pus ile cümle

pus kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.(56:7) Ils complotent, ils épient, ils observent mes traces, Parce qu`ils en veulent à ma vie.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Ajuntam-se, escondem-se, espiam os meus passos, como que aguardando a minha morte.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Beständigt förbittra de livet för mig, alla deras tankar gå ut på att skada mig.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Chúng nó nhóm nhau lại, rình rập, nom dòm các bước tôi, Bởi vì chúng nó muốn hại mạng sống tôi.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Chúng_nó nhóm nhau lại , rình_rập , nom_dòm các bước tôi , Bởi_vì chúng_nó muốn hại mạng sống tôi .
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.De flokker sig sammen, ligger på Lur, jeg har dem lige i Hælene, de står mig jo efter Livet.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Ellos conspiran; se ocultan. Observan atentamente mis pasos en acecho de mi vida
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Hele dagen forvender de mine ord; alle deres tanker er mig imot til det onde.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Joka päivä he vääntelevät minun sanojani, kaikki heidän ajatuksensa tarkoittavat minulle pahaa.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Každého dňa prekrúcajú moje slová. Každá ich myšlienka o mne cieli na zlé.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.저희가 내 생명을 엿보던 것과 같이 또 모여 숨어 내 종적을 살피나이다
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Minden nap elforgatják beszédeimet; minden gondolatjok ellenem van, ártalomra.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Na každý den slova má převracejí, proti mně jsou všecka myšlení jejich ke zlému.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Przez cały dzień słowa moje wykręcają, a przeciwko mnie są wszystkie myśli ich, na złe.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Sie halten zuhauf und lauern und haben acht auf meine Fersen, wie sie meine Seele erhaschen.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Travisano sempre le mie parole, non pensano che a farmi del male
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Uneltesc, pîndesc şi îmi urmăresc paşii, pentru că vor să-mi ia viaţa.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Zbirajo se in skrivajo se v prežo, pazijo mi na stopinje, ker mi strežejo po življenju.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Zij verdraaien voortdurend mijn woorden; zij beramen kwade plannen tegen mij.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Συναγονται, κρυπτονται, παραφυλαττουσι τα βηματα μου, πως να πιασωσι την ψυχην μου.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.Събират се, потайват се, наблюдават стъпките ми Така като че причакват душата ми.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.יגורו יצפינו המה עקבי ישמרו כאשר קוו נפשי׃
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.‎يجتمعون يختفون يلاحظون خطواتي عندما ترصّدوا نفسي‎.
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.他 們 聚 集 、 埋 伏 窺 探 我 的 腳 蹤 、 等 候 要 害 我 的 命
Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.他 們 聚集 、 埋伏 窺 探 我 的 腳蹤 、 等候 要害 我 的 命
Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor.""de finesses van de acteerprestastie zandstraalde".
Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor."Fincher 감독은 "연기의 엣지가 가려져 버리는구만" 이라고 말하곤 했죠.
Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor."Fincher répétait inlassablement: "Ce problème massacre les performances des acteurs."
Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor."Fincher sẽ luôn nói "Nó đổ cát lên các góc cạnh của màn trình diễn."
Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor."Fincher siempre decía "Limaba los contornos de la actuación".
Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor."Fincher tot spunea: "Netezeşte marginile performanţei".
Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor."Финчер винаги казваше: "Унищожаваме фиността на изпълнението".
Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor."Финчер всегда повторял: "Это уменьшает остроту игры".
Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor."Фінчер іноді казав: "Це зменшує гостроту гри".
Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor."והדבר שהתהליך והטכנולוגיה שלנו לא יכלו לעשות,
Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor."لذلك فأن فنشر يقول بأنها "عاصفة في قمة الأداء ."
Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor."私たちのプロセスと技術ができなかったのは
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Ce n'était pas giclé ou jeté ou éjecté avec une grande force.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Det blev ikke sprøjtet eller kastet eller skudt ud under stort pres.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Det sprutades inte ut, slungades inte ut eller stöttes ut med stor kraft.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Es wurde also gar nicht gespritzt, geschleudert oder mit großer Kraft ausgestoßen.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Het spoot er niet met grote kracht uit.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Não jorrava nem era expelido ou projetado com grande força.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Nebolo to vytrysknutie alebo vyhodenie alebo vystrelenie veľkou silou.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Nebylo to vytrysknuto, vrženo či vypuštěno velkou silou.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Nie było żadnego strzału z wielką siłą.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.No era un chorro o no era expulsado con gran fuerza.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Nó không bắn tung tóe ra hay được phóng ra hay được phun ra với một lực lớn.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Non era sprizzata o lanciata o espulsa con tanta forza.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Nu era împroșcată sau proiectată sau ejectată cu mare presiune.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Szó sem volt nagy erejű kilövellésről.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Tidak menyembur atau terlempar atau keluar dengan gaya yang besar.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Δεν πεταγόταν ή εκτοξευόταν κάτω από κάποια μεγάλη δύναμη.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Нямало избликване, изхвърляне или изтласкване с огромна сила.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Семя не било струёй, не извергалось, не выталкивалось с силой.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.זה לא התפזר או נורה או נזרק בכוח גדול.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.ولم يكن السائل المنوي يخرج لمسافة كبيرة او بقوة كبيرة
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.一方 最高記録保持者の方は
Geçici malzemeler aradım, yiyecek püskürtmek gibi -- (Kahkaha) kaldırım tebeşiri ve hatta donmuş şarap.Busqué materiales temporales, como escupir comida... (Risas) tiza en la acera e incluso vino congelado.
Geçici malzemeler aradım, yiyecek püskürtmek gibi -- (Kahkaha) kaldırım tebeşiri ve hatta donmuş şarap.오래 가지 않는 재료를 사용했죠. 씹다 뱉은 음식이나, (웃음)

İlgili Sayfalar