Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.Bol to vojak bez hodnosti a zastavil to.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.Byl jen řadovým vojínem a to stačilo.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.C'était un simple soldat du rang et cela a tout arrêté.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.Csak egy közlegény volt, és megállította.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.Era um mero soldado e isso pôs um travão a tudo. Foi um herói?
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.Era un soldado raso y lo paró.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.Er war nur ein niederrangiger Gefreiter und das hat es beendet.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.Hän oli tavallinen sotamies, ja hän lopetti sen.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.Han var en lavtrangerende menig, og det stoppede det.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.Het was een soldaat van lage rang die het gestopt heeft.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu. Kahraman oldu mu?Czy był bohaterem.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu. Kahraman oldu mu?El a fost un soldat normal şi totuşi a oprit aceste abuzuri.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu. Kahraman oldu mu? Hayır.이 말단 병사가 막아낸 겁니다. 영웅이 되었을까요? 아닙니다.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu. Kahraman oldu mu? Hayır.הוא היה טוראי פשוט וזה הפסיק הכל. האם היה גיבור? לא.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu. Kahraman oldu mu? Hayır.لقد كان هذا الشخص جندي احتياط متدني الرتبة وقد أوقف ما كان يجري. هل كان بطلا؟ لا.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu. Kahraman oldu mu? Hayır.彼は隠れなければなりませんでした なぜなら人々は彼や
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu. Kahraman oldu mu?Ήταν ένας χαμηλόβαθμος στρατιώτης και η πράξη του έδωσε τέλος στις κακοποιήσεις.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu. Kahraman oldu mu?Той е бил нисък клас редник и това спира тези малтретирания.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.Lui era un soldato semplice e ha fermato tutto.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.Він був рядовим і зупинив це.
Düşük rütbeli bir erdi ve bunu durdurdu.Он был простым рядовым, и он остановил этот кошмар.
Firavun olan eşinin ölmesiyle de tenzili rütbe oluyor ve Anne Kraliçe oluyor.Luego, tras la muerte del faraón sería relegada, y pasaría a ser simplemente la Madre Reina.
Firavun olan eşinin ölmesiyle de tenzili rütbe oluyor ve Anne Kraliçe oluyor.Po jeho smrti musela trůn opustit a byla pouze královnou matkou.
Firavun olan eşinin ölmesiyle de tenzili rütbe oluyor ve Anne Kraliçe oluyor.Po śmierci męża została zdegradowana... ...i została po prostu królową-matką.
Firavun olan eşinin ölmesiyle de tenzili rütbe oluyor ve Anne Kraliçe oluyor.Її понизять у посаді після його смерті, внаслідок чого вона стане просто королевою-матір'ю.
Firavun olan eşinin ölmesiyle de tenzili rütbe oluyor ve Anne Kraliçe oluyor.След неговата смърт тя е била понижена и била просто Кралицата Майка.
Firavun olan eşinin ölmesiyle de tenzili rütbe oluyor veيتم خفض مكانتها بعد وفاته
Görev başında öldüğü için iki rütbe terfi etti.Avanzato di due gradi per essere morto in prima linea.
Görev başında öldüğü için iki rütbe terfi etti.Han steg i graderna när han dog i tjänsten.
Görev başında öldüğü için iki rütbe terfi etti.Han steg i graderne, da han døde.
Görev başında öldüğü için iki rütbe terfi etti.Promocionado dos rangos por morir cumpliendo su deber...
Görev başında öldüğü için iki rütbe terfi etti.Promovido dois postos por morrer no cumprimento do dever...
Görev başında öldüğü için iki rütbe terfi etti. Tuğgeneral Hughes, ha?Poległy na służbie, awansowany o dwa stopnie generał brygady Hughes?
Görev başında öldüğü için iki rütbe terfi etti. Tuğgeneral Hughes, ha?Получивший повышение в звании посмертно... бригадный генерал Хьюз?
Görev başında öldüğü için iki rütbe terfi etti.Ylennetty kaksi arvoa.
Görev başında öldüğü için iki rütbe terfi etti.Προήχθη 2 βαθμούς επειδή πέθανε εκτελώντας το καθήκον του...
İngiltere'nin en yüksek rütbeli üç Yargıtay hakiminin önünde영국 최고의 고등법원 판사 세 사람앞에 섰습니다.
İngiltere'nin en yüksek rütbeli üç Yargıtay hakiminin önündeבפני 3 שופטים בולטים מאד של בית המשפט העליון
İngiltere'nin en yüksek rütbeli üç Yargıtay hakiminin önündeأقف أمام ثلاثة من أشهر قضاة المحكمة العليا في بريطانيا ..
