Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizويمكنك فعل أشياء مرحة مثل الرفوف على سطح مكتبك
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsiniz本棚は壊しておきましょう
Ve işte oğlu, Rafe.Rafe. Ralph?
Ve işte raflarda yerini almış.A tady je v regálu.
Ve işte raflarda yerini almış.A takto vyzerá na polici.
Ve işte raflarda yerini almış.A tutaj na sklepowych półkach.
Ve işte raflarda yerini almış.Dan itu dia di atas rak.
Ve işte raflarda yerini almış.Ed eccolo sullo scaffale del negozio.
Ve işte raflarda yerini almış.En hier lig hij in de schappen.
Ve işte raflarda yerini almış.És ez pedig egy áruházi polcon.
Ve işte raflarda yerini almış.Et le voici sur l'étagère.
Ve işte raflarda yerini almış.Iar aici este pe raft.
Ve işte raflarda yerini almış.Ja siellä se on hyllyssä.
Ve işte raflarda yerini almış.그리고 저것은 상품대에 전시된는 것입니다.
Ve işte raflarda yerini almış.Und da steht er im Regal.
Ve işte raflarda yerini almış.Và đó là cái máy ở trên kệ bán hàng.
Ve işte raflarda yerini almış.Y ahí está en la estantería.
Ve işte raflarda yerini almış.А ето го на рафтовете на магазина.
Ve işte raflarda yerini almış.А ось він на прилавку.
Ve işte raflarda yerini almış.А это он на полках магазинов.
Ve işte raflarda yerini almış.וכאן הוא על המדפים.
Ve işte raflarda yerini almış.وها هي على أحد رفوف المتاجر
Ve işte raflarda yerini almış.ありがとう
Ve Orion ise gerçekten bir şey yapabilecek raftan kaldırılmış tek teknoloji.Dan Orion adalah benar-benar salah satu, jika bukan satu-satunya teknologi baru yang dapat melakukan sesuatu.
Ve Orion ise gerçekten bir şey yapabilecek raftan kaldırılmış tek teknoloji.És az Orion igazán az egyik, ha nem az egyetlen, létező technológia, amelyik tud tenni valamit. (Nevetés)
Ve Orion ise gerçekten bir şey yapabilecek raftan kaldırılmış tek teknoloji.오리온은 정말로 거의 유일한 뭔가 실제로 할 수 있는 실질적인 기술이에요.
Ve Orion ise gerçekten bir şey yapabilecek raftan kaldırılmış tek teknoloji.Orion is echt één van de enige, zo niet de enige kant-en-klare technologie die iets zou kunnen doen.
Ve Orion ise gerçekten bir şey yapabilecek raftan kaldırılmış tek teknoloji.Orion jest jedną z niewielu, jeśli nie jedyną dostępną od ręki technologią, która mogłaby coś z tym zrobić.
Ve Orion ise gerçekten bir şey yapabilecek raftan kaldırılmış tek teknoloji.Şi Orion e una din puţinele, dacă nu unica tehnologie disponibilă care ar putea face ceva.
Ve Orion ise gerçekten bir şey yapabilecek raftan kaldırılmış tek teknoloji.Y Orion es verdadamente unas de las únicas, sino la única, tecnologías disponibles que podría hacer algo.
Ve Orion ise gerçekten bir şey yapabilecek raftan kaldırılmış tek teknoloji.И Орион на самом деле одна, если не единственная, готовая технология, которая могла бы помочь.
Ve Orion ise gerçekten bir şey yapabilecek raftan kaldırılmış tek teknoloji."Орион" е наистина един от единствените, ако не и единствената, готова технология, която може да направи нещо.
Ve Orion ise gerçekten bir şey yapabilecek raftan kaldırılmış tek teknoloji.ואוריון הוא באמת אחד מהדברים היחידים, אם לא היחיד, טכנולוגיה מהמדף שיכולה לעשות משהו.
Ve Orion ise gerçekten bir şey yapabilecek raftan kaldırılmış tek teknoloji.唯一の既製技術です
Ve yayınladı. Tozlu raflara kaldırılmadı.그리고 이것을 출판했는 데, 관리 소홀로 분실되었습니다.
Ve yayınladı. Tozlu raflara kaldırılmadı..והוא פרסם זאת. זה לא נגנז ונעלם
Ve yayınladı. Tozlu raflara kaldırılmadı.ونشرها. لم تكن مخفية
Ve yayınladı. Tozlu raflara kaldırılmadı.文献として残されています
Ya da daha önemlisi çocukları günde bir iki öğün yemek yiyebildiği yerel raflara.Ali še pomembneje, v lokalna zavetišča, kjer naši otroci dobijo en do dva obroka dnevno.
Ya da daha önemlisi çocukları günde bir iki öğün yemek yiyebildiği yerel raflara.Atau lebih penting lagi, ke toko-toko lokal, di mana murid-murid kami membeli satu atau dua makanan sehari.
Ya da daha önemlisi çocukları günde bir iki öğün yemek yiyebildiği yerel raflara.더 중요한것은, 아이들이 하루에 한두번은 가는 동네 가게에도 있습니다.
Ya da daha önemlisi çocukları günde bir iki öğün yemek yiyebildiği yerel raflara.Nebo ještě lépe, do vývařoven pro chudé, kde většina z mých dětí dostává jedno až dvě jídla denně.
Ya da daha önemlisi çocukları günde bir iki öğün yemek yiyebildiği yerel raflara.Ou, mais importante, para abrigos locais, onde a maioria dos nossos miúdos obtém uma a duas refeições por dia.
Ya da daha önemlisi çocukları günde bir iki öğün yemek yiyebildiği yerel raflara.Sau, mai important, la adăposturi locale, unde mulți dintre copii iau una-două mese pe zi.
Ya da daha önemlisi çocukları günde bir iki öğün yemek yiyebildiği yerel raflara.Vagy ami még fontosabb, helyi hajléktalan szállókra, ahol a legtöbb diákunk napi 1-2 étkezést kap.
Ya da daha önemlisi çocukları günde bir iki öğün yemek yiyebildiği yerel raflara.Ή πάνω απ' όλα, σε τοπικά καταφύγια, όπου τα περισσότερα απ' τα παιδιά μας τρώνε ένα με δύο γεύματα τη μέρα.
Ya da daha önemlisi çocukları günde bir iki öğün yemek yiyebildiği yerel raflara.Или, что более важно, в местные приюты, где большинство наших ребят едят один или два раза в день.
Ya da daha önemlisi çocukları günde bir iki öğün yemek yiyebildiği yerel raflara.או, חשוב יותר, למקלטים מקומיים, שם רוב הילדים שלנו אוכלים ארוחה אחת או שתיים ביום.
Ya da daha önemlisi çocukları günde bir iki öğün yemek yiyebildiği yerel raflara.أو للأهم، للملاجئ المحلية، حيث يأكل معظم طلابنا وجبة أو اثنتين كل يوم.
Ya da daha önemlisi çocukları günde bir iki öğün yemek yiyebildiği yerel raflara.そこの子供達は毎日1,2度しか食事取れないんだ さらに上を目指すよ
Yani aslında yalnızca bir miktar petrol yakıt olarak rafine edilir.Nie będę pisał tej liczby. Reszta to inne rzeczy.
Yani bütün rafların uzunluğunun toplamı그래서 각 선반의 길이의 합은 12피트가 되야합니다
Yani bütün rafların uzunluğunun toplamıAlso die Länge aller Bretter muss zusammen
Yani bütün rafların uzunluğunun toplamıLængden på alle hylderne skal summe til 12 meter.
Yani bütün rafların uzunluğunun toplamıTakže délka všech polic musí být dohromady 12 metrů. K výrobě spotřebuje vše.
Yani bütün rafların uzunluğunun toplamıTakže dĺžka všetkých políc musí byť dokopy 12 metrov. Na výrobu spotrebuje všetko.
Yani bütün rafların uzunluğunun toplamıДължините на всички рафтове трябва да дадат сбор от 12 фута.
Yeni boyalar almak için bir mağazaya gittim, gözlerimi kapadım ve raflardan boyaları rastgele seçtim.All the paints I grabbed were sort of green.
Yeni boyalar almak için bir mağazaya gittim, gözlerimi kapadım ve raflardan boyaları rastgele seçtim.Poszedłem więc do sklepu kupić nowe farby, zamknąłem oczy i po omacku ściągałem farby z półki.
Yeni boyalar almak için bir mağazaya gittim, gözlerimi kapadım ve raflardan boyaları rastgele seçtim.Поэтому, я пошел в магазин купить новых красок, закрыл свои глаза и случайно набирал краски с полок.