Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.Et vous avez le raffinage et la transformation de ce brut en ce qu'on appelle de l'essence.
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.그 원유를 정제해서 공급받는 게 보통 우리가 휘발유 또는 가솔린이라고 부르는 겁니다.
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.Og du har raffineringen og leveringen af den råolie som det vi kalder benzin.
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.Și avem rafinarea și livrarea petrolului în benzină.
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.Têm o petróleo, a refinação e a sua transformação naquilo a que chamamos gasolina.
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.Và bạn cần lọc và vận chuyển dầu thô thành thứ được gọi là xăng hoặc gasoline.
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.Van a nyersolaj finomítása és szállítása amit benzinnek vagy gázolajnak nevezünk.
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.Y tenemos la refinación y la distribución de ese crudo en lo que llamamos gasolina.
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.Το οποίο υφίσταται κατεργασία και διανομή και παίρνει τη μορφή πετρελαίου ή βενζίνης.
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.И структура для очистки и доставки, превращающая её в бензин, в топливо.
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.След което следва рафиниране и доставка на суровия петрол във вида на това, което наричаме бензин или дизел.
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.ואז אנחנו מזקקים אותו ומקבלים דלק.
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.ولديك تكرير و توزيع النفط الخام كما نسميه بترول أو بنزين .
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.我々はそれをガソリンと呼びます バッテリーはその意味では、原油です
Ve geleceği tahmin etmek için gerekli modeller rafine edilecek kadar veriye sahip değiller.Ed i modelli di cui abbiamo bisogno per prevedere il futuro non hanno sufficienti dati per funzionare.
Ve geleceği tahmin etmek için gerekli modeller rafine edilecek kadar veriye sahip değiller.우리가 미래를 예측하기 위해 필요한 모델은 정교하게 하기엔 자료가 충분하지 않습니다.
Ve geleceği tahmin etmek için gerekli modeller rafine edilecek kadar veriye sahip değiller.Și modelele de care avem nevoie pentru a prezice viitorul nu au suficiente date pentru a le rafina.
Ve geleceği tahmin etmek için gerekli modeller rafine edilecek kadar veriye sahip değiller.Und die Modelle, die wir für Vorhersagen benötigen, haben nicht genug Daten, um sie zu verbessern.
Ve geleceği tahmin etmek için gerekli modeller rafine edilecek kadar veriye sahip değiller.Y las maquetas que se necesitan para predecir el futuro no poseen información suficiente para perfeccionarlos.
Ve geleceği tahmin etmek için gerekli modeller rafine edilecek kadar veriye sahip değiller.Και τα μοντέλα που χρειαζόμαστε για να προβλέπουμε το μέλλον δεν έχουν αρκετά δεδομένα ώστε να τελειοποιηθούν.
Ve geleceği tahmin etmek için gerekli modeller rafine edilecek kadar veriye sahip değiller.А моделите, които са ни нужни, за да предсказваме бъдещето, нямат достатъчно данни, за да навлязат в тънкости.
Ve geleceği tahmin etmek için gerekli modeller rafine edilecek kadar veriye sahip değiller.Модели для прогнозирования будущего не имеют достаточно данных для анализа.
Ve geleceği tahmin etmek için gerekli modeller rafine edilecek kadar veriye sahip değiller.ולמודלים שאנו צריכים כדי לחזות את העתיד אין מספיק נתונים כדי לחדדם.
Ve geleceği tahmin etmek için gerekli modeller rafine edilecek kadar veriye sahip değiller.والنماذج التي نحتاجها للتنبؤ بالمستقبل لا تمتلك البيانات الكافية لتصقلها
Ve geleceği tahmin etmek için gerekli modeller rafine edilecek kadar veriye sahip değiller.モデルを精緻化するための 十分なデータがありません コンピュータの計算能力は
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.A naozaj sme vytiahli z poličky atlas a prevracali sme strany, kým sme tú záhadnú krajinu nenašli.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.A vytáhli jsme atlas z poličky a hledali jsme tak dlouho, než jsme tu mystickou zemi neobjevili.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.Braliśmy z półki atlas, przeglądaliśmy go w poszukiwaniu Maroka.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.E prendavamo l'atlante dallo scaffale e lo sfogliavamo finché trovavamo il paese misterioso.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.És tényleg levettük az atlaszt a pocról, és addig lapoztuk, mígnem ráakadtunk erre a rejtélyes országra.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.그리고 실제로 지도책을 펼쳐봤죠. 그리고 이 미지의 나라를 찾을 때까지 넘겨봤습니다.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.Och vi plockade faktiskt ut en atlas ur bokhyllan, och bläddrade till vi hittade detta mystiska land.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.Şi chiar luam un atlas din raft, şi îl răsfoiam până când găseam această ţară misterioasă.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.Tirávamos o atlas da prateleira e folheávamos até descobrir esse misterioso país.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.Und wir holten den Atlas aus dem Regal und durchblätterten ihn, bis wir dieses mysteriöse Land fanden.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.Và chúng tôi lấy bản đồ khỏi giá, và tìm tới khi chúng tôi thấy được quốc gia bí ẩn đó.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.Και ψάχναμε στους άτλαντες μέχρι να βρούμε αυτή τη μυστηριώδη χώρα.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.Вземахме един атлас от полицата и го разглеждахме докато открием тази мистериозна страна.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.И мы на самом деле брали атлас с полки, и мы всматривались а него пока не находили эту загадочную страну.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.והיינו ממש לוקחים אטלס מהמדף, והיינו מדפדפים עד שהיינו מוצאים את הארץ המיסתורית הזאת.
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.ومن ثم يخرج الاطلس من رف المكتبة .. ويبدأ بالتقليب حتى يجد ذلك البلد الغامض ..
Ve gerçekten de raftan bir atlas alırdık, ve bu gizemli ülkeyi bulana dek sayfaları çevirirdik.この謎の国を見つけるまでページをめくるのでした 見つけると父は
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizAnda dapat bersenang-senang seperti membuat rak di desktop anda.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizE ainda podemos fazer coisas divertidas como fazer prateleiras no desktop. (Risos)
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizEn je kunt er nog steeds geinige dingen mee doen, zoals stapelen op planken naast je bureaublad.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizE puoi ancora fare cose divertenti come creare una mensola.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizÉs még csinálhatsz vicces dolgokat, mint például polcokat az asztalodon.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizEt vous pouvez toujours faire des choses amusantes comme construire une étagère sur votre espace de travail.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsiniz여전히 여러분의 책상 위에서 처럼 재밌게 할 수 있죠.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizMan kan fortfarande göra roliga saker som till exempel hyllor på skrivbordet.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizNadal można się pobawić, np. ustawiając na pulpicie półki.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizPořád můžete dělat zábavné věci, jako třeba vytváření poliček na vaší pracovní ploše.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizȘi tot poți să mai faci chestii nostime cum sunt rafturi pe desktop-ul tău.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizUnd man kann immer noch lustige Sachen auf seinem Desktop machen, z.B. Regale.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizY todavía pueden hacer cosas divertidas, como repisas en su escritorio.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizΚαι ακόμα μπορείτε να κάνετε ωραία πράγματα όπως ράφια στην επιφάνεια εργασίας σας.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizИ все пак можете да правите забавни неща, например да поставяте рафтове на десктопа си.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizИ можете делать развлекательные вещи, вроде того как сделать полки на вашем рабочем столе.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizІ можете робити веселі речі, наприклад, зробити полички на вашому робочому столі.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizועדיין שניתן להשתעשע וליצור מדפים בדסקטופ שלנו.