rüzgarı ile cümle

rüzgarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Güneş rüzgarı, sadece yüklü parçacıkların yüksek hızlarda yaptıkları harekete verilen addır.Це просто заряджені частки, що вилітають із Сонця з надвисокою швидкістю.
Güneş rüzgarı, sadece yüklü parçacıkların yüksek hızlarda yaptıkları harekete verilen addır.אלה פשוט חלקיקים טעונים שיוצאים במהירות גבוהה מאד מהשמש
Güneş rüzgarı, sadece yüklü parçacıkların yüksek hızlarda yaptıkları harekete verilen addır.この太陽風についても、考えてみよう。
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.Białe obszary na tej mapie to miejsca chronione przed zimowymi wiatrami.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.De witte gebieden lagen 's winters in de luwte.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.Die weißen Flächen auf dieser Karte sind die von den Winterwinden geschützten Orte.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.이 지도의 흰 부분은 겨울 바람으로부터 보호된 지역이죠.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.Las zonas blancas del mapa son zonas protegidas de los vientos invernales.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.Le aree bianche in questa mappa sono i luoghi protetti dai venti invernali.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.Les zones blanches sur la carte sont les zones protégées du vent.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.Những phần màu trắng trên bản đồ này là không bị ảnh hưởng bởi gió đông.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.Zonele albe de pe această hartă reprezintă locurile protejate de vânturile de iarnă.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.Οι λευκές περιοχές σε αυτό τον χάρτη δείχνουν τα μέρη που είναι προστατευμένα από τους χειμερινούς ανέμους.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.Белите райони на тази карта са местата, защитени от зимните ветрове.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.Области, окрашенные в белый цвет-области защищенные от ветра зимой.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.האזורים הלבנים במפה הם אזורים מוגנים מרוחות החורף.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.المناطق البيضاء على الخريطة هي المناطق المحمية من رياح الشتاء.
Haritadaki beyaz alanlar kış rüzgârından korunmuş bölgelerdir.私達はデラウェア先住民族の居住情報を全て収集し
Hava sıcaklığı her gün 5 derece daha azalacak Bu inanılmaz bir pruva rüzgarına maruz kalacaksınız demek.Va fi sub 40 grade în fiecare zi.
Her doğan günde, birbirinize şükredin, yaz rüzgarının serinliğinde ya da güneşin sıcaklığında.A ogni risveglio, benediciamoci a vicenda, sia nella fresca brezza estiva che sotto un caldo sole.
Her doğan günde, birbirinize şükredin, yaz rüzgarının serinliğinde ya da güneşin sıcaklığında.Cada día cuando te levantes, bendice a todas las personas, con la brisa fresca de verano o la calidez del sol.
Her doğan günde, birbirinize şükredin, yaz rüzgarının serinliğinde ya da güneşin sıcaklığında.Chaque jour, béni soit chacun par la douce brise d'été et la chaleur du soleil.
Her doğan günde, birbirinize şükredin, yaz rüzgarının serinliğinde ya da güneşin sıcaklığında.În fiecare zi, binecuvântează pe cei din jur în briza răcoroasă a verii şi în căldura soarelui.
Her doğan günde, birbirinize şükredin, yaz rüzgarının serinliğinde ya da güneşin sıcaklığında.Każdego dnia o poranku, życzcie sobie jak najlepiej, tak jak chłodny, letni wiaterek albo ciepło słońca.
Her doğan günde, birbirinize şükredin, yaz rüzgarının serinliğinde ya da güneşin sıcaklığında.매일 아침 눈을 뜨면서 시원한 여름 바람이나 태양의 온기로 모두를 축복하는 거에요.
Her doğan günde, birbirinize şükredin, yaz rüzgarının serinliğinde ya da güneşin sıcaklığında.תסתכלו על כל אחד דרך עיניים של ילד. החזיקו זה את זה קרוב
Her doğan günde, birbirinize şükredin, yaz rüzgarının serinliğinde ya da güneşin sıcaklığında.في صباح كل يوم، ابتسموا لبعضكم في نسيم الصيف الرائع ودفء الشمس
İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.A prebudiac sa pokarhal vietor a povedal moru: Mlč, umĺkni! A prestal vietor, a nastalo veľké ticho.
İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.Destatosi, sgridò il vento e disse al mare: «Taci, calmati!». Il vento cessò e vi fu grande bonaccia
İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.In prebudivši se, zapreti vetru in reče morju: Umolkni, pomiri se! In preneha veter, in nastane velika tihota.
İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.I probudiv se, přimluvil větru a řekl moři: Umlkni a upokoj se. I přestal vítr, a stalo se utišení veliké.
İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.예수께서 깨어 바람을 꾸짖으시며 바다더러 이르시되 잠잠하라 고요하라 하시니 바람이 그치고 아주 잔잔하여 지더라
İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.Ngài bèn thức dậy, quở gió và phán cùng biển rằng: Hãy êm đi, lặng đi! Gió liền dứt và đều yên lặng như tờ.
İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.И, встав, Он запретил ветру и сказал морю: умолкни, перестань. И ветер утих, и сделалась великая тишина.
İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.І вставши, погрозив вітрові, і рече до моря: Мовчи, перестань! І втих вітер, і настала тишина велика.
İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.ויעור ויגער ברוח ויאמר אל הים הס ודם ותשך הרוח ותהי דממה גדולה׃
İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.فقام وانتهر الريح وقال للبحر اسكت. ابكم. فسكنت الريح وصار هدوء عظيم.
İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.耶 穌 醒 了 . 斥 責 風 、 向 海 說 、 住 了 罷 、 靜 了 罷 . 風 就 止 住 、 大 大 的 平 靜 了
İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, ‹‹Sus, sakin ol!›› dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.耶穌醒 了 . 斥責風 、 向海 說 、 住 了 罷 、 靜了罷.風就 止住 、 大大 的 平靜了
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Bývají-liž jako plevy před větrem, a jako drtiny, kteréž zachvacuje vicher?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?da so kakor rezanica pred vetrom in kakor pleve, ki jih razpiše vihar?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?daß sie werden wie Stoppeln vor dem Winde und wie Spreu, die der Sturmwind wegführt?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?De borde ju bliva såsom halm för vinden, lika agnar som stormen rycker bort.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Dikwijls worden zij als stro door de wind voortgejaagd! Rukt de storm hen weg als de kaf van het koren!
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Diventano essi come paglia di fronte al vento o come pula in preda all'uragano
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Há năng xảy ra chúng nó phải như rơm trước gió, Như trấu bị bão cất đi sao?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Há năng xảy_ra chúng_nó phải như rơm trước gió , Như trấu bị bão cất đi sao ?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Hvor ofte blir de vel som strå for vinden, som agner stormen fører bort?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Kedy bývajú ako slama pred vetrom a jako plevy, ktoré ukradne víchor?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?"그들이 바람 앞에 검불 같이, 폭풍에 불려가는 겨같이 되는 일이 몇번이나 있었느냐"
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Olyanok lesznek, mint a pozdorja a szél elõtt, és mint a polyva, a melyet forgószél ragad el.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Ovatko he niinkuin tuulen vietävät oljet, niinkuin akanat, jotka tuulispää tempaa mukaansa?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Pernahkah mereka seperti jerami dan debu yang ditiup oleh badai dan oleh angin lalu
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?que eles sejam como a palha diante do vento, e como a pragana, que o redemoinho arrebata?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Qu`ils soient comme la paille emportée par le vent, Comme la balle enlevée par le tourbillon?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?så de bliver som Strå for Vinden, som Avner, Storm fører bort?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?să fie ca paiul luat de vînt, ca pleava luată de vîrtej?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Son como la paja ante el viento, o como el tamo que arrebata el huracán
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Stawają się jako plewa przed wiatrem, i jako perz, który wicher porywa.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Ειναι ως αχυρον εμπροσθεν του ανεμου και ως κονιορτος, τον οποιον αρπαζει ο ανεμοστροβιλος.

İlgili Sayfalar