radyasyonu ile cümle
radyasyonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
1947'de, senkrotron radyasyonu 70 MeV elektron senkrotron ile General Electric'te keşfedildi.ثم اكتشف الإشعاع السنكروتروني سنة 1947 بطاقة 70 MeV في شركة جنرال إلكتريك.
Bunlar bizim bugün kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu (CMBR) olarak tespit ettiğimiz ışık özleridir.وهذه الفوتونات هي التي تشكل اليوم إشعاع الخلفية الميكروني الكوني CMBR.
Yayılan 241 Am’nin radyoaktif enerjisini % 1’i gama radyasyonudur.حوالي 1% من انبعاث الطاقة المشعة لأمريسيوم-241 هي أشعة جاما.
Ortamla etkileştiklerinde, Çerenkov radyasyonu denilen bir kısık ışık üretilirler.وبما أنها تتفاعل مع وسطها فإنها تولد ضوءا خافتا يسمى إشعاع شيرنكوف.
Bu eğimli hareketin ivmesi elektronun synchrotron radyasyonu formunda enerji ışımasını içerir.يحرض هذا التسارع من حركة التقوس الإلكترون بأن يشع طاقة على شكل إشعاع سنكروتروني.
Aktinometre, radyasyonun ısıtma gücünü ölçer.لذا يتم تحديد درجة الحرارة عن طريق قياس الإشعاع.
1947'de, senkrotron radyasyonu 70 MeV elektron senkrotron ile General Electric'te keşfedildi.Em 1947, a radiação síncrotron foi descoberta com um elétron síncroton de 70 MeV pela General Electric.
Dünyanın yüzeyinden gözlemlenen kozmik radyasyonun yarısından fazlası muonları içerir.Mais da metade da radiação cósmica observada na superfície da terra consiste de múons.
Bu eğimli hareketin ivmesi elektronun synchrotron radyasyonu formunda enerji ışımasını içerir.A aceleração deste movimento em curva induz um elétron a irradiar energia na forma de radiação síncrotron.
Elektronun ivmesi Bremsstrahlung radyasyonunun salınımı ile sonuçlanır.A aceleração do elétron resulta na emissão da radiação Bremsstrahlung.
Bu radyasyonun frekans aralığı merkez nesnenin kütlesine bağlıdır.A faixa de frequência desta radiação depende do corpo central.
Ortamla etkileştiklerinde, Çerenkov radyasyonu denilen bir kısık ışık üretilirler.A medida que interagem com o meio, eles geral uma luz fraca denominada radiação Cherenkov.
Aktinometre, radyasyonun ısıtma gücünü ölçer.Stralingsmeters kunnen radioactiviteit meten.
Orada Victor Hess’in keşfettiği uzay radyasyonu hakkında büyük çalışmalar yaptı.Onafhankelijk van Victor Franz Hess deed hij onderzoek naar ioniserende straling uit de ruimte.
Bu duruma dönemsel düşük güneş radyasyonu ve artan volkanik faaliyetlerin neden olduğu öne sürülmüştür.Deze periode kenmerkte zich door minder zonnestraling en verhoogde vulkanische activiteit.
Bu radyasyon Hawking radyasyonu olarak bilinir.Denna strålning kallas idag Hawkingstrålning.
Son günlerdeki kozmik özgeçmiş radyasyonunun ölçümleri bu senaryo için ilk kanıtla sonuçlandı.Nya mätningar av den kosmiska bakgrundsstrålningen har resulterat i det första beviset för detta scenario.
Sonradan, sıradan bir kara delikten yayılan Hawking radyasyonu, beyaz delik ışıması olarak tanımlandı.Hawkingstrålning från ett vanligt svart hål kan sedan identifieras med vita håls emission.
Termodinamik dengede boşluk (kavite) radyasyonu tam olarak Plank kanununa uyar.В термодинамічній рівновазі випромінювання порожнини буде точно підпорядковуватися закону Планка.
Son günlerdeki kozmik özgeçmiş radyasyonunun ölçümleri bu senaryo için ilk kanıtla sonuçlandı.Nedávná měření kosmického záření vedly k prvnímu důkazu tohoto scénáře.
