Ana içeriğe geç
Sözlük

radikal ile cümle

radikal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.La città venne distrutta dagli imperatori musulmani.
Radikal Gazetesi Dış Haberler Müdürü idi.Lì fece il giornalista per Radio Exterior de España.
Eğer gerekirse, bugün hayal edebileceklerimizden daha büyük ve daha radikal bir savaş istiyor musunuz?"Хотите ли вы её, если надо, тотальней и радикальней, чем мы её себе можем сегодня представить?»
Radikal bir tedavisi yoktur.Радикального лечения не существует.
Bir araya gelmemize ve radikal değişiklik talebimize destek olun" denildi.«Соберите открепительные и принесите нам».
"Elveda asi çocuk!". radikal.com.tr.Адью… До встречи, друзья… Ха-ха-ха!
Radikal (gazete) - Türkiye'de bir gazete.Радикаль — «Радикальная (газета)») — турецкая газета.
Radikal (11 Mart 2008).ESCToday (11 марта 2008).
Ayrıca, radikalleri dışlayan ılımlı liberallerle yeniden uzlaşma yolunda ilk adımları attı.Также он сделал первые шаги по воссоединению с обновленными либералами, но не с радикалами.
Letonyalı radikal milliyetçiler tarafından 1988 yılında kuruldu.1988 — образован Народный фронт Латвии.
Radikal. s. Kültür.Т. III. Культурология.
Halk Radikal Partisi'nin bir üyesi olarak, 1923, 1925, 1927 yılında parlamentoya seçildi.Помимо этого в 1923, 1925 и 1927 годах избирался в парламент как член Народной радикальной партии.
Bir dönem Radikal gazetesinde yazdı.Публиковал работы в радикальной социалистической газете.
Birçok radikal gazetede yazdı ve editörlük yaptı.Издавал и редактировал много радикальных газет.
2008'de Sırp Radikal Partisi'nden (SRS) ayrılarak kuruldu.В 2008 году она вышла из рядов Сербской радикальной партии.
Aynı zamanda Radikal 2 ekinde yazılar yayınladı.Также 2 радиостанции были вынуждены срочно прекратить свои вещания.
Endüstrinin büyümesi ile radikal hareketler de ayrıca çoğalıyordu.С ростом промышленности возникли радикальные движения.
Fehim Taştekin: Radikal kapanıyor.Однако Фиггинс непреклонен: хор должен быть закрыт.
Fakat takımın sahibi Marc Cuban radikal kararlar almıştı.Жюри ММКФ шокировало радикальным выбором.
Parti, aşırı sağ görüşte, radikal milliyetçi ve popülist bir politik duruşa sahiptir.Партия определяет себя как радикальная и национально-консервативная.
Bunun sonucunda, Avustralya'nın nüfusu, kültürü ve görüntüsü radikal bir şekilde değişmiştir.وعندها تغيرت ثقافة وسكان والمنظر الرئيسي لأستراليا.
Ayrıca radikal feminist grup olan ‘Devrimci Feministler’e (Féministes Révolutionnaires) katıldı.على رغم أنه لا يعرف سوى "بعض الجماعات النساء الثورية".
Liberal eğilimli “Radikal Parti” üyesidir.حزبياً، نشط في Radical Liberal Party .
Bu sonuç ise radikal pozisyondur.وهكذا يبدو مؤتمر كوبنهاغن نقطة محورية.
Radikal demokrasi kavramını savunur.فريق دعاة"الديمقراطية الراديكالية ".
Yanmanın yanı sıra, çoğu polimerizasyon reaksiyonu serbest radikaller içerir.بالإضافة للاحتراق، تتضمن عديد من تفاعلات البلمرة تكون الجذور الحرة.
2008 yılında radikal İslamcı Uygur örgütleri bölgedeki pek çok farklı noktada saldırılar düzenlemişlerdir.في أواخر 2006، سيطرت الجماعات المسلحة الإسلامية على معظم المنطقة.
"İpek Böceği'ni Çetin Altan öldürdü", Radikal, 7 Temmuz 2006."شركات النفط الكبرى تتحمل العبء الأكبر حول اسعار الغاز"، رويترز، 23 أكتوبر 2005.
İnkılâp devrimden, devrim gibi radikal ve ani olmayıp, daha yumuşak geçişler şeklinde olmasıyla ayrılır.يريدون ألا تعرف الثورة بانها تمرد عنيف، ولكن تغير شامل وسريع.
Radikal İslam'a karşı eleştirel görüşleri ile tanınıyor, birkaç ölüm tehdidi aldı.Ficou conhecido por suas opiniões críticas contra o islamismo radical, recebeu várias ameças de morte.
