rüzgara ile cümle
rüzgara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Güçlü bir rüzgara karşı uçmak çok zordur.Flying against a strong wind is very difficult.
Rüzgara karşı yelken açtık.We sailed against the wind.
Gemi güçlü rüzgara karşı yavaş ilerledi.The ship made slow progress against the strong wind.
Sincap kuvvetli rüzgara karşı ilerledi.The squirrel advanced against the strong wind.
Esen rüzgara engel olamazsın; fakat yel değirmeni inşa edebilirsin.You can't stop the wind from blowing, but you can build windmills.
Atı rüzgara dönüşür ve bir anda istediği yere ulaşır.Ride the wind, and let it take you wherever it blows.
Yelkenli teknelerin tam rüzgara karşı gitmeleri mümkün değildir.Piver boats could never sail well upwind.
Aerodinamik yüzen rüzgâr güc sistemi destek için rüzgâra dayanır.An aerodynamic airborne wind power system relies on the wind for support.
Bizi kumu elle de çıkartabiliriz ya da bunu bizim için rüzgara da yaptırabiliriz.We can either excavate it by hand or we can have the wind excavate it for us.
Bu, tekneyle sürekli rüzgara karşı hareket etmek gibi.It's like people are sailing into a headwind all the time.
Hayvan sahildeki ıslak kumlarda burunlarını rüzgara çevirerek yan yan yürüyor.The beast walks sideways on the wet sand of the beach, with its nose pointed into the wind.
Rüzgar yön değiştirebilir ama hayvan burnunu hep rüzgara çeviriyor.The wind may turn, but the animal will always turn its nose into the wind.
Fikir, rüzgara bakan sera çiti yaratmak.The idea is we create this long hedge of greenhouses facing the wind.
Hindistan'dan buraya rüzgara karşı mı geliyorlar_Are they coming from India against the wind?
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.But they are coming 400 miles across the ocean, against the wind.
Rüzgara güç verdiği, Suları ölçtüğü,He establishes the force of the wind. Yes, he measures out the waters by measure.
Dehşet çöktü üzerime, Onurum rüzgara kapılmış gibi uçtu, Mutluluğum bulut gibi geçip gitti.Terrors have turned on me. They chase my honor as the wind. My welfare has passed away as a cloud.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.You lift me up to the wind, and drive me with it. You dissolve me in the storm.
Sert rüzgara, kasırgaya karşı Hemen bir barınak bulurdum.››"I would hurry to a shelter from the stormy wind and storm."
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.When the ship was caught, and couldn't face the wind, we gave way to it, and were driven along.
Ancak son anketler partinin rüzgara karşı yarışabileceğini gösteriyor.Recent polls, however, suggest it may face an uphill battle.
Ancak bakan, bunun rüzgara karşı bir mücadele olacağını da kabul etti.He acknowleged that it could be an uphill battle, however.
Tamamen kapalı türbin kanadı durduğunda kanadın kenarı rüzgara doğru bakar.A fully furled turbine blade, when stopped, has the edge of the blade facing into the wind.
Standart modern türbinlerin tümü yüksek rüzgarlarda kanatları rüzgara karşı kapatır.Standard modern turbines all furl the blades in high winds.
Rüzgârüstü ve Rüzgâraltı Adaları Baş YargıçlarıChief Justices of the Windward and Leeward Islands
Ateş elementi rüzgara karşı güçlüdür.Les rameaux sont très fragilisés vis-à-vis du vent.
Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır.La forma más simple de hacer pasar energía a través del suelo es golpeándolo.
Kontra değişimi rüzgara doğru değil, tam tersi yönde gerçekleşir.En la realidad dicho cambio no se produce, sino que tiene lugar el efecto contrario.
Rüzgara Söylenen Şarkılar, Bülent Ortaçgil'in ilk canlı kaydıdır.Queste canzoni dal sapore demenziale saranno i suoi primi cavalli di battaglia.
Kontra değişimi rüzgara doğru değil, tam tersi yönde gerçekleşir.In tal modo il punto instabile diventa stabile e viceversa.
