Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.I miei genitori erano radicali... (Risate) che sono diventati, beh, adulti.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.저의 부모님은 급진주의자였습니다. (웃음) 나중엔
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Meine Eltern waren Radikale -- (Lachen) und wurden nun, Erwachsene.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Mes parents étaient des radicaux -- (Rires) qui sont devenus des adultes.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Mijn ouders waren radicalen -- (Gelach) en werden nou ja, volwassen.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Mis padres eran radicales - (Risas) que se convirtieron, bueno digamos que crecieron.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Moji rodičia boli radikáli... (smiech) z ktorých sa stali, nuž, dospelí.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Orang tua saya radikal -- (Tawa) yang menjadi, orang dewasa yang baik.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Os meus pais eram radicais... (Risos) ... que se transformaram em adultos.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Părinții mei au fost radicali -- (Râsete) care au devenit, ei bine, oameni mari.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Rodzice byli radykałami (śmiech) którzy stali się cóż, dorosłymi.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Οι γονείς μου ήταν ριζοσπάστες... (Γέλια) που έγιναν, εμ, μεγάλοι.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Мої батьки були радикалами - (Сміх) що стали... скажімо так - дорослими.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.Родителите ми бяха радикали -- (Смях) които станаха, ами, възрастни.
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.ההורים שלי היו רדיקליים- (צחוק) שהפכו להיות
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.لقد كان والدي راديكاليون (ضحك) و أصبحوا لاحقاً
Annem ve babam radikallerdi (Kahkaha) ama sonradan birer yetişkine dönüştüler.(笑い) 成長して 大人になった人たちでした。
Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Arbenz messze nem volt radikális.
Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Arbenz nebol revolucionár.
Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Arbenz no era en absoluto un radical.
Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Arbenz non era affatto un radicale,
Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Arbenz var långt ifrån en radikal.
Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Arbenz war nicht radikal.
Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Arbenz wcale nie był radykalny
Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Avens estava longe de ser um radical.
Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Avens sploh ni bil radikalen.
Arbenz radikal olmaktan uzaktı. Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.Арбенц всъщност не е радикал, неговата аграрна реформа е скромна.
Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Ο "ρμπενς δεν ήταν ριζοσπάστης.
Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Арбенс был далеко не радикал
Arbenz radikal olmaktan uzaktı..ארוונז היה רחוק מקיצוניות
Arbenz radikal olmaktan uzaktı.彼の土地改革政策は 控えめなものでした
Atlantic Initiative'den Aner Zuković : İnternet radikal fikirlerin yayılmasında anahtar bir rol üstleniyor.Aner Zuković de Atlantic Initiative : Internet joue un rôle-clé dans la diffusion des idées radicales.
Atlantic Initiative'den Aner Zuković : İnternet radikal fikirlerin yayılmasında anahtar bir rol üstleniyor.Aner Zuković de Atlantic Initiative : internet juega un papel clave en la difusión de ideas radicales.
Atlantic Initiative'den Aner Zuković : İnternet radikal fikirlerin yayılmasında anahtar bir rol üstleniyor.Aner Zuković di Atlantic Initiative : Internet ha un ruolo chiave nella diffusione di idee radicali.
Atlantic Initiative'den Aner Zuković : İnternet radikal fikirlerin yayılmasında anahtar bir rol üstleniyor.Aner Zuković z Atlantic Initiative : Internet odgrywa kluczową rolę w rozprzestrzenianiu się radykalnych idei.
Atlantic Initiative'den Aner Zuković : İnternet radikal fikirlerin yayılmasında anahtar bir rol üstleniyor.Анер Зукович, Atlantic Initiative : Ключевую роль в распространении радикальных взглядов играет интернет.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.14세기 유럽의 흑사병처럼 인구가 갑자기 확 줄어드는 것을 말씀드리는 것은 아닙니다.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Attention, je ne parle pas d'une chute radicale de la population comme nous avons connu avec la peste.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Esta não será uma quebra populacional como aconteceu durante a Peste Negra.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Ik heb het hier niet over de enorme bevolkingsdaling zoals we zagen bij de Zwarte Dood.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Jag talar inte om något radikalt fall i befolkning som det under digerdöden.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Most nem arról a radikális népesség csökkenésről beszélek, amit a Fekete Halál idején tapasztaltunk.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Nemluvím teď o radikálním poklesu populace jakého jsme byli svědky například při moru.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Nie mówię tutaj o skrajnym zmniejszeniu zaludnienia jak w czasie epidemii dżumy
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.No hablo de un descenso drástico de la población, como ocurrió con la peste negra.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Teraz nehovorím o radikálnom poklese populácie ako sme videli vo filme Čierna Smrť.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Tôi không nói về sụt giảm dân số căn bản như thời kỳ Dịch Hạch Đen.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Vreau să menţionez, cu nu am în vedere scăderea demografică bruscă ca pe timpul Ciumei Negre.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Δεν μιλώ για μια δραστική πληθυσμιακή μείωση όπως αυτή στην πανδημία της Μαύρης Πανώλης.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Не говоря за радикален спад на населението, какъвто е имало по време на Черната смърт.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Попрошу заметить, что я не имею в виду стремительный спад неселения как вo времена Бубонной Чумы.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Прошу відмітити, що я не маю на увазі стрімкий спад населення, як за часів Бубонної Чуми.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.עכשיו, אני לא מדבר על ירידה קיצונית באוכלוסיה כמו שראינו במגפת המוות השחור
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.الآن سأتحدث عن التناقص الحاد في السكان كما شهدنا في الموت الأسود
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.ペスト流行後のヨーロッパで
Ben biraz daha radikal düşünce görmek istiyorum.Chcę ujrzeć bardziej rewolucyjne podejście.
Ben biraz daha radikal düşünce görmek istiyorum.Ich möchte mehr revolutionäres Denken erleben.
Ben biraz daha radikal düşünce görmek istiyorum.Ik wil meer revolutionair denken zien.
Ben biraz daha radikal düşünce görmek istiyorum.Je veux voir une réflexion plus révolutionnaire.
Ben biraz daha radikal düşünce görmek istiyorum.저는 보다 혁신적인 사고를 보고 싶습니다.