Yaptığımız o kadar radikal değildi."O que estamos fazendo não é tão radical."
Wall Street'e yapılan saldırılar ise radikal ve terörist öbek korkusunu tetiklemiştir.Ataques terroristas em Wall Street produziram temores de radicais e terroristas.
İstanbul: Radikal.Polônio: Extremamente radioativo.
Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nda yenilgisi ülkeye radikal değişimler getirdi.A derrota na Segunda Guerra Mundial trouxe mudanças radicais para o Japão.
Bunun sonucunda, Avustralya'nın nüfusu, kültürü ve görüntüsü radikal bir şekilde değişmiştir.Como resultado, a demografia, cultura e autoimagem da Austrália foram transformadas.
Avrupa'da "en radikal" gazete olarak görülürdü.O jornal era visto como "o mais radical" na Europa contemporânea.
Bookchin radikal anti-kapitalist ve toplumsal özyönetimin sözünü esirgemez savunucusu idi.Bookchin permaneceu um anti-capitalista radical defensor da descentralização da sociedade.
Pitayalar ayrıca önemli miktarda fitoalbumin, antioksidan, kanseri önleyici serbest radikaller içerir.Pitaias também possuem quantidades significativas de antioxidantes, que previnem os radicais livres.
1996-2000 yılları arasında Radikal gazetesinde "Karşılaşmalar" adlı köşeyi yazdı.Entre os anos de 1996 ao 2000, teve uma coluna denominada "Karşıaşmalar" no diário Radikal.
Bu sonuç ise radikal pozisyondur.Esse ponto é o radiante.
Bir dönem Radikal gazetesinde yazdı.Depois, continuou escrevendo no diário Radikal.
Radikal gazetesi, 28 Ocak 2005.College Street Journal, 28 de janeiro de 2005.
Radikal (11 Mart 2008).Reuters (11 de março de 2009).
Ayrıca günümüzde "jakoben" aşırı radikal siyasî görüşler ve kişiler için de kullanılmaktadır.É também amplamente usado para "vender" ideias e programas sociais.
Radikal demokrasi kavramını savunur.O futuro da Política Radical.
Partinin radikal unsurları bu kararı onaylamadılar.O restante da Liga parece não aprovar esta decisão.
Toplumun radikal bir şekilde dönüştürülmesi arzusu -bu dönüşüm Toplumsal Devrim aracılığı ile olacaktır.Isso exigiria um confronto (final) sob a forma de uma revolução social.
1948'de Radikal-Sosyalist Parti'ye katılmıştır.Em 1914 juntou-se ao Partido Socialista Revolucionário.
Radikal gazetesinde muhabirlik, “"Rüstem Batum’la 360 Derece" programında yapımcılık yaptı.Eni, na sua evolução natural, tem sido desde há muito uma "empresa de energia" a 360 graus.
Böylelikle, var olmanın anarşisi olarak nitelendirilebilecek anarşizmin bir radikal biçimi ortaya çıkmıştır.A partir daí, uma forma radical de anarquismo se torna possível: o anarquismo do devir.
Hazırlayan Hülya Tunçağ Radikal.A trilha passou a ter uma batida radicalizada.
Radikal'de yazan Taştekin, ayrıca Ajans Kafkas’ın kurucu editörüydü.«Um Astro Que Também Foi Cowboy - Jeff Chandler». edição de autor.
Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nda yenilgisi ülkeye radikal değişimler getirdi.De nederlaag in de Tweede Wereldoorlog bracht voor Japan grote veranderingen met zich mee.
Buna ilaveten, serbest radikaller alkole bağlı karaciğer hasarına katkıda bulunur.Zo zijn vrije radicalen betrokken bij leverbeschadiging, die door alcohol is veroorzaakt.
(Radikal Gazetesi söyleşisi)Gemoderniseerde spelling.)
İstanbul: Radikal Gazetesi, Kitap Eki.Londen: Forgotten Books, blz.
Genel olarak radikal olmayan bir belgedir.De conclusie is een radicaal niet-weten.
Radikal İki gazetesinde yazıları yayınlanmıştır.De regionale artikelen zijn in beide kranten wel van een eigen redactie afkomstig.
Radikal Rene Waldeck-Rousseau kabineyi kurmuş, sosyalist Alexandre Millerand'ı oraya sokmuştu.In het kabinet-Waldeck-Rousseau werd voor het eerst een socialist, Alexandre Millerand, opgenomen.
Sonlanma tepkimeleri serbest radikal sayısında net bir azalma olan tepkimelerdir.Terminatie Terminatiereacties zijn reacties die resulteren in een netto-daling van het aantal vrije radicalen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod