Ana içeriğe geç
Sözlük

radyasyon ile cümle

radyasyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer birçok mürettebat da izin verilen seviyeleri aşan dozlarda radyasyon aldı ve tıbbi tedavi gördü.Molti altri membri dell'equipaggio assorbirono dosi di radiazioni al di sopra della soglia di sicurezza.
Raman şunu belirtir ki; ‘’Yeni radyasyonun çizgi spektrumu ilk defa 28 Şubat 1928 de görüldü.’’По словам самого Рамана: «Линии спектра нового излучения были в первый раз наблюдены 28 февраля 1928 года».
1940 yılında Alvarez MIT Radyasyon Laboratuvarına katıldı.В 1940 году Бэчер присоединился к радиационной лаборатории в МИТ.
Radyasyona maruz kalmış bir tırtıl.).(Он получил значительную дозу радиации.)
Eğer varsa, kozmik dizeler de yerçekimsel radyasyon yayıyor olabilir.Космические струны, если они существуют, также могут производить гравитационное излучение.
Onuncu Doktor'un bedeni bu yoğun radyasyon'dan dolayı rejenerasyon geçirmek zorunda kalmıştır.Десятый Доктор регенерирует, получив смертельную дозу радиации.
Zaman içinde kümeden yayılan radyasyon basıncı moleküler bulutu dağıtır.Со временем давление излучения от скопления развеивает облако.
Işığın %20 den azı termal radyasyona neden olur.Около 20% выделяется в форме рентгеновского излучения.
Radyoterapi gören bir hasta tedavi süresine göre 40-70 Gy'lik radyasyon dozuna maruz kalacaktır.После нормализации температуры тела рекомендуется продолжать лечение не менее 48-78 ч.
Tesadüf devreleri yaygın olarak radyasyon dedektörlerinde ve diğer bilim ve teknoloji alanlarında kullanılır.Задача обнаружения часто встречается в радиолокации и других областях радиотехники.
Ultraviole radyasyon, Johann Wilhelm Ritter tarafından keşfedildi.Рентгеновское излучение было открыто Вильгельмом Конрадом Рентгеном.
Orijinal olarak, onun başlıca motivasyonu radyasyonun termodinamiğini açıklamak oldu.كان دافعه الرئيسي في الأصل هو تفسير الديناميكا الحرارية للإشعاع.
1947'de, senkrotron radyasyonu 70 MeV elektron senkrotron ile General Electric'te keşfedildi.ثم اكتشف الإشعاع السنكروتروني سنة 1947 بطاقة 70 MeV في شركة جنرال إلكتريك.
Bunların %1'inin radyasyondan kaynaklanan hastalıkları olduğu kabul edilmiştir.كما اعترفت الحكومة اليابانية بأن حوالي 1 ٪ منهم يعانون من أمراض ناجمة عن الإشعاعات.
Bu içe doğru gerçekleşen radyasyon patlaması ilk aşamadaki yüksek güçlü patlayıcılardan daha etkilidir.هذا الانفجار الإشعاعي يكون ذو كفاءة أكبر من الانهيار شديد الانفجار الابتدائي.
Tokyo Elektrik Şirketi, ünite 1 türbinlerinde radyasyon seviyesinin yükseldiğini de açıkladı.كما سجلت شركة طوكيو للكهرباء ارتفاع النشاط الإشعاعي في بناء توربين الوحدة 1.
Ayrıca, bir atmaca yıldız manyetik kutuplardan gelen elektromanyetik radyasyon ışını yayar.وينبعث شعاع ضيق من الإشعاع الكهرومغناطيسي من أقطاب النجوم النابضة الدوارة..
Radyasyon Kürü .السدم الإشعاعية.
Bunlar bizim bugün kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu (CMBR) olarak tespit ettiğimiz ışık özleridir.وهذه الفوتونات هي التي تشكل اليوم إشعاع الخلفية الميكروني الكوني CMBR.
Yayılan 241 Am’nin radyoaktif enerjisini % 1’i gama radyasyonudur.حوالي 1% من انبعاث الطاقة المشعة لأمريسيوم-241 هي أشعة جاما.
Ortamla etkileştiklerinde, Çerenkov radyasyonu denilen bir kısık ışık üretilirler.وبما أنها تتفاعل مع وسطها فإنها تولد ضوءا خافتا يسمى إشعاع شيرنكوف.
Yukarıdakilerin özeti olarak, bu radyasyon, kara deliklerin termodinamiği için önemli bir rol oynar.وهذه الإشعاعات تلعب دورا مهما في الديناميكا الحرارية للثقب الأسود.
Bu eğimli hareketin ivmesi elektronun synchrotron radyasyonu formunda enerji ışımasını içerir.يحرض هذا التسارع من حركة التقوس الإلكترون بأن يشع طاقة على شكل إشعاع سنكروتروني.
Endosporlar bakterilerin uzaydaki boşluk ve radyasyona dayanmalarını sağlar.كما يجب أن تحمي كبسولة الفضاء رواد الفضاء من البرد وإشعاع الفضاء.
Kısa vadede radyasyon hastalığı, uzun vadede kanser görülür.ويظهر هذا التوتر على كل من المدى القصير والطويل سرطان.
Aktinometre, radyasyonun ısıtma gücünü ölçer.لذا يتم تحديد درجة الحرارة عن طريق قياس الإشعاع.
Ultraviole radyasyon, Johann Wilhelm Ritter tarafından keşfedildi.Descoberta da radiação ultravioleta por Johann Wilhelm Ritter.
Bu kolonistlerin Europa'nın buz örtüsü altında kendilerini radyasyondan korumaları için olanak sağlayacaktır.Isso permitiria que colonos usassem a camada de gelo de Europa para se proteger da radiação.
