rüzgarı ile cümle
rüzgarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rüzgârın yönü rüzgâr gülü, hızı ise anemometre ile ölçülür.Brzina vjetra određuje se spravom ili koja se zove anemometar.
Rüzgârın hızı yerden 10 metre yüksekte ölçülür.Brzina je vjetra na tlu oko 1 m/s.
Parker'ın Güneş rüzgârı hipotezine muhalefet güçlüydü.Odpor voči Parkerovej domnienke o slnečnom vetre bol silný.
Proxima Centauri göreli olarak zayıf bir yıldız rüzgârına sahiptir.Proxima Centauri vytvára relatívne slabý hviezdny vietor.
Bu rüzgarın hızı 1900 km/s'dir.Rýchlosť tohto vetra je približne 1 900 km/s.
Yıldızın açısal devinirliğinin önemli bir kısmı yıldız rüzgârının sonucunda oluşan kütle kaybıyla dağılır.Veľká časť momentu hybnosti hviezdy sa stratí následkom straty hmotnosti prostredníctvom hviezdneho vetra.
Bu rüzgarın yeni ilişkileri bir oya gibi öreceğine hiç kuşku yoktur.Táto budova sama o sebe môže stáť ako predzvesť novej éry v domovej architektúre.
Dokuz rüzgarın kesiştiği yerde başlar.V prvem nadstropju pa se je nahajalo devet sob.
Rüzgarüstü: Rüzgarın estiği yön.Stanje Sončevega vetra:
Sesin oluşumu rüzgarın kumul üzerinde geçmesi veya kumun üstünde yürüme sonucu oluşabilir.Lahko je posledica vetra, ki piha čez sipine, ali hoje po pesku.
Şehir oldukça rüzgârlıdır; rüzgârın ortalama hızı saatte 17 km dir.Istanbul je tudi precej vetroven s povprečno hitrostjo vetra 18 km/h.
Bu erozyon tipinde rüzgarın etkisi önemlidir.Na tem območju se pojavljajo pomembne značilnosti erozije vetra.
Sabah rüzgarı ateş kesilir, gülistanımızdan geçse.)Cvetove trgamo zjutraj, ko se rosa osuši.
Bu rüzgarın yeni ilişkileri bir oya gibi öreceğine hiç kuşku yoktur.Buvo nuspręsta, jog tokios ausys taps naujos veislės skiriamuoju bruožu.
Dokuz rüzgarın kesiştiği yerde başlar.Päevas peatub Ieriķis üheksa reisirongi.
Her yıldız sürekli olarak gazın uzaya akmasına neden olan bir yıldız rüzgârı üretir.Iga täht tekitab tähetuult, mis tähendab pidevat gaasi ilmaruumi paiskamist.
Batı rüzgarı mayıs ayından itibaren aralıklarla esmeye başlar.Tolmlemine toimub tuule abil alates mai algusest.
Rüzgarın olmaması Doria'nın zararınaydı.Tuulevaikne ilm ei soosinud Doriat.
Merkür'ün önemsenmeyecek kadar az olan atmosferi Güneş rüzgârı nedeniyle yüzeyinden kopan atomlardan oluşur.Merkuuri peaaegu olematu atmosfäär koosneb aatomitest, mida päikesetuul pinnalt üles lennutab.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.그들은 캠프 4에서 준비중이었습니다. 보시는 것처럼 정상에서 바람이 불고 있습니다.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Están en el campamento IV, pueden ver al viento soplar en el pico.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Họ đều ở trại 4. Bạn có thể thấy gió đang thổi xuống từ đỉnh.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Ils sont tout en haut au camp IV, et vous pouvez voir qu'il y a du vent qui souffle sur le sommet.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Ők a négyes táborban vannak, látszik, fúj a szél a csúcson.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Są na wysokości czwartego obozu i widać, jak wieje znad wierzchołka.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Sie sind oben in Lager 4, und Sie können sehen, dass Wind den Gipfel herunterweht.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Sono al campo quattro, e potete vedere il vento che soffia sulla cima.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Sú hore v tábore štyri a môžete vidieť ako vietor fučí z vrcholu.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Sunt la tabăra patru şi puteţi vedea că vântul mătură vârful.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Zij klimmen naar kamp vier en je kunt zien dat de wind van de top komt.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Вони знаходяться в четвертому таборі і можна побачити, як дме вітер з вершини.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Они в четвёртом лагере, и вы можете видеть ветер, дующий с вершины.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.Те са в четвърти лагер и виждате, че откъм върха духа вятър.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.הם במחנה 4 ואתם יכולים לראות שיש רוח שנושבת מהפסגה.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.هم فوق في المخيم الرابع ..ويمكنكم أن تروا أن هنالك رياحٌ تهب في القمة
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.アタックに適さない天候なので
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Aber er brachte mir bei, daran zu glauben, den Wind in meinem Gesicht zu spüren.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Ale on mi řekl, abych věřila a vnímala vítr v obličeji.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Ale on nauczył mnie wierzyć i czuć wiatr na twarzy.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Ale povedal mi, aby som verila a cítila vietor na mojej tvári.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Dar mi-a spus să cred şi să simt adierea vântului în faţa mea.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.De azt mondta nekem, hogy higgyek és érezzem a szelet az arcomon.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.하지만 아버지는 제게 믿으라고 하셨고 얼굴에 부는 바람을 믿고 나아가라고 하셨습니다.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Maar hij zei dat ik het moest geloven en dat ik de wind in mijn gezicht moest voelen.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Mais il m'a dit de croire et de sentir le vent sur mon visage.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Ma mi spiegò come credere e sentire il vento sul viso.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Mas ele disse-me para acreditar e sentir o vento na minha cara.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Men han sa åt mig att tro och att känna vinden i ansiktet.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Nhưng bố tôi bảo tôi hãy tin tưởng và cảm nhận những cơn gió lùa vào mặt tôi.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Pero me dijo que creyera y sintiera el viento en mi cara.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Tapi dia meminta saya untuk yakin dan merasakan angin di wajah saya.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Αλλά μου είπε να πιστεύω και να νιώθω τον άνεμο στο πρόσωπο μου.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Але він начив мене вірити та відчувати вітер на обличчі.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Но он сказал мне, что нужно верить и чувствовать ветер на своем лице.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Но той ми каза да вярвам и да почувствам вятъра в лицето ми.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.אבל הוא אמר לי להאמין ולחוש את הרוח על הפנים שלי.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.و لكنه أخبرني أن علي الإيمان و الإحساس بالهواء على وجهي.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.感じてごらん と言いました そんな経験をしてきたからこそ 眼科医を受け入れず
Ama keşfettiğimiz şeylerden biri de rüzgarın, güneş gibi gerçekte nispeten hafif bir enerji kaynağı olduğudur.Az egyik dolog, amire rájöttünk, hogy a szél a naphoz hasonlóan valójában aránylag gyenge energiaforrás.
Ama keşfettiğimiz şeylerden biri de rüzgarın, güneş gibi gerçekte nispeten hafif bir enerji kaynağı olduğudur.그러나, 풍력은 태양열과 마찬가지로 실제적이고 직접적으로 에너지원으로 활용하기엔 희박한 자원입니다.