Ana içeriğe geç
Sözlük

radyo ile cümle

radyo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, ortaya çıkmış ilginç bir ikon -- bunları hatırlarsınız: radyoaktif serpinti sığınakları.And this is an interesting icon that happened -- you remember these: fallout shelters.
Yaşam ve radyoaktif çekirdek arasındaki bağ apaçıktır.Connection between life and radioactive nuclei is straightforward.
Çünkü o sistemlerdeki radyoaktif madde oranını bilmeniz gerekir.Because you have to know how much of radioactive element you have in those systems.
Uzaylılar keşfetmenin bir yolu, radyo teleskopunuzu ayarlayıp, sinyallere kulak vermek.The one way to discover about aliens is to tune your radio telescope and listen to the signals.
Bir tanesi. teknetyum, yarı ömrü 4.2 milyon yıl olan radyoaktif bir element.One is, for instance, technetium is a radioactive element with a decay time of 4.2 million years.
Radyo sinyallerinden gelmeyecek.It will not come from radio signals.
İlk problem için, bir radyoaktif maddenin saatte %3.5 oranında azaldığını varsayalım.So this first problem, suppose a radioactive substance decays at a rate of 3.5% per hour.
Ve inersiniz. Yüzeyle, köhne bir radyo dışında, hiç bağlantı yoktur.There's no connection to the surface apart from a pretty funky radio.
Radyo dalgaları.Radio waves.
Bulduğun bu radyo dalgalarının anlamı ne ki?What's the point of these radio waves that you've found?"
Ve yaptıkları da bu oldu, Radyo. icat edilen buydu.And that's what they do, radio. That's what they discovered.
Onlar radyo vericisi yapmıyorlar.They're not building transmitters.
Radyolarda hep Beatles çalıyordu.On the radio [unclear], they were very popular.
Bu ţarkýyý konserlerde çalmýyorum ve radyoda her duyduđumda üzülüyorumThat song I no longer play at shows and I cringe every time it's on the radio
Radyoyu kapatabilir msiniz?Could you switch off the radio?
Neden her aksam radyodaki haberlerdeWhy is it, on the radio news every evening,
Yani bu radyo kadranında doğru istasyonu seçmeye çok benziyor.So this is very much like choosing the correct station on the radio dial.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.They report at just 37 percent of stories in print, TV and radio.
Ayrıca Ulusal Kamu Radyosundaki bir editörle ulusal bazda tartışılan bir hikayeyi ele aldı.And she worked with an editor at National Public Radio to try to get a story aired nationally.
-Söyle ona radyosunu kapatsın.You're a funny guy, man.
-Emredersiniz. Radyosunu kapatsın.I'm not taking no death letter.
Abdi, radyonu kapatmalısın.We have a deal. I'll give it to you back in an hour. Blackburn, you okay?
Bir düşünün; araç radyo sinyali aldığında yazılım tarafından işlenir.Think about it. When a car receives a radio signal, it's processed by software.
Birisi P25 radyo.One is P25 radios.
Tam olarak telefon değil aslında daha çok alıcı/verici radyo.It's not really a phone. It's more of a two-way radio.
Gidip araba radyosu falan çalsanýza.Look, shouldn’t you lot be off nicking car stereos or something?
Hayır .. Bir radyo.No...a radio.
Bu sabah tren gelirken onun radyo 4 şey dinledim.I listened to his Radio 4 thing this morning on the way in on the train.
Tesla'nın kendine ait 700'ü aşkın patenti var: radyo, kablosuz telgraf, uzaktan kumanda, robotik.Tesla has over 700 patents to his name: radio, wireless telegraphy, remote control, robotics.
Bu yüzden 5 sene boyunca hiç bir şey okumadım ne gazete, ne radyo,ne televizyon.So for five years I have not read anything - no newspaper, no radio, no television.
Babam BBC Haber kanalını dinliyordu; o ufak, gri radyosundan.My father was listening to BBC News on his small, gray radio.
Radyo paraziti gibi, öylesine düzensiz bir çınlama ki.It's white noise; it's such a chaotic ringing.
(Radyo haber yayını) Binlerce çocuk, LRA isyancıları tarafından kaçırıldı.(Radio newscast) Thousands of children have been abducted by LRA rebels.
Ben KPBS, Watchdog Enstitüsü ve Radyo Netherlands Worldwide adına, Joanne Faryon.For KPBS, the Watchdog Institute and Radio Netherlands Worldwide, I'm Joanne Faryon.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.And in this community, we didn't have a television; we didn't have computers, obviously, radio.
Ben arabada radyo varken büyüdüm.I grew up with a radio in a car.
Hiç umurumda bile değildi -- Bir radyo programım vardı,I didn't care about -- I had a radio show,
"Riverwalk" isminde bir radyo programım var,I have a radio show on public radio, "Riverwalk,"
Biliyor musun, bugün radyoda bana seni hatırlatan bir şarkı duydum.You know, today i heard a song on the radio that reminded me of you:
Bunları radyoloji uzmanlarının yaptığı günleri düşünün.Imagine the days when we had radiologists doing this.
Radyo dalgaları yok, bu yüzden sesle iletişim kurmak zorundayız.There's no radio waves so we have to communicate with sounds.
Ve askerlere gittim ve 300 radyo istasyonunu kullanma izni istedim.So I went to the military and asked to borrow 300 radio stations.
"Tamam, bütün radyo istasyonlarını, hatta televizyon istasyonlarını kullanabilirsin."Okay. You can use all the radio stations, television stations."
Ben Graham Dewyea, InLight Radyonun kurucusu ve Galaktik Ailemiz adlı programın sunucusuyum.Hello. I'm Graham Dewyea, founder of InLight Radio and host of the radio program
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.But as they went out of the room, he turned on the radio that was sitting on his desk.
Ve radyo dalgaları sınırlı.And radio waves are limited.
Ve radyo dalgaları var, az önce bahsettiğim sorunlara sahipler.And in the middle there, we have this visible light spectrum.
Çocukken bana radyo, telefon ve bunun gibi şeyler getirir, onların içini açardı.As a kid I saw him come over to me with radios and telephones and all sorts of things.
Ve roketin en uç noktasında içinde iki tane radyo bulunan gümüş bir top vardı.And packed in its nose was a silver ball with two radios inside.
Radyo sinyallerini şu anda... ...aldığımız uygarlıklar.We care about the ones that their radio signatures are recieving us now.
Radyonuz her zaman o klasik müzik kanalında.You adore classical music. Your FM is always on that classical dial.
TV kameraları, mönitörler, sinir bozucu radyo mikrofonları gibiler.They look like TV cameras, monitors, annoying radio mics.
Diğer içerik piyasaları olan kitap yayıncılığı ve radyo da yükselişte.Other content markets like book publishing and radio are also up.
Aranızda Studs Terkel'i bilecek kadar yaşlı olan var mı, o eski radyo adamını?Anybody out here old enough to know Studs Terkel, that old radio man?
Uçak ve radyo bizi bir araya getirdi.The aeroplane and the radio have brought us together.
Malcolm birini gönderip bir radyo getirtti ve radyoyu fişe taktık ve dinlemeye başladık.Malcolm sent somebody to get a radio out of the back and we plugged in the radio and
Radyo spikeri dedi ki: " Tekrarlıyoruz.listened and the announcer was saying,
[ radyo yayını ][radio broadcast]
Radyoyu açtım, o sırada aklımdan bir önceki gece olanlar geçiyordu.And I clicked the radio on, as I stood there, thinking about what had happened the night before.
Getirdiğimiz radyo alıcısı kaynağı tam olarak gösteriyordu.Radio's scanner we brought to the whole pic that decidedly ? the source.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
radyo ile cümle - Sayfa 13 - radyo kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App