Ana içeriğe geç
Sözlük

rüzgar ile cümle

rüzgar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sis ve rüzgâr sebebiyle geçilmesi zordur.Manjše je premeščanje zaradi delovanja vetra in snega.
Kadınlar büyük slalom yarışı şiddetli rüzgar nedeniyle 12 Şubat'tan 15 Şubat tarihine ertelendi.Tekma je bila zaradi premočnega sneženja prestavljena iz 4. februarja na 5. februar.
Dokuz rüzgarın kesiştiği yerde başlar.V prvem nadstropju pa se je nahajalo devet sob.
Rüzgarüstü: Rüzgarın estiği yön.Stanje Sončevega vetra:
Sesin oluşumu rüzgarın kumul üzerinde geçmesi veya kumun üstünde yürüme sonucu oluşabilir.Lahko je posledica vetra, ki piha čez sipine, ali hoje po pesku.
Şehir oldukça rüzgârlıdır; rüzgârın ortalama hızı saatte 17 km dir.Istanbul je tudi precej vetroven s povprečno hitrostjo vetra 18 km/h.
Kuvvetli rüzgârlar sürekli esiyorlar.Močni vetrovi pihajo skozi vse leto.
Rüzgâr alır.Oprašuje jih veter.
Yıl boyunca kimi zamanlarda kuzeyden ve kuzeybatıdan yerel kutup rüzgarları eser.Ponoči piha svež vetrič s severa in gora.
Beaufort Rüzgâr Şiddeti Skalasına bakınız.Za Zgornjo trdnjavo Kluže glej Hermanova utrdba.
Ceylan bu çocuğun evin en küçüğü Emrecan olduğunu düşünür ama aslında Emrecan'ın arkadaşı Rüzgar'dır.Polž mu odvrne, da četudi je majhna, je ta hišica vsaj njegova.
Bu erozyon tipinde rüzgarın etkisi önemlidir.Na tem območju se pojavljajo pomembne značilnosti erozije vetra.
Toprağa dökülen sporlar rüzgarla ya da böceklerle çevreye dağılır ve toprakta yıllarca yaşayabilir.Z blatom pridejo spore v zemljo in prah, kjer lahko preživijo več let.
Diğer bir şekilde de, rüzgar ya da suyun kinetik enerjisi kullanılarak üretilebilir.Kadar je mogoče zajeti vodo ali paro, je mogoče pridelovati energijo.
Bu sistemlerin oluşturduğu zayıf rüzgârlar, şehirdeki kirli havanın vadi dışına dağılmamasına sebep olur.Zaradi neprijetnega vonja so v prestolnici prepovedali pse.
Buna, jeomanyetik rüzgâr ve küresel fenomeni denir.Andizete omenjata že Plinij in Ptolemaj.
Rüzgar Tayı, nadir de olsa arma olarak da kullanılır.Ta meč je še danes, sicer redko, uporabljen kot del narodne noše.
Güneyden esen, Türkiye'ye göre kıbleden esen rüzgar (bakınız: Rüzgâr yönleri)Na južni polobli velja nasprotno (glej toplotni veter).
Sabah rüzgarı ateş kesilir, gülistanımızdan geçse.)Cvetove trgamo zjutraj, ko se rosa osuši.
Kurulu rüzgâr gücünün %57.34'ü Kuzey Amerika ve Avrupa'dadır.Pomenljiv je tudi podatek, da jih 97,4 % deluje v Evropi in Ameriki.
Rüzgarüstü Adalarının tamamı dağlık ve volkanik arazidir, tarım için elverişli küçük bir alan vardır.Visos vėjo salos yra vulkaninės kilmės ir kalvotos, palikdamos mažai vietos žemės ūkiui.
Torricelli, rüzgârların oluşmasına ilk bilimsel açıklamayı getirmiştir.Evangelista Torricelli sukūrė pirmą barometrą ir paaiškino vėjo priežastį.
Muson rüzgârlarının yönü değiştiğinde ise kasırgalar Arap Denizi ve Bengal Körfezi'nin kıyılarını vurmaktadır.Kai musoninių vėjų kryptys kinta, ciklonai neretai atsimuša į Arabijos jūros ir Bengalijos įlankos krantus.
2015 yılı sonu itibarıyla işletmede olan rüzgar enerji santralarının kurulu gücü ise 4,503 MW'tır.Bendra įgyvendintų projektų, kai naudojami atsinaujinantys energijos ištekliai, galia 2005 m. buvo 343,5 MW.
Rüzgarlar genellikle doğu ve güneydoğudan eser.Vėjai dažniausiai pučia iš vakarų ir pietvakarių.
Genelde kuzey rüzgarları görülür.Dažniausiai pūtė šiaurės rytų vėjas.
Orsaya kaçmak: Bir yelkenli teknenin devamlı olarak baş tutamayıp rüzgar üstüne kaçmasıdır.Laivas – vaiduoklis neįprastas: jis gali plaukti be vėjo ir atsilaikyti prieš bet kokią audrą.
Güçlü rüzgârlarda küçük şelalelerin suları dağa kadar savrulur.Esant didesniam vėjui, mažesnių krioklių vanduo gali netgi tekėti į kalną.
Bu rüzgarın yeni ilişkileri bir oya gibi öreceğine hiç kuşku yoktur.Buvo nuspręsta, jog tokios ausys taps naujos veislės skiriamuoju bruožu.
Şiddetli rüzgar esti.Būdingi stiprūs vėjai.
Rüzgâr tulumuVėjų rožė
Tohumlar rüzgarla dağılır.Sėklas išplatina vėjas.
Orsalamak: teknenin burnunu rüzgara yaklaştırmak rüzgara olan açıyı azaltmaktır.Švertas sumažina šoninį laivo dreifavimą ir leidžia kilti į vėją.
Kuzey rüzgârlarından iyi korunur.Vyrauja šiaurės vėjai.
Rüzgârlar, gündüzleri vadiden dağa doğru, geceleri ise dağdan vadiye doğru eser.Dieną kalnų slėniais jis pučia aukštyn, o naktį nuo kalnų viršūnių dvelkia į slėnius.
Dünyada rüzgâr üretim kapasitesi 2000 ile 2006 yılları arasında dört kattan daha fazla arttı.Pasaulyje pagaminamos vėjo energijos kiekis nuo 1999 m. iki 2005 m. išaugo keturis kartus.
Soğuktan ve rüzgardan dolayı ulaşılamaz.Jame nebuvo renkamasi ir žiemoti.
Yolda RAB şiddetli bir rüzgar gönderdi denize.Šventės metu miesto gatvėmis keliavo didelis vežimas su More.
Nemli havadan, soğuk rüzgardan hoşlanmaz.Avižos mėgsta vėsų ir drėgną klimatą.
Rüzgar enerjisi hareket halindeki havanın kinetik enerjisidir.Vėjo energija – vėjo kaip oro judėjimo energija.
Dün hem güçlü rüzgarlar vardı hem de yoğun yağmur yağdı.Vakar ir smarkiai vėjas pūtė, ir taip pat smarkiai lietus lijo.
İniş-kalkışlar genellikle rüzgâr içine (karşı rüzgâr ile) yapılır.Sageli kaasneb sademetega äike.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Suurema osa Neptuuni tuulte suund on planeedi pöörlemisega vastupidine.
Fakat Güneş'in sadece %0,01'i Güneş rüzgârlarıyla kaybedilmiştir.Sellegipoolest on ainult 0.1% päikese kogumassist päikesetuulena minema kandunud.
Rüzgâr erozyonu üç farklı şekilde meydana gelmektedir.Tuul tekitab erosiooni kahel viisil.
Misket ve Rüzgar evlenirler.Vimes ja Ramkin abielluvad.
Özel atağı Rüzgar Arayıcı.Iseloomulik on omapärane vetruv liikumine.
Dokuz rüzgarın kesiştiği yerde başlar.Päevas peatub Ieriķis üheksa reisirongi.
Yıldızın evrimi sonunda yavaş bir rüzgar (veya süper bir rüzgar) eser.Eluaja lõpul kaotab täht suurel hulgal materjali (aeglaselt päikesetuulena või plahvatuslikult supernoovas).
Gümüşi renkli saçları rüzgarla uçuşuyordu.Jäme karvasüdamik on täidetud õhuga.
Bazı yazlar da "meltem" rüzgarları eser.Sageli kujundab neid setteid tuul (tuulesete).
Her yıldız sürekli olarak gazın uzaya akmasına neden olan bir yıldız rüzgârı üretir.Iga täht tekitab tähetuult, mis tähendab pidevat gaasi ilmaruumi paiskamist.
Bu olay, sis bulutlarının Karayip Okyanusu üzerinden Noel Rüzgarları ile karaya taşınmasıyla meydana gelir.Need tekivad, kui jõulutuuled puhuvad Kariibi merelt udupilved maismaale.
Batı rüzgarı mayıs ayından itibaren aralıklarla esmeye başlar.Tolmlemine toimub tuule abil alates mai algusest.
2008'de rüzgâr tarlası 43.416 megawatt-saat elektrik üretti.2009. aastal kasvas võimsus 3482 megavatini.
Rüzgarın olmaması Doria'nın zararınaydı.Tuulevaikne ilm ei soosinud Doriat.
1940 - Rüzgar Gibi Geçti filmi 8 Oscar kazandı.Aastal 1984 võitis film kaheksa Oscarit.
Merkür'ün önemsenmeyecek kadar az olan atmosferi Güneş rüzgârı nedeniyle yüzeyinden kopan atomlardan oluşur.Merkuuri peaaegu olematu atmosfäär koosneb aatomitest, mida päikesetuul pinnalt üles lennutab.
Kuvvetli rüzgârlar sürekli esiyorlar.Tihti puhuvad tugevad tuuled.
Yolda RAB şiddetli bir rüzgar gönderdi denize.Väinämöinen kukub jõkke ja kõva tuul kannab ta merele.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod