Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.Na srečo je bilo deževja v maju veliko, zato so se rezervoarji dovolj napolnili in načrti ustavili.
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.Našťastie máj bol daždivý, nádrže sa dostatočne naplnili a plány odložili.
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.Onneksi toukokuussa satoi paljon, joten vesivarastot täyttyivät riittävästi ja suunnitelmat hyllytettiin.
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.Rezervoarele care asigură apa potabilă pentru oraşul Istanbul erau umplute la 28% din capacitate.
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.За щастие месец май бе дъждовен, водохранилищата се напълниха достатъчно и тези планове бяха отложени.
Neyse, ofiste buna baktım, her zaman olduğu gibi rafta duruyordu, ve neden hiç açmadığımı düşündüm.Acum, mă uitam la ea, era în biroul meu, cum este întotdeauna pe raft, şi mă gândeam, de ce nu am deschis-o?
Neyse, ofiste buna baktım, her zaman olduğu gibi rafta duruyordu, ve neden hiç açmadığımı düşündüm.Ahora, estaba mirándola, en mi oficina, siempre está en la repisa. Y pensaba, ¿por qué no la he abierto?
Neyse, ofiste buna baktım, her zaman olduğu gibi rafta duruyordu, ve neden hiç açmadığımı düşündüm.Az irodámban volt a polcon, mint mindig, és azon gondolkodtam, miért is nem nyitottam még ki?
Neyse, ofiste buna baktım, her zaman olduğu gibi rafta duruyordu, ve neden hiç açmadığımı düşündüm.Ik keek ernaar, ze stond op kantoor, op het rek, zoals steeds, en ik dacht: waarom heb ik ze niet geopend?
Neyse, ofiste buna baktım, her zaman olduğu gibi rafta duruyordu, ve neden hiç açmadığımı düşündüm.Katselin tätä toimistossani, jonka hyllyllä se aina on ja mietin, miksi en ole ikinä avannut sitä?
Neyse, ofiste buna baktım, her zaman olduğu gibi rafta duruyordu, ve neden hiç açmadığımı düşündüm.전 이 상자를 사무실 선반위에 올려놓고 쳐다보죠 그리고 왜 제가 저걸 안열어봤을까 생각했었죠
Neyse, ofiste buna baktım, her zaman olduğu gibi rafta duruyordu, ve neden hiç açmadığımı düşündüm.La guardavo, era nel mio ufficio, sullo scaffale, come sempre, e pensavo: "Perché non l'ho mai aperta?"
Neyse, ofiste buna baktım, her zaman olduğu gibi rafta duruyordu, ve neden hiç açmadığımı düşündüm.Trzymam na półce i zastanawiam się, dlaczego jej nie otwieram.
Neyse, ofiste buna baktım, her zaman olduğu gibi rafta duruyordu, ve neden hiç açmadığımı düşündüm.Гледах я, беше в офиса ми, както винаги на рафта, и си мислех защо не съм я отворил досега?
Neyse, ofiste buna baktım, her zaman olduğu gibi rafta duruyordu, ve neden hiç açmadığımı düşündüm.הסתכלתי על זה, כשהייתי במשרד שלי, כי זה תמיד על המדף שם וחשבתי, למה לא פתחתי את זה?
Neyse, ofiste buna baktım, her zaman olduğu gibi rafta duruyordu, ve neden hiç açmadığımı düşündüm.والآن ، وكنت أبحث في هذا ، كان في مكتبي ، كما هو الحال دائما على الرف ، وكنت أفكر ، لماذا لم أقم بفتحه؟
Neyse, ofiste buna baktım, her zaman olduğu gibi rafta duruyordu, ve neden hiç açmadığımı düşündüm.これを見て どうして開けてしまわないんだろうと思いました どうしてずっと取ってあるのか? 私は家に何でもため込むタイプではありません
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Dia menurunkan volume coklat berat dari rak nya.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi."Eglow、Eglonitz - ここで我々は、Egriaです。それがドイツ語圏の国になって - IN
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.El a luat jos un volum ridicat de la maro rafturi lui.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Ele tirou um volume pesado marrom de suas prateleiras.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Er nahm einen schweren braunen Band aus seinen Regalen.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Hän otti alas raskas ruskea määrä hänen hyllyiltä.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Han tog ned en tung brun volumen fra sine hylder.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Han tog ner en tung brun volym från sina hyllor.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Hij pakte een zware bruine volume uit zijn schappen.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Il descendit un gros volume brune de ses rayons.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.그는 선반에서 무거운 갈색 볼륨을 내려했다.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Ông đã lấy xuống một khối lượng nặng màu nâu khỏi các kệ hàng của mình.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.On zdjął ciężki brązowy głośności z jego półki.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Prese un volume pesante marrone dai suoi scaffali.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Sacó un gran volumen marrón de sus estantes.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Vett le egy nagy, barna kötetet a polcokon.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Vzal ťažkú hnedú objem od jeho police.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Vzal těžkou hnědou objem od jeho police.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Vzel navzdol težke rjave obseg iz njegove police.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Πήρε κάτω ένα βαρύ καφέ όγκο από τα ράφια του.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Він зняв важкий коричневий об'ємом від своїх полицях.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Он снял тяжелый коричневый объемом от своих полках.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.Той пое тежък кафяв обем от рафтовете си.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.הוא הוריד נפח חום כבד מן המדפים שלו.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.تولى بانخفاض حجم الثقيلة البني من ارفف متجره.
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."A, este în bibliotecă pe al doilea raft, în spatele enciclopediei."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Åh, det er i biblioteket på anden hylde, bag leksikonet."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."¡Ah!, está en la biblioteca: segundo estante, detrás de la enciclopedia".
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Eh, det är i biblioteket på andra hyllan, bakom encyklopedin."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Está na biblioteca, na segunda estante, atrás da enciclopédia."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Je v knihovně, na druhé polici, za tou encyklopedií."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."아, 그거는 서재 두번째 책장 안의 백과사전 뒤에 있단다."라고요.
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Ó, a könyvtárszobában a második polcon van a lexikon mögött."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Oh, dans la biliothèque sur la deuxième étagère, derrière l'encyclopédie."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Oh, die ligt in de bibliotheek op de tweede plank, achter de encyclopedie."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Oh, es ist in der Bibliothek, zweites Regal, hinter der Enzyklopädie."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Oh, nella libreria sul secondo scaffale, dietro l'enciclopedia."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Ồ, nó ở trong phòng đọc trên giá thứ hai, đằng sau cuốn bách khoa toàn thư."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Se on kirjahyllyssä tietosanakirjan takana."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."W bibliotece, na półce, za encyklopedią".
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Ω, είναι στη βιβλιοθήκη στο δεύτερο ράφι, πίσω από την εγκυκλοπαίδεια."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Ами в библиотеката е, на втория рафт зад енциклопедията."
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."О, оно в библиотеке на второй полке, за энциклопедией".