1947'de, senkrotron radyasyonu 70 MeV elektron senkrotron ile General Electric'te keşfedildi.Em 1947, a radiação síncrotron foi descoberta com um elétron síncroton de 70 MeV pela General Electric.
1899 yılında katı gövde üzerindeki radyasyon basıncını ölçümleyen ilk kişi oldu.Foi o primeiro a medir a pressão da luz sobre um corpo sólido em 1899.
Radyasyona maruz kalmış bir tırtıl.).Era uma larva que foi exposta à radiação).
Dünyanın yüzeyinden gözlemlenen kozmik radyasyonun yarısından fazlası muonları içerir.Mais da metade da radiação cósmica observada na superfície da terra consiste de múons.
Fakat radyasyon onu öldürmemiş Hulk'a dönüştürmüştür.Através disso o Hulk Vermelho absorve toda a radiação que deu poder ao Hulk.
Bu yöntemde bir günde verilecek toplam radyasyon günde üç doz olarak bölüştürülür.Um máximo de três propagandas poderiam ser exibidas por dia.
Bu eğimli hareketin ivmesi elektronun synchrotron radyasyonu formunda enerji ışımasını içerir.A aceleração deste movimento em curva induz um elétron a irradiar energia na forma de radiação síncrotron.
Elektronun ivmesi Bremsstrahlung radyasyonunun salınımı ile sonuçlanır.A aceleração do elétron resulta na emissão da radiação Bremsstrahlung.
Terahertz radyasyon dalgasının boyutları altında henüz bir etkileşme gerçekleştirilememiştir.Reed não havia levado em conta um nível anormal de radiação.
Bu radyasyonun frekans aralığı merkez nesnenin kütlesine bağlıdır.A faixa de frequência desta radiação depende do corpo central.
Bunların %1'inin radyasyondan kaynaklanan hastalıkları olduğu kabul edilmiştir.O governo nipônico reconhece que cerca de 1% deles têm doenças causadas pela radiação.
Bu durum, radyasyon kuşağı konusunda tam kanıta sahip olamadığı için Sovyetleri zor duruma düşürdü.Pode-se compreender o porquê da cidade não ter sofrido tanto com a radioatividade.
Radyasyon yanıkları diğer yanıklar gibi tedavi edilir.O tratamento para queimaduras por radiação é idêntico ao das restantes queimaduras.
Ortamla etkileştiklerinde, Çerenkov radyasyonu denilen bir kısık ışık üretilirler.A medida que interagem com o meio, eles geral uma luz fraca denominada radiação Cherenkov.
1958 yılında, ilk amerikan uydusundaki gayger sayacı, Explorer 1, Dünya'nın radyasyon kemerlerini tespit etti.1958 — Primeiro satélite americano bem sucedido detecta o cinturão de radiação de Van Allen.
En önemli görevi ise radyasyon toplamadır.Sua principal atividade é o Radialismo.
1954 yılında Kaliforniya radyasyon laboratuvarlarına yardımcı direktör olarak geri dönmüştür.Em 1954 foi nomeado diretor associado do Laboratório de Radiação.
1899 yılında katı gövde üzerindeki radyasyon basıncını ölçümleyen ilk kişi oldu.Hij was de eerste die rond rond 1899 de stralingsdruk van licht op een vast lichaam mat.
Nükleer patlamalar büyük miktarlarda radyasyon ve radyoaktif enkazlar meydana getirir.Kernexplosies veroorzaken grote hoeveelheden straling en radioactief afval.
1908'de, radyasyon basıncı üzerine hazırlamış olduğu tez ile doktorasını aldı.In 1908 promoveerde hij met een proefschrift over stralingsdruk.
İrtifa 5 km’ye ulaştığında ise radyasyon seviyesi deniz seviyesin dekinin neredeyse iki katına çıkıyordu.Op vijf kilometer was het stralingsniveau tweemaal zo hoog als de gemeten waarde op zeeniveau.
100 keV altı radyasyonlar X-ışınları olarak sınıflandırılır ve X-ışını astronomisinin konusudur.Straling onder 100 keV wordt geclassificeerd als röntgenstraling en valt onder de röntgenastronomie.
Aktinometre, radyasyonun ısıtma gücünü ölçer.Stralingsmeters kunnen radioactiviteit meten.
Orada Victor Hess’in keşfettiği uzay radyasyonu hakkında büyük çalışmalar yaptı.Onafhankelijk van Victor Franz Hess deed hij onderzoek naar ioniserende straling uit de ruimte.
Bu önemli bir radyasyon dozuna sonuç açabilir.Met een krachtige röntgenbundel zou dit mogelijk moeten zijn.
Bu duruma dönemsel düşük güneş radyasyonu ve artan volkanik faaliyetlerin neden olduğu öne sürülmüştür.Deze periode kenmerkte zich door minder zonnestraling en verhoogde vulkanische activiteit.
Bu nedenle, ışık kendisi bir elektromanyetik radyasyondur.Licht is dus een vorm van elektromagnetische straling.
Ultrasonda radyasyon kullanılmaz.De ultraviolette straling is onzichtbaar.
Bu sızıntı yüksek sıcaklık ya da radyasyon tarafından hızlandırılabilir.De splitsing kan versneld worden door verhoogde temperatuur of bestraling met licht.
Radyasyon kaynaklı mutasyon geçirmiştir.Deze mutaties werden veroorzaakt door röntgenstraling.
Radyasyon Kürü .Radioactief verval.
Radyoaktivite alanında önceki araştırmalarda radyasyon iyonizasyon bakımından ölçülebiliyordu.In vroeg stadium kan röntgenonderzoek negatief zijn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod