Ve işin sırrı oy pusulasında.Και το μυστικό είναι στο ψηφοδέλτιο.
Ve işin sırrı oy pusulasında.А тайната е във формата на бюлетината.
Ve işin sırrı oy pusulasında.Секрет заключён в бюллетене.
Ve işin sırrı oy pusulasında.Таємниця - це бланк бюлетеня.
Ve işin sırrı oy pusulasında.והסוד הוא בטופס ההצבעה.
Ve işin sırrı oy pusulasında.ويكمن السرّ في ورقة الإقتراع.
Ve işin sırrı oy pusulasında.この投票用紙をよく見てみると
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""and ordered him to stay on the ballot."
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""a prikázal mu ostať vo voľbách."
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""...a přikázal mu zůstat ve volbách."
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""e gli ho ordinato di rimanere per la votazione."
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""... en bevalen hem verkiesbaar te blijven."
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""et le somme de rester en lice."
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""i nakazał mu pozostać na liście wyborczej".
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti."마지막 강연 주제로 아주 딱 알맞네요.
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti."- látják, hozzákötöttem az előző idézethez -
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti."- leg de citatul precedent - "și i-a ordonat să rămână în cursă."
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""và ra lệnh cho ông ấy phải ở lại trong khi tranh cử."
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""y le ordenaron permanecer en la papeleta electoral".
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""και τον διέταξε να μείνει στο ψηφοδέλτιο".
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""и приказал ему оставаться в списке кандидатов".
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""והורו לו להישאר במירוץ."
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti.""وأمرته بالبقاء في قائمة المترشحين".
"ve oy pusulasında kalmasına hükmetti."さてこのシステムのおもしろいところは
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.바이옥스[심장마비와 연관성이 밝혀져 유통 중지된 약품], 대량 살상 무기, 천공 부스러기[2000년 알고어 대 부시 대선 재개표 논란의 원인]
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.lek Vioxx, broń masowego rażenia karty do głosowania na Florydzie.
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.Vioxx, armas de destrucción masiva, boletas electorales alteradas
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.Vioxx, armas de destruição maciça, votos falsificados.
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.Vioxx, armele de distrugere în masă, numărătoarea greşită a voturilor.
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.Vioxx, armes de destruction massive, votes truqués.
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.Vioxx, armi di distruzione di massa, elezioni truccate.
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.Vioxx, massavernietigingswapens, niet goed doorgeprikte ponskaarten...
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.Vioxx, Massenvernichtungswaffen, die US-Präsidentschaftswahl 2000.
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.Vioxx, tömegpusztító fegyverek, választási visszásságok.
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.Vioxx, όπλα μαζικής καταστροφής, μισο-τρυπημένα φηψοδέλτια.
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.Виокс, оръжия за масово унищожение, проблеми с бюлетините.
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.ויוקס, נשק המוני, שחיתות.
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.(دواء) فيوكس , أسلحة الدمار الشامل , رقائق الشاد المعلقة ( سببت مشاكل في إنتخابات 2000 ).
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.投票用紙の不備 だれでもこんなリストを作れます
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.A vzal okolo päť tisíc mužov a postavil ich úkladom medzi Bét-elom a medzi Hajom od západnej strany mesta.
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Derpå tog han henved 5.000 Mand og lagde dem i Baghold mellem Betel og Aj, vesten for Byen;
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.És võn mintegy ötezer férfiút, és lesbe állítá õket Béthel és Ai között a városnak nyugati részén.
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Giô-suê bèn đem chừng năm ngàn lính phục giữa khoảng Bê-tên và A-hi , về phía tây của thành .
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Giô-suê bèn đem chừng năm ngàn lính phục giữa khoảng Bê-tên và A-hi, về phía tây của thành.
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Iosua a luat aproape cinci mii de oameni, şi i -a pus la pîndă între Betel şi Ai, la apus de cetate.
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Josué prit environ cinq mille hommes, et les mit en embuscade entre Béthel et Aï, à l`occident de la ville.
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.그가 오천명 가량을 택하여 성읍 서편 벧엘과 아이 사이에 또 매복시키니
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Men han tog vid pass fem tusen man och lade dem i bakhåll mellan Betel och Ai, väster om staden.
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Prese circa cinquemila uomini e li pose in agguato tra Betel e Ai, ad occidente della città
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Så tok han omkring fem tusen mann og la dem i bakhold mellem Betel og Ai, vestenfor byen,
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Sejumlah kurang lebih 5.000 orang telah disuruhnya bersembunyi di sebelah barat kota itu, antara Ai dan Betel
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Tomó unos 5.000 hombres y los puso en emboscada entre Betel y Hai, hacia el lado oeste de la ciudad
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Tomou também cerca de cinco mil homens, e pô-los de emboscada entre Betel e Ai, ao ocidente da cidade.
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Vzal pak byl okolo pěti tisíc mužů, kteréž postavil v zálohách mezi Bethel a Hai, od západní stany města.
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.Vzel pa je okoli pet tisoč mož in jih postavil v zasedo med Betelom in Ajem, na zahodni strani mesta.
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.И той взе около пет хиляди мъже и ги постави в засада между Ветил и Гай на западната страна от града.
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.ויקח כחמשת אלפים איש וישם אותם ארב בין בית אל ובין העי מים לעיר׃
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.فاخذ نحو خمسة آلاف رجل وجعلهم كمينا بين بيت ايل وعاي غربي المدينة.
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.他 挑 了 約 有 五 千 人 、 使 他 們 埋 伏 在 伯 特 利 和 艾 城 的 中 間 、 就 是 在 艾 城 的 西 邊
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kenti arasında, kentin batısında pusu kurdurdu.他 挑了 約 有 五千 人 、 使 他 們 埋伏 在 伯特利 和 艾城 的 中間 、 就是 在 艾城 的 西邊