Raman şunu belirtir ki; ‘’Yeni radyasyonun çizgi spektrumu ilk defa 28 Şubat 1928 de görüldü.’’Raman uvedl že spektrum nového záření spatřili poprvé 28. února 1928.
Sonradan, sıradan bir kara delikten yayılan Hawking radyasyonu, beyaz delik ışıması olarak tanımlandı.Hawkingovo záření z běžné černé díry je pak ztotožněno s emisemi bílé díry.
Büyüyen disklerin, gözlemlenen ultraviyole radyasyonunun kaynağı olduğuna inanılıyor.Akreční disk se považuje za zdroj u nich pozorovaného ultrafialového záření.
Raman şunu belirtti; ‘’Yeni radyasyonun çizgi spektrumu ilk defa 28 Şubat 1928 de görüldü.’’Raman uvádí, že "linku spektra nového zaření poprvé pozoroval v únoru 1928.
Bu radyasyonun frekans aralığı merkez nesnenin kütlesine bağlıdır.Frekvence tohoto záření závisí na centrálním objektu.
Bu, maddedinin, radyasyonun ve yerçekimsel olmayan kuvvet alanının bir özelliğidir.Je to atribut hmoty, záření a negravitačních silových polí.
Yıllarca yaydığı radyasyonun etkileri tartışıldı.Rozsáhlé oblasti byly zamořeny radiací na desítky let.
Bulutlar büzüldükçe, moleküllerin yoğunlukları artar ve emilmiş radyasyonun kaçışını daha da zorlaştırır.Jak se však mračno smršťuje, koncentrace molekul roste a postupem času začne bránit unikání záření.
3 güneş kütlesi kütle-çekim radyasyonuna dönüştü.Prostor se díky tomu mění v trojpaprsčitou radiální centrálu.
Bu radyasyon Hawking radyasyonu olarak bilinir.Această radiație este denumită radiație Hawking.
1947'de, senkrotron radyasyonu 70 MeV elektron senkrotron ile General Electric'te keşfedildi.1947-ben felfedezték a szinkrotronsugárzást a General Electric 70 MeV-os szinkrotronjában.
Son günlerdeki kozmik özgeçmiş radyasyonunun ölçümleri bu senaryo için ilk kanıtla sonuçlandı.A kozmikus háttérsugárzás legújabb méréseinek eredménye az első bizonyíték erre a forgatókönyvre.
Bu radyasyon Hawking radyasyonu olarak bilinir.Ezt a sugárzást „Hawking-sugárzásnak” nevezik.
Bu radyasyon Hawking radyasyonu olarak bilinir.Tätä säteilyä kutsutaan nykyään Hawkingin säteilyksi.
Bu da şu anda gözlediğimiz mikrodalga uzay radyasyonunu oluşturmaktadır.Tämä säteily muodostaa nykyisin havaittavan kosmisen taustasäteilyn.
Gerard ‘t Hooft bu paradoktan rahatsız olmuş ve Hawking radyasyonu yayılımını daha detaylı incelemiştir.Θορυβημένος από αυτό το παράδοξο, ο Γκέραρντ 'τ Χοφτ ανέλυσε λεπτομερέστερα την εκπομπή ακτινοβολίας Χώκινγκ.
Yıllarca yaydığı radyasyonun etkileri tartışıldı.Οι ακτίνες Χ μπορεί να συνεχίσουν να εκλύονται επί πολλά χρόνια.
Radyasyonu emmez ve radyasyona karşı dayanıklıdır.Ανακάλυψε ότι η ακτινοβολία παρέμεινε σταθερή.
Ortamla etkileştiklerinde, Çerenkov radyasyonu denilen bir kısık ışık üretilirler.Μόνο με αρκετά επιταχυμένα φορτία γίνεται ορατή η ακτινοβολία Τσερενκόφ.
Bu güçler sadece sarı bir güneşin radyasyonu etkisinde ortaya çıkıyordu.Men strålingen fra Jordens unge, gule sol var tilstrekkelig.
