rüyası ile cümle

rüyası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Mayuko'nun rüyası gerçek oldu.Mayuko's dream came true.
Bazen annemin rüyasını görüyorum.I sometimes dream of my mother.
Rüyası sonunda gerçek oldu.Her dream has come true at last.
Onun rüyası gerçek oldu.Her dream has come true.
Rüyası bir gün gerçek olacak.Her dream will one day come true.
Rüyasında bir prenses olduğunu gördü.She dreamed that she was a princess.
Bu gece neyin rüyasını göreceğini tahmin etmenin bir yolu yok.There's no way to predict what you will dream tonight.
Tom zaman zaman Mary'yi rüyasında görüyor.Tom dreams of Mary from time to time.
Tom rüyasını yaşıyor.Tom is living his dream.
Boston'a gitmek Tom'un hayat boyu rüyasıydı.Going to Boston was Tom's lifelong dream.
Sen bir rüyasın.You are a dream.
Hayatının rüyası sonunda gerçek oldu.Her dream of a lifetime finally came true.
Tom'un tuhaf bir rüyâsı vardı.Tom had a strange dream.
Tom'un rüyası ünlü bir şarkıcı olmaktır ama tek sorun onun şarkı söyleyememesidir.Tom's dream is to become a famous singer, but the only problem is that he can't sing.
Tom'un rüyası gerçekleşti, peki neden benimki gerçekleşmeyecek?Tom's dream came true, so why can't mine?
Ne yazık ki, o, rüyasını anlamadan öldü.Sadly, she died before she could realize her dream.
O, Amerikan rüyasını yaşamak istedi.She wanted to live the American dream.
Tom ve Mary çocuklarının Amerikan rüyasını yaşamasını istiyorlar.Tom and Mary wanted their children to live the American dream.
Birçokları için Amerikan rüyası bir kâbus oldu.For many, the American dream has become a nightmare.
Fareler bütün kedilerin rüyasıdır.Mice are the dream of all cats.
Rüyasında bir meleğin yüzü göründü.The face of an angel appeared in his dream.
Tom'un rüyası gerçek oldu.Tom's dream came true.
Tom'un rüyası gerçekleşti.Tom's dream came true.
Amerikan rüyası deniyor çünkü inanman için uyuyor olman gerek.It's called the American Dream because you have to be asleep to believe it.
O her film yapımcısının rüyası değil mi?Isn't that every filmmaker's dream?
Fadıl'ın gelecek rüyası yeni başlıyordu.Fadil's dreams of the future were just beginning.
Bir aileye sahip olmak, Fadıl'ın rüyasıydı.Having a family was Fadil's dream.
Tom rüyasının gerçekleşeceğini umuyordu.Tom hoped his dream would come true.
Sami rüyasındaki evini buldu.Sami has found his dream home.
Rüyasında üç nesne görmüştü.He saw three things in his dream.
Rüyasında üç şey gördü.He saw three things in his dream.
Marge'ın rüyası, The Gay Divorcee filmindeki dans numarasına benzemektedir.Marge's dream resembles a dance number from The Gay Divorcee.
Jim daha sonra rüyasını ve çukurları neden kazdığını hatırlar: Ölüleri gömmek için.Jim then recalls his dream and why he dug the holes – to bury their dead.
Böylece p karakteristiği içinde freshman'ın rüyası bir değere eştir.Thus in characteristic p the freshman's dream is a valid identity.
"Makar'ın Rüyası" (Сон Макара), 1885'te yayınlandığında bir yazar olarak ünü yerleşti."Makar's Dream" (Сон Макара) established his reputation as a writer when it was published in 1885.
Baba rüyasında oğlunun kordan (ateşten) doğacağını görür.So his father agreed to divide his wealth between his sons.
Kate, rüyasında Claire'i görür ve Claire Kate'e Aaron'ı geri getirmemesini söyler.Kate has a dream in which Claire tells her not to bring Aaron back to the island.
Günlüğünde bir önceki gün, tam olarak aynı yerde yaralandığı kehaneti rüyasına girdiğini yazmıştır.She warned him the evening before the event against anything that he might be planning.
Ancak kitap Humphrey Chimpden Earwicker adlı bir politikacının rüyasını gösteriyordu.But the book represents the dream of a publican named Humphrey Chimpden Earwicker.
Partisyonun bazı bölümlerini Deutscher bir rüyasında görmüştür.Parts of the score came to Deutscher in a dream.
Ben 10'un korkulu rüyasıdır.I Have A Dream 10.
Reyhani, rüyasında gördüğü bir kıza âşık oldu.Selvam is keen on marrying a girl that he has seen in his dream.
Bir gece, rüyasında mahkemeye çıkarılır.At night a revelation comes to him in a dream.
Buffy'nin rüyasında Anya, yatakhane odasında uyuyan Buffy'yi uyandırmaya çalışıyordur.In the final dream sequence, Buffy is woken by Anya in her dorm room.
Zeus'un rüyası gerçeğe döner ve Kybele ortaya çıkar.A vision of Zeus appears above them, promising punishment.
Bir örneği de rüyasında gördüğü ruhlardır.Shadow that he saw in his dreams.
(1974). ^ Aşkın Çabası Boşuna ve Bir Yaz Gecesi Rüyası'nda da kullanılmıştır.Also used in Love's Labour's Lost and A Midsummer Night's Dream.
Bunlardan birincisi "çıplaklık" rüyasıdır.An example of this is the aforementioned dream of being naked.
Rüyasına girdiği kişiler onu aydınlık bir ışık huzmesi içinde görürler.The hound guided him to a light in the darkness.
Bu rüyasını öldürülmüş olan arkadaşının öteki dünyadan gönderdiği bir mesaj olarak tefsir eder.It calls itself THE FRIEND who has come to them from ANOTHER WORLD.
Donghae ‘Üzerinde duran hayaletli’ rüyasını açıklıyor.Donghae explains his dream as seeing a ghost hanging over him.
"Juve Rüyası Kötü Bitti"."Joubert's dream finally realised".
İlk operası Rüyaların Çöpçüsü nün bölümlerini de tam oluşmuş olarak bir rüyasında "duydu".Sections of her first opera, The Sweeper of Dreams, also came to her fully formed in a dream.
Buffy onlara rüyasını anlatır.Mohinder asks him about his dream.
Kompleks, determinstik moleküler nanoteknolojinin rüyası anlaşılmazlığını sürdürecektir.The dream of a complex, deterministic molecular nanotechnology remains elusive.
Bir süre sonra yere düşer, ve arkasına baktığı anda rüyasında gördüğü uçağı görür.In the background on the other side is the ladder that he sees in his dream.
"Aysel, erkeklerin hem rüyası hem kâbusu"."Raisa: Tentang Mimpi dan Harapan" .
Fırıncıbaşının rüyası ise şöyleydi: Fırıncıbaşı başının üstünde üç sepet beyaz ekmek taşıyordu.For the signature bake, the bakers had three hours to make a free-form loaf of bread.
İkinic perdenin sonunda tüm bunların Bilgin'in rüyası olduğu anlaşılır.We learn that it was all Sach's dream.
Tamamiyle çok mutlu bir sevginin, partnerimle bütün olduğumun rüyasını görüyorum.I dream of being totally in blissful love, completely connected to my partner.

İlgili Sayfalar