İngiltere'nin en yüksek rütbeli üç Yargıtay hakiminin önünde情報公開を議会に強制するか否かの 判決を待っていました
Kabilem Chang kabilesi, Xing'in en düşük rütbeli kabilesidir, ve hiç gücümüz yoktur.Chang-klaani, johon kuulun, on koko Xingin alin klaani. Meillä ei ole oikeastaan minkäänlaista valtaa.
Kabilem Chang kabilesi, Xing'in en düşük rütbeli kabilesidir, ve hiç gücümüz yoktur.La mia tribù, la tribù dei Chang, è la più umile di tutto lo Xing, e praticamente non abbiamo alcuna autorità.
Kabilem Chang kabilesi, Xing'in en düşük rütbeli kabilesidir, ve hiç gücümüz yoktur.Mi clan, el clan Chang, es el de más bajo rango de los Xing y no ejercemos ningún poder.
Kabilem Chang kabilesi, Xing'in en düşük rütbeli kabilesidir, ve hiç gücümüz yoktur.Min klan, Chang-klanen, är lägst av alla klaner i Xing. Vi har så gott som ingen makt.
Kabilem Chang kabilesi, Xing'in en düşük rütbeli kabilesidir, ve hiç gücümüz yoktur.Min klan, Chang-klanen, er den lavest rangerende klan i Xing. Vi har så godt som ingen magt.
Kabilem Chang kabilesi, Xing'in en düşük rütbeli kabilesidir, ve hiç gücümüz yoktur.Mój klan, Chang, stoi najniżej wśród klanów w Xing i nie mamy prawie żadnej mocy.
Kabilem Chang kabilesi, Xing'in en düşük rütbeli kabilesidir, ve hiç gücümüz yoktur.O meu clã, o clã Chang, é o clã mais fraco de Xing e não temos poder nenhum.
Kabilem Chang kabilesi, Xing'in en düşük rütbeli kabilesidir, ve hiç gücümüz yoktur.Η φυλή μου, η Τσανγκ, είναι η τελευταία του Ζινγκ, και δεν έχουμε καθόλου δύναμη.
Kabilem Chang kabilesi, Xing'in en düşük rütbeli kabilesidir, ve hiç gücümüz yoktur.Мой клан Чанг - самый низший клан во всём Ксинге, мы не обладаем почти никакой силой.
Kabul etmezsem, benim yerime başka bir kukla bulunacak ve muhtemelen rütbem indirilecek.Hvis jeg modsætter mig, bliver jeg udskiftet med en anden - - og formentlig degraderet.
Kabul etmezsem, benim yerime başka bir kukla bulunacak ve muhtemelen rütbem indirilecek.Jeśli się nie zgodzę, zastąpią mnie jakimś pionkiem i zdegradują.
Kabul etmezsem, benim yerime başka bir kukla bulunacak ve muhtemelen rütbem indirilecek.Jos en suostu, tilalleni nimitetään joku muu ja minut alennetaan.
Kabul etmezsem, benim yerime başka bir kukla bulunacak ve muhtemelen rütbem indirilecek.Om jag säger emot blir jag utbytt mot nån annan- -och förmodligen degraderad.
Kabul etmezsem, benim yerime başka bir kukla bulunacak ve muhtemelen rütbem indirilecek.Se eu não aceitar, serei eliminada como um mero peão e, provavelmente, despromovida.
Kabul etmezsem, benim yerime başka bir kukla bulunacak ve muhtemelen rütbem indirilecek.Se non accetto, troveranno qualcuno con cui rimpiazzarmi, e probabilmente mi degraderebbero.
Kabul etmezsem, benim yerime başka bir kukla bulunacak ve muhtemelen rütbem indirilecek.Si no acepto, me reemplazarán por otra marioneta y seguramente me bajarán de rango.
Kabul etmezsem, benim yerime başka bir kukla bulunacak ve muhtemelen rütbem indirilecek.Αν δεν δεχτώ, θα επιλέξουν άλλο πιόνι, και μάλλον θα με υποβιβάσουν.
Kabul etmezsem, benim yerime başka bir kukla bulunacak ve muhtemelen rütbem indirilecek.А если не соглашусь, то меня заменят другой пешкой, и, наверное, понизят.
Ölümler olacak" "ve 20 üst-rütbeli subay ortaya çıkacak Chávez hükümetine karşı konuşacaklar,""and 20 high-ranking officers will appear speaking against the Chavez government,
Ölümler olacak" "ve 20 üst-rütbeli subay ortaya çıkacak Chávez hükümetine karşı konuşacaklar,""Och 20 höga officerare kommer och de uttalar sig mot Chávez regering