röntgen ile cümle

röntgen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Anatomaj Masası hastaların röntgende nasıl gözükeceklerini gösterebiliyor.אז, השולחן מראה בדיוק איך האנטומיה תיראה בצילום רנטגן.
Anatomaj Masası hastaların röntgende nasıl gözükeceklerini gösterebiliyor.لذلك، تبيّن طاولة أناتوماج بالضبط كيف سيتم التشريح في الأشعة السينية.
Anatomaj Masası hastaların röntgende nasıl gözükeceklerini gösterebiliyor.アナトメージ・テーブルは 人体が X線ではどのように見えるのかを正確に示すことができます このX線写真を動かすこともできます
Bir tanesinde böbrek taşı düşündüm. Böbrek röntgeni istedim.Az egyiknél azt gondoltam, veseköve van.
Bir tanesinde böbrek taşı düşündüm. Böbrek röntgeni istedim.Я думав, що в одного був нирковий камінь, і тому послав його на рентген нирок.
Böbrek röntgeni istedim.I-am făcut radiografie.
Böbrek röntgeni istedim.Ik bestelde een röntgenfoto van de nier.
Böbrek röntgeni istedim.Je lui ai fait faire une radio.
Böbrek röntgeni istedim.Objednal jsem rentgen ledvin.
Böbrek röntgeni istedim.Ordené una radiografía de riñones pero resultó normal.
Böbrek röntgeni istedim.Požiadal som o RTG.
Böbrek röntgeni istedim.Tôi yêu cầu chụp X quang thận.
Böbrek röntgeni istedim.신장 X-레이를 찍었는데 정상으로 나타났죠 그런데
Böbrek röntgeni istedim.Zarządziłem rentgen nerki.
Böbrek röntgeni istedim.Παρήγγειλα μία ακτινογραφία νεφρού.
Böbrek röntgeni istedim.Наредих ренген на бъреците.
Böbrek röntgeni istedim.Сделали рентген почек.
Böbrek röntgeni istedim.הזמנתי צילום כליה. כשהתברר שהכל תקין שם,
Böbrek röntgeni istedim.أمرت باشعة للكلى. ولكن اتضح انها عادية,
Böbrek röntgeni istedim.再び患者を診察した同僚が
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.Ale potenciální výhoda byla v tom, že gama záření, na rozdíl od Rentgenu není ovlivněno hustotou prsu.
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.잠재적 이득은 엑스레이와는 달리 감마선은 유방치밀도에 영향을 받지 않는다는 점입니다.
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.Lợi thế tiềm tàng chính là không như tia X, tia gamma không bị ảnh hưởng bởi mật độ vú.
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.Potenciálnou výhodou bolo, že gama lúče, na rozdiel od röntgenových, nie sú ovplyvnené hustotou prsníkov.
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.אבל הפוטנציאל הגלום היה שקרני הגמא, שלא כמו קרני הרנטגן, אינן מושפעות מצפיפות השד.
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.ولكن كانت الايجابية هي ان اشعة جاما .. على عكس الاشعة السينية لا تتأثر بكثافة الثدي
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.乳腺濃度に影響されない— という長所がありましたが ガンマ検出器では
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.A fotografia torna-se, assim, provocadora, e incita desejo e voyeurismo.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Astfel, fotografia devine un hartuitor care incita dorinta si voyeurismul.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Aus der Fotografie wird dieser Teaser, sie weckt Begierde und Voyeurismus.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Bức hình trở thành một thứ phiền phức, là khởi nguồn của mọi khát khao và tính tò mò bệnh hoạn.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Dus de foto wordt een plaaggeest, het stimuleert verlangen en voyeurisme.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Entonces el fotógrafo se convierte en el provocador, e incita el deseo y el voyeurismo.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.I fotografia zaczyna się z nami drażnić i wzbudza pożądanie oraz voyeuryzm.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.그래서 사진은 미끼가 되고, 욕망과 관음증을 자극시킵니다.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Le photographe devient l'incitateur, et induit le désir et le voyeurisme.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Quindi la fotografia diventa una provocazione, e incita il desiderio e il voyeurismo.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.И така, фотографията става дразнител и предизвиква страст и воайорство.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Поэтому изображение становится раздражителем и вызывает желание и вуайеризм.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.אז הצילום הופך למעין גירוי, ומעורר רצון ומציצנות.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.اذا التصوير اصبح هذه المشكلة العويصة, الذي يحرض الرغبة
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.自分の持っていないものほど欲しくなるのです
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."A spus, "Dave, m-am uitat la radiografie pe ecranul computerului meu de acasă."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında.""Dave, mám tvůj rentgen na počítači doma." "Rameno bude v pořádku, ale máš něco na plíci."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında.""Dave, obejrzałem Twoje zdjęcie rentgenowskie na ekranie komputera w domu".
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."그는 "Dave, 제가 집 컴퓨터에서 X-ray 이미지를 열었습니다."라고 말했죠.
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Dia berkata, "Dave, saya melihat gambar rontgenmu di layar komputer di rumah saya."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Ele disse, "Dave, eu coloquei o seu raio-X no écran do computador em casa."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Er sagte: "Dave, ich habe das Röntgenbild auf meinem Computerbildschirm zu Hause."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Han sa, "Dave, jag tog fram din röntgenbild på min dator här hemma."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Hij zei: 'Dave, ik bekeek het röntgenbeeld op het scherm van de computer thuis."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Il a dit, "Dave, j'ai affiché la radio sur l'écran de mon ordinateur à la maison."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Mi disse, "Dave, ho rivisto la tua radiografia sul monitor del computer di casa."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Y dijo: "Dave, tengo la placa de rayos-X en la pantalla del computador de mi casa".
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Είπε, "Dave, ανέβασα την ακτινογραφία στην οθόνη του υπολογιστή στο σπίτι."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında.""Дейв, прегледах рентгеновите ти снимки на компютърния екран в къщи."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Он сказал: "Дэйв, я пересмотрел твой снимок дома на экране компьютера.
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."הוא אמר, "דייב, קיבלתי את תמונת הרנטגן במסך במחשב בביתי."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."قال لي " داف لقد رأيت الأشعة السينية على شاشة الكومبيوتر فى منزلي ".
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."と彼が言いました。 「肩は異常ないよ。しかし、デイブ、
İlgili Sayfalar