rahat rahat ile cümle
rahat rahat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Çok fazla yiyerek mideni rahatsız etme.Don't get a stomachache by eating too much.
Birlikte rahat bir nefes aldık.Together we breathed a sigh of relief.
Rahatsızlık için üzgünüz.We are sorry for the inconvenience.
O Çin ilacı aldı, bu onun semptomlarını rahatlattı.She took Chinese medicine, which relieved her symptoms.
İçimi dökerek rahatlamak zorundayım.I have to let off steam.
Tom, Mary'yi rahatsız ediyor.Tom is disturbing Mary.
Beni sürekli rahatsız ettiği için Mary'yi rahatsız ediyorum.I am disturbing Mary because she always disturbs me.
Bu vakitte doktoru rahatsız edemem.I cannot disturb the doctor at this time.
O bizi her zaman rahatsız ettiği için biz Tom'u rahatsız ediyoruz.We are disturbing Tom because he always disturbs us.
Bu rahatsız edici.This is disturbing.
Mary'yi rahatsız etmeyi severim.I like to annoy Mary.
Bir şey seni rahatsız ediyor mu?Is something bothering you?
O beni rahatsız hissettirir.It makes me feel uncomfortable.
İnsanlar beni o kadar çok rahatsız etti ki, işimi bitiremedim.People bothered me so much that I couldn't finish my work.
Bu yoğun zamanda seni rahatsız ettiğim için üzgünüm.Sorry for bothering you at this busy time.
Göz kendi rahatlık düzeyinin ötesini görmez.The eye doesn't see beyond its own comfort level.
Bizi müziğinle rahatsız ediyorsun.You annoy us with your music.
O, bu gürültü ile bizi rahatsız ediyor.He annoys us with this noise.
Rahat ol.Pace yourself.
Herkes rahatsız görünüyor.Everyone looks uncomfortable.
Çok fazla rahatlamayın.Don't get too comfortable.
Derin bir nefes al ve rahatla.Take a deep breath and relax.
Gözlerini Tom'dan ayırma. Diğer insanları rahatsız edecek bir şey yapmadığından emin ol.Keep your eyes on Tom. Make sure he doesn't do anything to bother other people.
Tom rahat görünüyor.Tom seems comfortable.
Tom rahatlamış görünüyor.Tom looks relieved.
Tom rahatlamış görünüyordu.Tom looked relieved.
"Sizi rahatsız ediyor muyum?" Hayır, hiç de değil""Do I annoy you?" "No, not at all."
Çocuklarım sizi rahatsız ediyorlar mı?Have my kids been annoying you?
Sizi rahatsız ediyor muyum?Am I disturbing you?
Seni rahatsız ediyor muyum?Am I bothering you?
Tom seni rahatsız ediyor mu?Is Tom bothering you?
Her ikimizinde rahat bir şekilde yaşaması için yeterli para kazanıyorum.I make enough money for the both of us to live comfortably.
Özür diledim, bu yüzden beni rahat bırak, tamam mı?I've apologized, so lay off, OK?
Özür diledim, bu yüzden beni rahat bırak.I've apologized, so get off my back.
Rahatlamış görünüyorsun.You look relieved.
Araba sürmek beni rahatlatıyor.Driving relaxes me.
Onlar rahatlamış görünüyor.They look relieved.
Bu beni rahatsız etmiyor.It doesn't annoy me.
O beni rahatsız etmiyor.It doesn't bother me.
Tom rahatsız olmuş görünüyor.Tom seems to be annoyed.
Tom biraz rahatsız gibi görünüyor.Tom seems to be slightly annoyed.
O ses, ilk başta beni rahatsız etti ama şimdi ona alıştım.That sound annoyed me at first, but now I've gotten used to it.
Tom Mary'nin sessizliğinden rahatsız oldu.Tom was annoyed by Mary's silence.
Tom kesintide rahatsız oldu.Tom was annoyed at the interruption.
Tom rahatsız ve kızgın görünüyor.Tom seems uncomfortable and annoyed.
Tom'un yüzünde rahatsız olmuş bir görünüm vardı.Tom had an annoyed look on his face.
Ben Tom'un gergin olacağını düşündüm ama çok rahattı.I thought Tom would be nervous, but he was very relaxed.
İster istemez biraz rahatladım.I can't help but feel a little relieved.
Onun beni ne kadar rahat hissettirdiğini sana söyleyemem.I can't tell you how relieved that makes me feel.
Burada daha rahat olacağımızı düşündüm.I thought we would be more comfortable here.
Burada rahat olacağını düşündüm.I thought you'd be comfortable here.
Kanepe rahatsız edici.The sofa is uncomfortable.
Kanepe rahat değil.The sofa is uncomfortable.
Sadece rahatlayalım.Let's just relax.
Tom'u rahatsız etmek istemiyorum.I don't want to bother Tom.
Rahatlamak istiyorum.I want to let my hair down.
Seni rahatsız etmek istemedim.I didn't want to bother you.
Seni rahatsız etmek istemiyorum.I don't want to disturb you.
Tom'u rahatsız etmek istemedim.I didn't want to disturb Tom.
Rahatsız edilmek istemiyorum.I don't want to be disturbed.