Yelkenli teknelerin tam rüzgara karşı gitmeleri mümkün değildir.Прямо против ветра парусное судно идти не может.
Ateş elementi rüzgara karşı güçlüdür.Огонь подвержен влиянию ветра.
Bu başlangıç işlemlerini çok kolaylaştırıyordu çünkü adı geçen tesis rüzgara göre ayarlanabiliyordu.Он было предназначен для того, чтобы упростить процедуру старта, поскольку цех мог плыть по ветру.
Kendisi bir rüzgara dönüşür.Он стал ветром.
Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır.Diegene wie het verst van de lat af schiet, moet gaan keepen.
Kötü tarafı ise, türbinin sürekli rüzgâra bakması için dümen sisteminin yapılmasıdır.De krui-installatie zorgt ervoor dat de rotor steeds naar de wind gericht blijft.
Hanna Kasırgası, Rüzgâraltı Adaları'nın kuzeydoğusunda 28 Ağustos 2008 tarihinde oluşan kasırga.Huragan Hanna powstał 28 sierpnia 2008 ENE od Wysp Nawietrznych na Morzu Karaibskim.
Orsalamak: teknenin burnunu rüzgara yaklaştırmak rüzgara olan açıyı azaltmaktır.Призначення плавучого якоря — утримувати дрейфуюче судно носом проти вітру.
Kendisi bir rüzgara dönüşür.Stane se z něj mrož.
Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır.Cea mai simplă cale de evitare a problemei este supraîncălzirea aburului.
Çekimler için rüzgara dayanıklı kamera uçağın sol kanadına yerleştirildi.Koneeseen jouduttiin vaihtamaan vasen ulkosiipi.
Yelkenli teknelerin tam rüzgara karşı gitmeleri mümkün değildir.En sejlbåd kan ikke sejle direkte op mod vinden.
Bu başlangıç işlemlerini çok kolaylaştırıyordu çünkü adı geçen tesis rüzgara göre ayarlanabiliyordu.Dette havde til formål at starte lette-proceduren, da halen let kunne rettes ind efter vinden.
Asetilen alevi parlak ve rüzgara oldukça dayanıklıdır.Slåen er lyskrævende og tåler vind.
Kontra değişimi rüzgara doğru değil, tam tersi yönde gerçekleşir.Afgørende er ikke selve omvendelsesoplevelsen, men derimod det at være blevet omvendt.
Bu rüzgâra deniz meltemi denir.この風を海陸風と呼ぶ。
Hanna Kasırgası, Rüzgâraltı Adaları'nın kuzeydoğusunda 28 Ağustos 2008 tarihinde oluşan kasırga.該風暴是在8月28日,於背風群島之東北形成。
Kontra değişimi rüzgara doğru değil, tam tersi yönde gerçekleşir.שינוי במקום מנוגד לשינוי במקום בכיוון ההפוך.
Yarışçılar Gönder ayarını rüzgara göre yapar.Играчите са подредени по своите ветрове.
Orsalamak: teknenin burnunu rüzgara yaklaştırmak rüzgara olan açıyı azaltmaktır.Švertas sumažina šoninį laivo dreifavimą ir leidžia kilti į vėją.
Kontra değişimi rüzgara doğru değil, tam tersi yönde gerçekleşir.Madlike selle peale positiivsemaks ei muutu, otse vastupidi.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Ale prichádzajú 650 kilometrov cez oceán proti vetru.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Dar vin 400 de mile peste ocean, impotriva vantului.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.De kb. 650 km-et tesznek meg az óceánon át, széllel szemben.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Maar ze komen over 650 kilometer oceaan, tegen de wind in.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Mais elles traversent l'océan sur 650 km, contre le vent.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Ma stanno attraversando 400 miglia di oceano, controvento.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Men de krydser 600 kilometer hav, imod vinden.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Ne tulevat yli 600 km ylittäen valtameren. Vastatuuleen.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Nhưng chúng băng qua 400 dặm đại dương, ngược chiều gió.