röportaj ile cümle

röportaj kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
ABD hazine bonolarının ana alıcısı bu kişidir. Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.E' il principale acquirente di Buoni del Tesoro Americani e ha rilasciato un intervista, a Dicembre.
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım.Euh, je viens de la déposer sur le chemin de mes entretiens.
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım. Hmm ... Eğer Carolyn konuştun mu?うん。彼女は昼食時であったとき、私は昨日彼女に話を聞いたが、それは彼女がそれをパーティーのように聞こえた。 そして彼女は11に寄港する予定だったが、代わりに、彼女は私にこの奇妙なテキストを送信します。
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım.La estoy llevando mientrass voy a lo de las entrevistas.
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım.Uh, ich bin nur fallen sie ab auf dem Weg zu meiner Interviews.
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım.Uh, sto solo lei di cadere sulla strada per le mie interviste.
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım.Ну, я просто опустила скидка на пути к моему интервью.
Ah, ben sadece benim röportaj için yolda onu bırakacağım.اه، أنا فقط اسقاط لها قبالة على طريق المقابلات بلدي.
Ah, sorun değil hayır. Anladım. Biliyor musun, ben kendim bir röportaj yapabilirsiniz.オーケー。 私は助けを必要としない。 まあ、私はちょうど1つのより多くのキスを持つことができますか?
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Aber ein paar Monate später hatte ich die Möglichkeit, Ira Glass, den Moderator der Sendung, zu interviewen.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Ale o několik měsíců později jsem měla možnost mluvit s Irou Glassem, který pořad moderoval.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Ale o niekoľko mesiacov neskôr, som dostala šancu spraviť rozhovor s Irom Glass, ktorý hostuje túto show.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Dar câteva luni mai târziu am avut ocazia să-i iau un interviu lui Ira Glass, gazda emisiunii.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.De pár hónappal később lehetőségem nyílt interjút készíteni a műsor házigazdájával, Ira Glass-szal.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.그러나 약 두달후에 그 프로그램을 진행하는 아이라 글래스씨를 인터뷰 할 기회가 생겼습니다.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Maar een paar maanden later kreeg ik de gelegenheid om Ira Glass, de gastheer van de show, te interviewen.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Mais quelques mois plus tard, j'ai eu en fait la chance d'interviewer Ira Glass, qui est l'hôte de l'émission.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Mas uns meses depois, entrevistei Ira Glass, que apresenta o programa.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Men er par måneder senere, fik jeg faktisk chancen til at interviewe Ira Glass, der er vært på programmet.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Mutta muutaman kuukauden jälkeen haastattelin Ira Glassia, ohjelman juontajaa.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Namun beberapa bulan kemudian Saya memiliki kesempatan untuk mewawancarai Ira Glass, pembawa acara tersebut.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Nhưng một vài tháng sau đó, tôi có dịp phỏng vấn Ira Glass, người dẫn chương trình đó.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Però due mesi dopo, ho avuto l'occasione di intervistare Ira Glass, conduttore del programma.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Pero un par de meses después tuve la oportunidad de entrevistar a Ira Glass, el presentador del programa.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Але кілька місяців по тому, Я, насправді, мала можливість взяти інтерв'ю у Іра Гласс (Ira Glass), хазяїна шоу.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Но несколько месяцев спустя, у меня появился шанс взять интервью у Ira Glass - хозяина этого шоу.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Но няколко месеца по-късно, имах шанса да интервюирам Айра Глас, който води шоуто.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.אבל מספר חודשים לאחר מכן, הזדמנה לידי האפשרות לראיין את איירה גלאס, מארח התוכנית.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.لكن بعد شهرين من ذلك كانت لدي فرصة لكي اجري حوار مع " إر جلاس " مضيف البرنامج
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.番組司会者のアイラ・グラスにインタビューする機会があり 彼にこの事を話すと
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Apropo, aceste interviuri s-au făcut mereu cu public.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Comunque, è sempre stato fatto in pubblico.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.De toute façon, c'est toujours fait en public.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Điều này luôn được áp dụng công khai.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Dit werd trouwens altijd gedaan in het openbaar.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.인터뷰는 항상 대중 앞에서 진행되었습니다.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Mimochodem, ty rozhovory byly vždy před publikem.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Por cierto, esto se hizo siempre en público.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Przy okazji, to zawsze działo się przy widowni.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Übrigens geschah das immer in der Öffentlichkeit.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Παρεμπιπτόντως, συνέβαιναν πάντοτε παρουσία κοινού.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Кстати, это всегда происходило перед публикой.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Между другото, това винаги се правеше открито.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.דרך אגב, זה תמיד נעשה בפומבי.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.على فكرة، لقد قمنا بهذا العمل في العلن.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.口述で歴史を残すというプログラムではありませんでした
Ama yine de, bizim görüşmelerimiz esnasında, ilişkimizi salt röportaj yapmaktan, sohbet etmeye taşımıştık.하지만 우리가 도착 했던 생각을... 우리는 이러한 조우 했다 인터뷰 관계에서 이동 대화 들은 관계.
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.이사람이 12월에 인터뷰를 한적이 있었는데,
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.Decemberben készítettek vele egy interjút.
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.Hij gaf een interview in december.
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.Il a donné une interview en décembre 2008.
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.Şi a dat un interviu în decembrie.
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.Und hat im Dezember ein Interview gegeben.
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.W grudniu udzielił wywiadu.
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.Και έδωσε μία συνέντευξη το Δεκέμβριο.
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.Даде интервю през декември.
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.И он дал интервью в декабре
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.והוא התראיין בדצמבר.
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.وقد أعطى مقابلة فى ديسمبر .
Aralık ayındaki bir röportajında verdiği öğütler.彼の一つ目のご意見 (スポンサーには親切に)

İlgili Sayfalar