1947'de, senkrotron radyasyonu 70 MeV elektron senkrotron ile General Electric'te keşfedildi.Pada tahun 1947, radiasi sinkrotron ditemukan menggunakan sinkrotron elektron 70 MeV di General Electric.
Sonradan, sıradan bir kara delikten yayılan Hawking radyasyonu, beyaz delik ışıması olarak tanımlandı.Radiasi Hawking dari sebuah lubang hitam biasa ini kemudian diidentifikasi dengan emisi lubang putih .
Elektronun ivmesi Bremsstrahlung radyasyonunun salınımı ile sonuçlanır.Percepatan elektron menghasilkan pancaran radiasi Bremsstrahlung.
Son günlerdeki kozmik özgeçmiş radyasyonunun ölçümleri bu senaryo için ilk kanıtla sonuçlandı.Những khảo sát gần đây về bức xạ nền vi sóng vũ trụ cho kết quả về chứng cứ đầu tiên của kịch bản này.
Bu radyasyon Hawking radyasyonu olarak bilinir.この放射がホーキング放射であるとされる。
Buna rağmen, radyasyonun etkisiyle yanlış komutlar alan araç, Io ayının birçok resmini kaybetmiştir.しかし、放射線により誤ったコマンドを画像旋光計が受信したことで、イオの画像の多くが失われた。
Gerard ‘t Hooft bu paradoktan rahatsız olmuş ve Hawking radyasyonu yayılımını daha detaylı incelemiştir.このパラドックスの困難に直面し、ヘーラルト・トホーフトはホーキング放射をより詳細に解析した。
UV radyasyonunun sebep olduğu radikal tepkimelerle ciltte Vitamin D üretilir.紫外線放射によって引き起こされるラジカル反応により、皮膚上にはビタミンDが作りだされる。
Kozmik mikrodalga geri plan radyasyonu.宇宙マイクロ波背景放射のピーク。
IR bandındaki radyasyonun da zararsız olduğu kabul edilir.X線の放射も危険である。
Bu sırada oyuklarda, radyasyonun tamamı tutulmuş olur.この場合も輻湊は保たれる。
Bu enerjinin 527 vattı kızılötesi radyasyon, 445 vattı görünür ışık ve 32 vattı ultraviyole radyasyonudur.其中有527瓦的能量是紅外線、445瓦是可見光,而32瓦的能量是紫外線。
İyonlaştırıcı olmayan radyasyonun farklı türleri, farklı biyolojik etkiler gösterir.不同的非电离輻射可產生不同之生物學作用。
Dünyanın yüzeyinden gözlemlenen kozmik radyasyonun yarısından fazlası muonları içerir.在地球表面觀測到的宇宙線,超過半數是緲子。
Kızılötesi civarında bulutlar daha koyu görünür çünkü su bu dalgaboyunda solar radyasyonu emer.在近紅外線看,雲會更為黑暗,因為水會吸收這些波長的太陽輻射。
Bu radyasyon Hawking radyasyonu olarak bilinir.這輻射程序稱為霍金輻射。
Bulutlar büzüldükçe, moleküllerin yoğunlukları artar ve emilmiş radyasyonun kaçışını daha da zorlaştırır.구름이 수축하면서 분자의 개수 밀도는 증가하며, 방출되는 방사선이 탈출하기 어렵게 만든다.
İlk görevi uçuş esnasında uzay gemisinin içindeki radyasyonu karakterize etmekti.첫 번째 역할은 항행하는 동안 우주선 내의 광범위한 방사선 환경을 특성화시키는 것이다.
Düşük seviye radyasyonun sonuçları sıklıkla radyolojik olma yerine psikolojiktir.저수준 방사선은 방사성 물질에 의한 것보다는 종종 심리적인 면에 영향을 준다.
Radyasyonu motorun dışındaki radyasyon pirometresine iletmek için lif kullanılır.휴대용 이외의 라디오 AM수신기에 가변용량형 공기축전기가 사용된다.
İlgili Sayfalar