rüzgara ile cümle
rüzgara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_인도에서 역풍을 뚫고 오는걸까요?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Komen ze tegen de wind in uit India?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Kommen Sie aus Indien gegen den Wind geflogen?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Kommer de mod vinden fra Indien?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Lecą z Indii pod wiatr?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Prichádzajú z Indie proti vetru?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Stanno venendo dall'India controvento?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Tulevatko ne Intiasta vastatuuleen?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_¿Vienen de India contra el viento?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Viennent-elles d'Inde, à contre-vent ?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Vin din India impotriva vantului?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Έρχονται από την Ινδία αντίθετα στη φορά του ανέμου;
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Да не би да идват от Индия срещу вятъра?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Неужели они летят из Индии против ветра?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_האם הן מגיעות מהודו נגד כיוון הרוח?
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_هل تأتي من الهند بعكس اتجاه الرياح؟
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_ありえそうもないですね
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.A gdy był okręt porwany, a nie mógł się oprzeć wiatrowi, puściwszy się płynęliśmy.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.A když lodí zachvácena byla a nemohla odolati proti větru, pustivše ji po větru, tak jsme se vezli.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.A keď bola loď zachvátená a nemohla čeliť vetru, popustili sme a nieslo nás.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Corabia a fost luată de el, fără să poată lupta împotriva vîntului, şi ne-am lăsat duşi în voia lui.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Då skeppet av denna rycktes med och icke kunde hållas upp mot vinden, gåvo vi efter och läto det driva.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.da skibet blev grepet av den og ikke kunde holde sig op mot vinden, gav vi det op og lot oss drive.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.e, sendo arrebatado o navio e não podendo navegar contra o vento, cedemos � sua força e nos deixávamos levar.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.배가 밀려 바람을 맞추어 갈 수 없어 가는 대로 두고 쫓겨 가다가
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Ko je pa zgrabilo ladjo in se ni mogla vetru upirati, smo jo izročili valovom, in nosili so nas.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.kor pedig a hajó elragadtatott, és nem bírt a széllel szembe menni, nekieresztvén [azt,] vitetünk vala tova.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Kun laiva ryöstäytyi sen mukaan eikä voinut nousta tuuleen, jätimme sen valtoihinsa ja jouduimme tuuliajolle.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Le navire fut entraîné, sans pouvoir lutter contre le vent, et nous nous laissâmes aller à la dérive.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Og da Skibet reves med og ikke kunde holde op imod Vinden, opgave vi det og lode os drive.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Tàu đã phải bạt đi , chống lại gió chẳng nổi , nên chúng_ta để mặc cho theo chiều gió .
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Tàu đã phải bạt đi, chống lại gió chẳng nổi, nên chúng ta để mặc cho theo chiều gió.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Και επειδη το πλοιον συνηρπασθη και δεν ηδυνατο να αντεχη προς τον ανεμον, αφεθεντες εφερομεθα.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.і носило нас.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Корабль схватило так, что он не мог противиться ветру, и мы носились, отдавшись волнам.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.ותטרף האניה ולא יכלה לעמד נגד הרוח ונרף ידינו ממנה וננדף׃
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.فلما خطفت السفينة ولم يمكنها ان تقابل الريح سلمنا فصرنا نحمل.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.船 被 風 抓 住 、 敵 不 住 風 、 我 們 就 任 風 颳 去
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.船被風 抓住 、 敵不住風 、 我 們 就任 風颳去
Olan şey şu, tekne şekil değiştiriyor ön yelkenin ve ana yelkenin pozisyonu rüzgara göre değişiyor.Az történik, hogy a hajó alakja változik, és az orrvitorla és a grósz helyzete eltér a széltől.
Olan şey şu, tekne şekil değiştiriyor ön yelkenin ve ana yelkenin pozisyonu rüzgara göre değişiyor.Da das Boot seine Form verändert, liegen das vordere und das Hauptsegel unterschiedlich im Wind.
Olan şey şu, tekne şekil değiştiriyor ön yelkenin ve ana yelkenin pozisyonu rüzgara göre değişiyor.Điều xảy ra là, do thuyền thay đổi hình dạng, vị trí buồm trước và buồm chính khác với hướng gió.
Olan şey şu, tekne şekil değiştiriyor ön yelkenin ve ana yelkenin pozisyonu rüzgara göre değişiyor.보트의 모양이 바뀌어서 일어난 일인데, 앞쪽의 돛과 주돛이 바람에 대해 위치가 다릅니다.
Olan şey şu, tekne şekil değiştiriyor ön yelkenin ve ana yelkenin pozisyonu rüzgara göre değişiyor.Ponieważ łódź zmienia kształt pozycja żagla przedniego i głównego różni się w stosunku do wiatru.
Olan şey şu, tekne şekil değiştiriyor ön yelkenin ve ana yelkenin pozisyonu rüzgara göre değişiyor.מה שקורה הוא שבגלל שהספינה משנה צורה, מיקומי המפרש הקדמי והמפרש הראשי שונים ביחס לרוח.
Olan şey şu, tekne şekil değiştiriyor ön yelkenin ve ana yelkenin pozisyonu rüzgara göre değişiyor.前帆と主帆が風に対して 違った位置になります 風を両面で捉えられるのです
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Cînd a rînduit greutatea vîntului, şi cînd a hotărît măsura apelor,
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Cuando él le dio peso al viento y determinó la medida de las aguas
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Da er dem Winde sein Gewicht machte und setzte dem Wasser sein gewisses Maß;
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Da han fastsatte vindens vekt og gav vannet dets mål,
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Dengang han fastsatte Vindens Vægt og målte Vandet med Mål,
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Hij stelt de kracht van de wind vast en bepaalt de grenzen van de oceanen.
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Keď robil vetru váhu a meral vody mierou
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Ketika angin diberi-Nya kekuatan, dan ditetapkan-Nya batas-batas lautan
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Khi Ngài định sức nặng cho gió, độ lượng cho các nước,
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Khi_Ngài định sức nặng cho gió , độ_lượng cho các nước ,
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,바람의 경중을 정하시며 물을 되어 그 분량을 정하시며
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Ko je vetru določal težo in vode tehtal in meril,
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Kun hän antoi tuulelle voiman ja määräsi mitalla vedet,
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,Mikor a szélnek súlyt szerzett, és a vizeket mértékre vette;