rüzgarı ile cümle
rüzgarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Rüzgarın sürüklediği yaprağa dönmüşüm, Beni mi korkutacaksın? Kuru samanı mı kovalayacaksın?你 要 驚動 被 風吹 的 葉子麼 . 要 追趕 枯乾 的 碎秸麼
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım.""Eu voo acima do vento, "e, mesmo assim, não consigo subir; "Não tenho nada,
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."Ik vlieg boven de wind, maar toch kan ik niet rijzen; En niets bezit ik, en ik neem de hele wereld in bezit."
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."나는 바람보다 높이 날지만, 땅 위로 솟지 못한다. 나는 온 세상을 장악했지만
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."Lecę wyżej niż wiatr, a leżę ciężko w ziemi; I nie mam niczego, i chwytam cały świat".
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."letím ponad vietor, a i tak nemôžem vystúpať; a nič nemám, a celému svetu panujem."
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."Volo sopra il vento, ma sempre a terra giaccio; E nulla stringo, e tutto il mondo abbraccio".
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."Vuelo con el viento, y aún así no puedo elevarme; Y nada tengo, Y todo lo abarco".
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."Zbor deasupra vântului, şi totuşi nu mă pot ridica; Şi nimic nu am, şi mă buzui pe întreaga lume."
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."Я летаю выше ветра, но не в силах подняться; У меня нет ни гроша но я пользуюсь всем миром".
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."Я літаю вище вітру, але не в силах піднятися; У мене немає ні гроша але я користуюся всім світом".
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."אני עף מעל הרוח, אבל אני לא יכול להתרומם; ואין לי כלום,
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."أرفرف فوق الرياح، ولكن لا أستطيع النهوض. وأملك العدم،
Rüzgarın üstünden uçuyorum, ve daha ulaşamadım; hiç sahip olmadım dünyayı hiç kaçırmadım."しかし空高く昇っていくことはできない 私は何ものをも持たず 全世界をつかむ」
"Sesi yaz rüzgarında uğulduyor""Dans le vent d'été, j'entends sa voix."
"Sesi yaz rüzgarında uğulduyor"Ich höre seine Stimme im leisen Flüstern eines Sommerhauchs...
"Sesi yaz rüzgarında uğulduyor"Ich höre seine Stimme im leisen Flüstern eines Sommerhauchs...
"Sesi yaz rüzgarında uğulduyor""Su voz llama en el viento de verano."
"Sesi yaz rüzgarında uğulduyor""Vocea Îi rãsunã în bãtaia vântului de varã."
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz.""Acuma," a spus, "ştim din experienţă că pe măsură ce te ridici de la pământ, vântul suflă mai tare."
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz.""Ahora", dijo, "sabemos por experiencia que entre más arriba del piso vayas, más fuerte sopla el viento".
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz.""E sappiamo," disse, "per esperienza, che più ti innalzi dal terreno, più forte soffia il vento."
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz."Il poursuivit : " Nous savons par expérience que plus on s'éloigne du sol, plus le vent souffle fort. "
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz."우리는 경험적으로, 지면에서 높이 올라갈수록 바람이 강하게 분다는 것을 알고 있습니다."
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz."Nun, wir wissen aus Erfahrung, dass, je weiter man vom Boden weg ist, der Wind umso stärker bläst."
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz.""Nu," sagde han, "ved vi af erfaring - - at jo højere over jorden, jo mere blæser det."
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz."We weten uit ervaring dat hoe verder van de grond je gaat, hoe sterker de wind waait."
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz.""Wiemy z doświadczenia -- powiedział, -- że im wyżej ponad ziemię, tym silniejszy wiatr."
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz.""Τώρα," είπε, "γνωρίζουμε απο εμπειρία ότι όσο πιο ψηλά βρίσκεσαι, τόσο πιο δυνατα φυσάει ο άνεμος."
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz.""Теперь" - говорит он, - "мы знаем из опыта, что чем дальше от земли ты поднимаешься, тем сильнее дует ветер".
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz."והוא הסביר, "למדנו מהניסיון שככל שמתרחקים מהקרקע, הרוחות נושבות יותר חזק."
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz.""الآن" ,قال : "نحن نعرف من التجربة أنه كلما ابتعدت عن الأرض, كلما هبت الريح أقوى".
Şimdi," dedi, "yerden yukarılara çıktıkça rüzgarın güçlü estiğini deneyimlerimizden biliyoruz."地面から上に行くにつれ 風が強くなるのを知っている」 まるで費用便益分析のようです
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.A aj, sedm klasů tenkých a východním větrem usvadlých vzcházelo za nimi.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Após elas brotavam sete espigas miúdas e queimadas do vento oriental;
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.A zase hľa, za nimi vyrastalo sedem klasov, tenkých a vysušených východným vetrom.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Darnach sah er sieben dünnen Ähren aufgehen, die waren vom Ostwind versengt.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.És ímé azok után hét vékony s keleti széltõl kiszáradt gabonafej nevekedik vala.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Et sept épis maigres et brûlés par le vent d`orient poussèrent après eux.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Glej pa, sedem klasov drobnih, ki jih je vzhodni veter osmodil, požene za njimi.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Ja katso, niiden jälkeen kasvoi vielä seitsemän tähkäpäätä, ohutta ja itätuulen polttamaa.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Kế đó , bảy gié lúa khác lép và bị gió đông thổi háp , mọc theo bảy gié lúa kia .
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Kế đó, bảy gié lúa khác lép và bị gió đông thổi háp, mọc theo bảy gié lúa kia.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Kemudian tumbuh pula tujuh bulir gandum yang lain, yang kurus-kurus dan kerut kering oleh angin gurun
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.그 후에 또 세약하고 동풍에 마른 일곱 이삭이 나오더니
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Maar opeens kwamen er zeven schrale, door de hete oostenwind verschroeide aren bij.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Ma ecco sette spighe vuote e arse dal vento d'oriente spuntavano dopo quelle
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.men efter dem volksede der syv golde og vindsvedne Aks frem;
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Og efter dem skjøt det op syv aks som var tynne og svidd av østenvind.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Oto, też siedem kłosów cienkich i wysuszonych od wiatru wschodniego wyrastało za nimi.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Pero he aquí que detrás de ellas brotaron otras siete espigas delgadas y quemadas por el viento del oriente
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Sedan såg han sju andra ax skjuta upp, tunna och svedda av östanvinden;
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Şi după ele au răsărit alte şapte spice slabe şi arse de vîntul de răsărit.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.και ιδου, αλλα επτα ασταχυα λεπτα και κεκαυμενα υπο του ανατολικου ανεμου ανεφυοντο μετ' εκεινα
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.ето, след тях израснаха други седем класа тънки и прегорели от източния вятър.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.но вот, после них выросло семь колосьев тощих и иссушенных восточным ветром;
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.והנה שבע שבלים דקות ושדופת קדים צמחות אחריהן׃
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.ثم هوذا سبع سنابل رقيقة وملفوحة بالريح الشرقية نابتة وراءها.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.隨 後 又 長 了 七 個 穗 子 、 又 細 弱 、 又 被 東 風 吹 焦 了
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.隨後 又 長 了 七 個 穗子 、 又 細弱 、 又 被 東風 吹焦了