Ana içeriğe geç
Sözlük

ra ile cümle

ra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çalışmanı rahatsız etmemek için elimden geleni yapacağım.I'll do my best not to disturb your studying.
Onlardan bazıları biraz aşırı olmasına rağmen fikirlerimi kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose my ideas, even though some of them are a bit extreme.
Özür dilemesine rağmen, hâlâ öfkeliyim.Even though he apologized, I'm still furious.
Öyleyse seni rahatsız etmek yerine sudoku oynayacağım.I will play Sudoku then instead of continuing to bother you.
Kes şunu! Onu rahatsız ediyorsun.Stop it! You're making her feel uncomfortable!
Bu benim arkadaşım Rachel. Birlikte liseye gittik.This is my friend Rachel. We went to high school together.
Uykunun önemine rağmen, onun amacı bir sırdır.Despite the importance of sleep, its purpose is a mystery.
Öğrenci gereksiz ayrıntıları çıkararak raporunu kısaltmaya karar verdi.The student decided to abridge his paper by taking out unnecessary details.
Herhangi bir yaşam belirtisi vermememe rağmen hayattayım.I am alive even though I am not giving any sign of life.
Rap sever misin?Do you like rap?
Benimki ile aynı rakete sahipsin.You have the same racket as I have.
Bir baş ağrısı ile rahat hissedemezsin.You can't feel at ease with a headache.
Raporları pazartesi günü teslim etmek zorundasınız.You have to turn in the reports on Monday.
Raporunu teslim ettin mi?Have you turned in your report?
Senin çizgi romanların raftalar.Your comic books are on the shelf.
En sevdiğin raketi seç.Choose your favorite racket.
Onun iddiası seninkinden daha radikal.His argument is more radical than yours.
Ben senin raporunu çalışacağım.I'll study your report.
Senin raporun mükemmel değilse de oldukça iyi.Your report is pretty good, if not excellent.
Radyonu bisikletim için bana verir misin?Will you give me your radio for my bicycle?
Kendimi seninle rahat hissediyorum.I feel relaxed with you.
Ginza'da yürüken bir arkadaşa rastladım.I ran into a friend while walking in Ginza.
Bankanın yanında eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend near the bank.
Cuma geldiğinde benim rahatlama ve hafta sonunun keyfini çıkarma zamanım.When Friday comes around, it's time for me to let my hair down and enjoy the weekend.
Zengin olmasına rağmen mutlu değildir.Though she is rich, she is not happy.
Onun evi yakın olmasına rağmen, onu nadiren görüyorum.Although her house is nearby, I seldom see her.
Acil bir işten dolayı randevumu iptal ettim.I canceled my appointment because of urgent business.
Öğretmenler bir sürü tavsiye vermelerine rağmen, öğrenciler her zaman onu almazlar.Although teachers give a lot of advice, students don't always take it.
Çok üzgünüm ama 27 şubattaki randevumuzu iptal etmek zorundayım.I am very sorry, but I must cancel our appointment for February 27.
Burası çok rahat, ben gerçekten evimdeymiş gibi hissediyorum.It's so comfortable here, I really feel at home.
Ben eski bir arkadaşa rastladım.I ran into an old friend.
Ani bir hastalık onu randevusunu iptal etmeye zorladı.A sudden illness forced her to cancel her appointment.
Hatalarla dolu uyduruk biçimde yazılmış bir raporu karalama.Don't dash off a sloppily written report filled with mistakes.
Sıkıntıya rağmen, mimar dünya çapında üne ulaştı.Despite adversity, the architect achieved worldwide fame.
Objektif olarak bakınca, onun görüşleri rasyonalizmden epey uzak.From an objective viewpoint, his argument was far from rational.
Tren raydan çıktı.The train was derailed.
Evime giderken kimseye rastlamadım.I met nobody on my way home.
Evime giderken ona rastladım.I met him on my way home.
Eve giderken bulduğum radyoyu tamir ediyorum.I'm fixing the radio which I found on my way home.
Dönüş çok rahattı.The trip back was very comfortable.
Masadaki radyo bir Sony.The radio on the desk is a Sony.
Masanın üzerindeki radyo bir Sony.The radio on the desk is a Sony.
O, soğuk olmasına rağmen ateşi yakmadı.Though it was cold, he didn't light the fire.
Öğrenciler raporlarını okul yılının sonunda teslim etmeliler.Students are supposed to turn in reports at the end of the school year.
Okula giderken ona rastladım.I met her on my way to school.
Yurt dışında yaşamaktan hiç rahatsızlık hissetmiyor musun?Don't you feel any inconvenience living abroad?
Dışarıda bir kez derin bir rahatlama nefesi verdim.Once outside, I gave a deep sigh of relief.
Rahatsızlık için bizi affet.Excuse us for the inconvenience.
Rahatınıza bakın.Make yourselves comfortable.
Her ne zaman yurtdışına gitsem saat farkı ve ishalden rahatsız olurum.Whenever I go abroad, I suffer from jet lag and diarrhea.
Denize yakın yaşamasına rağmen o hala yüzemiyor.Despite having lived near the sea, she still cannot swim.
Ben bozuk radyoları onardım.I fix broken radios.
Bozuk radyoyu tamir edebilir misin?Can you fix the broken radio?
Biz kötü tehlikelerin bittiğini keşfettiğimizde çok rahatladık.We were greatly relieved to find that the worst dangers were over.
Yeni evimize rahatça yerleştik.We are comfortably established in our new home.
Yan sokaktaki küçük ve rahat bir evde yaşıyoruz.We live in a cozy little house in a side street.
Parmağımızı bile kıpırdatmadan kazandık çünkü diğer rakipler zayıftı.We won hands down, because the other players were weak.
Biz New York'ta onlara rastladık.We came upon them in New York.
Bazı yük vagonları raydan çıktıktan sonra, hizmetler Chuo Hattı üzerinde askıya alındı.After some freight cars were derailed, services were suspended on the Chuo Line.
Eve giderken, eski bir arkadaşıma rastladım.On my way home, I came across an old friend.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod