Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.In effetti, non succederà, a causa dei venti contrari.
Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.Jednak tak się nie stanie z powodu przeciwnych wiatrów.
Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.Kita tidak akan mencapainya, dan alasannya adalah angin haluan.
Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.하지만 그렇게 되지는 않겠죠. 역풍 때문입니다.
Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.Mà chúng ta sẽ không làm được vậy, bởi vì cơn gió chướng.
Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.Λοιπόν, δεν πρόκειται να το κάνουμε αυτό, και ο λόγος είναι οι δυσκολίες.
Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.Але цього не станеться, на заваді цьому стануть вищезгадані причини, "зустрічні вітри".
Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.Е, няма да го направим и причината са насрещните ветрове.
Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.Но этого не произойдёт, и причиной тому наши проблемы.
Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.ובכן, אנחנו לא הולכים לעשות את זה, והסיבה היא הרוחות הנגדיות.
Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.حسناً, نحن لن نقوم بذلك, والسبب هو المعاكسة.
Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.理由は 向かい風です 1つ目の向かい風は
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Ale prichádzajú 650 kilometrov cez oceán proti vetru.
Ama keşfettiğimiz şeylerden biri de rüzgarın, güneş gibi gerçekte nispeten hafif bir enerji kaynağı olduğudur.Az egyik dolog, amire rájöttünk, hogy a szél a naphoz hasonlóan valójában aránylag gyenge energiaforrás.
Ama keşfettiğimiz şeylerden biri de rüzgarın, güneş gibi gerçekte nispeten hafif bir enerji kaynağı olduğudur.그러나, 풍력은 태양열과 마찬가지로 실제적이고 직접적으로 에너지원으로 활용하기엔 희박한 자원입니다.
Ama keşfettiğimiz şeylerden biri de rüzgarın, güneş gibi gerçekte nispeten hafif bir enerji kaynağı olduğudur.Men en sak som vi upptäcker är att vindkraft, precis som solenergi, faktiskt är en relativt svag energikälla.
Ama keşfettiğimiz şeylerden biri de rüzgarın, güneş gibi gerçekte nispeten hafif bir enerji kaynağı olduğudur.Nhưng 1 trong số những điều chúng ta khám phá ra là gió, giống với mặt trời, là 1 nguồn NL khá mờ nhạt.
Ama keşfettiğimiz şeylerden biri de rüzgarın, güneş gibi gerçekte nispeten hafif bir enerji kaynağı olduğudur.Αυτό που ανακαλύπτουμε όμως είναι πως ο άνεμος, όπως και ο ήλιος, είναι μια περιορισμένη πηγή ενέργειας.
Ama keşfettiğimiz şeylerden biri de rüzgarın, güneş gibi gerçekte nispeten hafif bir enerji kaynağı olduğudur.אך אחד הדברים שאנו מגלים הוא שרוח, כמו שמש, היא יחסית מקור דל של אנרגיה.
Ama keşfettiğimiz şeylerden biri de rüzgarın, güneş gibi gerçekte nispeten hafif bir enerji kaynağı olduğudur.لكن أحد الأشياء التي نكتشفها هي أن الرياح، مثل الطاقة الشمسية، هي في الواقع مصدر خفيف نسبياً للطاقة.
Ama keşfettiğimiz şeylerden biri de rüzgarın, güneş gibi gerçekte nispeten hafif bir enerji kaynağı olduğudur.比較的心許ないエネルギー源であることを 我々は発見した とても大きな土地面積を必要とし
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Dar vin 400 de mile peste ocean, impotriva vantului.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.De kb. 650 km-et tesznek meg az óceánon át, széllel szemben.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Maar ze komen over 650 kilometer oceaan, tegen de wind in.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Mais elles traversent l'océan sur 650 km, contre le vent.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Ma stanno attraversando 400 miglia di oceano, controvento.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Men de krydser 600 kilometer hav, imod vinden.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Ne tulevat yli 600 km ylittäen valtameren. Vastatuuleen.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Nhưng chúng băng qua 400 dặm đại dương, ngược chiều gió.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Pero están viniendo desde 640 kms a través del océano, contra el viento.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.바람을 거슬러 바다를 건너 650km를 이동하는거죠.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Aber sie kommen 640 Kilometer über den Ozean, gegen den Wind.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Ale pokonują 650 km, pod wiatr.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Αλλά διασχίζουν 650 χιλιόμετρα ωκεανού, αντίθετα στον άνεμο.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Но идват от 400 мили (643,7 км.) през океана, срещу вятъра.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.אבל הן עוברות 640 קילומטרים מעל האוקינוס, נגד הרוח.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.ولكنها تعبر 400 ميل في المحيط، بعكس اتجاه الرياح.
Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.飛んでくることができるのでしょうか?
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Aber ich bin am Strand neben ihr gegangen, und ihr langes Haar wehte im Wind.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Ale ja spacerowałam z nią na plaży, a jej długie włosy powiewały na wietrze.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Dar m-am plimbat cu ea pe o plajă cu pletele ei lungi libere în bătaia vântului.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.De sétáltam már vele úgy a tengerparton, hogy a hosszú haja a szélben lebegett.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Ik heb ook samen met haar op een strand gelopen, haar lange haren wapperend in de wind.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.저는 그녀와 해변을 함께 걸은적도있어요 그녀의 긴 머리를 바람에 휘날리면서말이죠
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Ma ho anche camminato con lei in spiaggia mentre la brezza le accarezzava i lunghi capelli.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Mais j'ai marché avec elle sur une plage ses longs cheveux volant dans la brise.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Pero yo he caminado junto a ella en una playa con su largo cabello volando en la brisa.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Όμως, περπάτησα μαζί της στην παραλία με το μακρύ μαλλί της να ανεμίζει στον αέρα.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Но я прогуливалась с ней по пляжу и ее длиные волосы развевались на ветру.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Разхождах се с нея по морския бряг и косата й се вееше от вятъра.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.אך הזדמן לי ללכת לצידה על חוף הים כאשר שיערה הארוך מתבדר ברוח.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.و لكنني مشيت معها ذات مرة على شاطئ و شعرها الطويل يتطاير مع النسمات
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.海辺を歩く所を一緒に歩きました 彼女はすべての授業を祈りとともに始めます
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Aber als sie in den Wind hören, begann sie auf etwas anderes zu hören.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Ale ako ona počúvala vietor začala počúvať niečo iné.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Ale jak ona poslouchala vítr začala poslouchat něco jiného.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Ale jak ona słuchając wiatru zaczęła słuchać czegoś innego.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Ampak, kot je bila poslušal veter je začela poslušati nekaj drugega.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Dar, aşa cum ea a fost asculta vântul a început să asculte altceva.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.De ahogy hallgattam a szél kezdte hallgatni valami mást.