Ana içeriğe geç
Sözlük

raf ile cümle

raf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.Я отложил его на полку и сделал другой фильм про большой корабль, который тонет.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.אז, דחפתי את זה למגירה, ועשיתי איזה סרט אחר על ספינה גדולה ששוקעת.
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.لذا فقد أجلت ذلك , وقمت بالعمل على ذلك الفلم الذي تغرق فيه سفينة كبيرة .
Bende rafa koydum ve batan büyük bir gemi hakkındaki diğer filmi yaptım.(笑)
Ben de Rafe.Euh, non.
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;(13:10) из колена Вениаминова Фалтий, сын Рафуев,
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;af Benjamins Stamme Palti, Rafus Søn,
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;av Efraims stam: Hosea, Nuns son;
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;Az Efraim nemzetségébõl Hósea, a Nún fia.
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;da tribo de Benjamim, Palti, filho de Rafu;
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;de la tribu de Benjamín, Palti hijo de Rafú
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;Efraimin sukukunnasta Hoosea, Nuunin poika,
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;for Benjamins stamme Palti, Rafus sønn,
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;베냐민 지파에서는 라부의 아들 발디요
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;Palti, der Sohn Raphus, des Stammes Benjamin;
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;Palti, de zoon van Rafu, uit de stam Benjamin;
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;pentru seminţia lui Beniamin: Palti, fiul lui Rafu;
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;per la tribù di Beniamino, Palti figlio di Rafu
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;pour la tribu de Benjamin: Palthi, fils de Raphu;
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;về chi phái Bên-gia-min, Phan-thi, con trai của Ra-phu;
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;về chi_phái Bên-gia-min , Phan-thi , con_trai của Ra-phu ;
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;za pokolenie Efraimovo Hozeáš, syn Núnov,
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;za rod Benjaminov Palti, sin Rafujev;
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;Z pokolenia Benjaminowego Falty, syn Rafuów.
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;Z pokolení Efraim Ozeáš, syn Nun;
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;εκ της φυλης Βενιαμιν, Φαλτι ο υιος του Ραφου
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;от Вениаминовото племе, Фалтий Рефуевият син;
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;למטה בנימן פלטי בן רפוא׃
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;من سبط بنيامين فلطي بن رافو.
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;屬 便 雅 憫 支 派 的 、 有 拉 孚 的 兒 子 帕 提
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti;屬便 雅憫 支派 的 、 有 拉孚 的 兒子 帕提
Beş ay erken doğmuştu. Fakat ana rahminden çıkarıldığında Rafe hiç ses çıkarmamıştı.Rafe n"émit aucun son lorsqu'il fut forcé d"émerger de la chaleur de son cocon amniotique.
Bir harita oluşturmak istiyordum. Haritanın ilk bölümü petrolü topraktan çıkardığımız yer yani rafineriydi.A to co jsem chtěl udělat bylo zmapovat cyklus, kde je těžba, kde se ze země berou suroviny.
Bir harita oluşturmak istiyordum. Haritanın ilk bölümü petrolü topraktan çıkardığımız yer yani rafineriydi.Ceea ce vreau să fac este să trasez o hartă a extracţiei petrolului din pământ, a rafinării acestuia.
Bir harita oluşturmak istiyordum. Haritanın ilk bölümü petrolü topraktan çıkardığımız yer yani rafineriydi.Tôi muốn đánh dấu những vòng cung khai thác dầu, nơi mà người ta lấy lên từ lòng đất. tinh luyện.
Bir harita oluşturmak istiyordum. Haritanın ilk bölümü petrolü topraktan çıkardığımız yer yani rafineriydi.Vad jag vill göra är att så att säga kartlägga hur vi tar olja, var vi borrar upp den från marken, förädling.
Bir harita oluşturmak istiyordum. Haritanın ilk bölümü petrolü topraktan çıkardığımız yer yani rafineriydi.Онова, което искам да направя, е един вид карта, че има извличане, откъде го вземаме от земята, рафиниране.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Ai đó đã lấy một chai Tylenol cho thuốc độc vào, đậy nắp lại, đặt nó trở lại trên kệ
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Alguém pegou numa garrafa de Tylenol, colocou veneno, fechou-a, pô-la novamente na estante.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Alguien tomó una botella de Tylenol, puso veneno en ella, la cerró y volvió a ponerla en el estante.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Cineva a luat o sticlă de Tylenol, a pus otravă în ea, a închis-o la loc, a pus-o înapoi pe raft.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Iemand nam een flesje Tylenol, deed er vergif in, sloot het weer, en zette het terug op de plank.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Irgendjemand nahm eine Flasche Tylenol, füllte Gift hinein, verschloss sie und stellte sie wieder ins Regal.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.독을 탄후, 병을 다시 닫고 진열대에 다시 올려 놓은 거죠.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Ktoś wziął butelkę Tylenolu, włożył do niej truciznę, zamknął, i odłożył na półkę.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Niekto vzal fľašku Tylenolu, dal do nej jed, zavrel ju a položil naspäť do regálu.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Qualcuno prese un flacone di Tylenol, vi mise del veleno, lo chiuse, e lo rimise sullo scaffale.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Quelqu'un a pris une bouteille de Tylenol, a mis du poison dedans, l'a refermée, l'a remise dans le rayon.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Seseorang mengambil botol Tylenol, memasukkan racun kedalamnya, menutupnya dan mengembalikannya ke rak.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Valaki fogott egy Tylenol-os üveget, mérget tett bele, lezárta, visszatette a polcra.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Κάποιος πήρε ένα μπουκάλι Τάιλενολ, έβαλε δηλητήριο μέσα, το έκλεισε, και το ξαναέβαλε στο ράφι.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Кто-то взял бутылку Тайленола, добавил туда яд, упаковал заново и положил на прилавок.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.Някой взима бутилка Tylenol, добавя отрова в нея, затваря я и я поставя обратно на рафта,
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.שם בתוכו רעל, סגר והחזיר למדף.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.وضع فيها سما، أغلقها، أرجعها على مكانها بالرف.
Birileri bir şişe Tylenol alıyor, içini zehir doldurup, rafa geri koyuyor.それを誰かが購入し 死亡しました
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaAligator stuff'd i innych skór ryb chorych kształcie oraz o jego półki
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaAligator stuff'd, in druge kože slabega v obliki ribe, in o njegovem police
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaAlligaattori stuff'd, ja muut nahat huonon muotoinen kaloja, ja hänen hyllyt
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaAlligator stuff'd a ďalšie skiny zlého tvaru ryby a na jeho policiach
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod