anda mengenai sesuatu.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.그래서 한 가지에 대해 다시 한 번 더 말하자면
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Laat ik jullie maar geruststellen.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Lasciate che vi rassicuri di una cosa.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Lassen Sie mich Ihnen etwas versichern.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Nechte mě vás o něčem ujistit.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Por isso vou tranquilizá-los sobre uma coisa.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Så lad mig berolige jer med noget.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Să vă lămuresc în legătură cu ceva.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Thế nên để tôi đảm bảo với các bạn một điều.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Więc niech was zapewnię o czymś.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Γι'αυτό επιτρέψτε μου να σας διαβεβαιώσω για κάτι.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Позвольте заверить вас кое в чем.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.Така че позволете ми да ви споделя нещо.
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.حسناً دعوني أوكد لكم شيئاً
Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.みなさんの後悔も、自分で思うほど
Bu onu rahatlatıyordu.A făcut-o să se simtă mai bine.
Bu onu rahatlatıyordu.Dawał jej pocieszenie.
Bu onu rahatlatıyordu.Det tröstade henne.
Bu onu rahatlatıyordu.Es tröstete sie.
Bu onu rahatlatıyordu.Hij troostte haar.
Bu onu rahatlatıyordu.Il la réconfortait.
Bu onu rahatlatıyordu.Isso confortou-a.