Ana içeriğe geç
Sözlük

raf ile cümle

raf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Raffaele SandriniRaffaele Sandrini
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.De er altid bekymret over, at de kommer til at miste hyldeplads.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.De oroar sig för att förlora hyllutrymme.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Họ luôn lo lắng họ sẽ sắp sửa mất vị trí của họ
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Ils ont toujours peur de perdre de la place en rayons.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.그들이 진열대 공간을 잃을 것이라고 생각하지요.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Mají strach, že ztratí svoje místo v regálech.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Majú strach, že stratia svoje miesto v regáloch.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Martwi ich mniejsza zawartość półek.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Mereka selalu khawatir mereka akan kehilangan ruangan rak.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Mindig amiatt aggódnak, hogy polchelyet fognak veszíteni.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Pensano sempre che avranno scaffali spogli.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Preocupa-as a ideia de perder espaço nas prateleiras.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Se preocupan por perder espacio en el anaquel.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Sie machen sich immer Sorgen, dass Sie Regalfläche verlieren.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Sunt mereu îngrijorați că vor pierde locuri pe raft.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Ze zijn bang dat ze schapruimte gaan verliezen.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Ανησυχούν ότι θα χάσουν χώρο στα ράφια τους.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Винаги се тревожат, че ще изгубят пространство по полиците.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Вони бояться втратити полиці в магазині.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.Они всегда боятся потерять место на полках.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.הם תמיד מודאגים שהם יאבדו שטחי מדף.
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.انهم دائما قلقون من خسارة مساحة الارفف
Raf hacimlerini kaybetmekten endişeleniyorlar.心配していますが 実際によく見られる傾向にあるのは
Rafineri 3.25 dolar kazanır, şimdi benzini taşımamız gerekiyor.Rafineria bierze 3,25. Teraz trzeba przewieźć tę benzynę.
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Rafi YanaiRafi Yanai
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.A polcon sorakozó győzelmi serlegek nem tudják megnyerni a holnapi mérkőzést.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.De skinnende trofæer på vores hylde kan aldrig vinde morgendagens kamp.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.Die glänzenden Trophäen in unseren Regalen werden niemals das Spiel von morgen gewinnen.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.I trofei scintillanti sui nostri scaffali non potranno mai vincere la partita di domani.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.절대로 내일의 승리를 할수없죠.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.Les trophés brillants sur nos étagères ne peuvent jamais nous faire gagner le match de demain.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.Los trofeos brillantes en nuestras repisas nunca podrán ganar el juego de mañana
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.Lśniące trofea na półkach nigdy nie wygrają jutrzejszej walki.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.Những chiếc cúp sáng bóng trên kệ không giúp ta thắng trận đấu của ngày hôm sau.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz."Os troféus nas prateleiras nunca podem ganhar o jogo de amanhã.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.Piala berkilau di rak tidak akan pernah memenangkan pertandingan kelak.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.Trofeele strălucitoare de pe rafturile noastre nu o să câştige niciodată meciul de mâine.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.Žiarivé trofeje na našich poličkách nám nikdy nemôžu vyhrať zajtrajší zápas.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.Τα αστραφτερά τρόπαια στα ράφια μας ποτέ δεν μπορούν να κερδίσουν τον αυριανό αγώνα.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.Блестящите трофеи по нашите полици никога не могат да спечелят утрешна игра.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.Сияющие трофеи на полках никогда не помогут выиграть игру завтра.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz."לעולם לא ינצחו את משחק המחר.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.لا يمكن أن تكسب لعبة يوم غد.
Raflarımızdaki parlak ödüller, yarın'ın oyununu asla kazanamaz.よくわかっているのだ いつも勝利のチャンスは転がっている
Raftan 1900'lü yýllardan kalma bir kitap çýkarttým ve dedim ki, burasý ilahi derecede sýradýţý bir yer.1900년대에 나온 책을 꺼내서 보여주면서 "여기는 아주아주 특별한 곳이야" 라고 했었어요
Raftan 1900'lü yýllardan kalma bir kitap çýkarttým ve dedim ki, burasý ilahi derecede sýradýţý bir yer.Wyciągnąłem z półki książkę, która była z 1900 r. I pokazałem mu ją, a on powiedział: "To niezwykłe miejsce".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod