Pym ve Peters pusunun gerçekleştiği yerin civarındaki dağlarda saklanırlar.Pym și Peters se ascund în munții care înconjurau locul ambuscadei.
Çin'de pusula icat edilmiştir.In China este inventata hartia igienica.
Ocak 1944'te tugayı, Novosokolniki'de (Dno demiryolu) Almanları pusuya düşürdü.În ianuarie 1944, brigada ei a atacat germanii de pe calea ferată Novosokolniki—Dno.
Don Pasquale bu pusulayı yerden alır.Don Pasquale iese din ascunzătoare.
Bu tören sırasında Susanna Kont'a bir pusula verir.În timpul căsătoriei, Susanna îi dă biletul.
Sam Uley kurt adamların Alfa'sı/lideri La Push sürüsünün en eski üyesidir.Sam Uley este liderul vârcolacilor din La Push.
Banquo pusuya düşürülür ve öldürülür ama oğlu olan Fleanzio'nun onların elinden kurtulup kaçmasını sağlar.Banquo este omorât, dar nu și Fleanzio, care izbutește să scape.
Karşılığında Pusat için çalışacaktır.Ardud Centru social in loc.
Buradan geçen herkese pusu kurmaktadırlar.Aici se întâlneau oameni veniți din toate părtile.
2007 yılında Puscifer ile "V" is for Vagina albümünü çıkarmıştır.În 2008 a apărut pe albumul „V” is for Viagra al formației Puscifer.
Bu, pusu için mükemmel bir yerdir.Acesta este un loc perfect pentru o ambuscadă.
Solomon Adalarına yaptığı bir gözlem turunda Amerikan uçaklarının hava konvoyuna yaptığı bir pusuda ölmüştür.Egy ellenőrző körút során halt meg a Salamon-szigetek felett, amikor az amerikaiak lelőtték repülőgépét.
Genellikle pusuda bekleyerek avlar, ancak zaman zaman etkince yiyecek aramaya da yeltenir.Többnyire lesből vadászik, de alkalmanként aktívan keresi is az ennivalót.
Push and Shove, Amerikalı müzik grubu No Doubt'ın altıncı stüdyo albümü.A Push and Shove a No Doubt elnevezésű amerikai együttes hatodik stúdióalbuma.
"Tunceli'de pusu: 4 şehit".Versek a kisházból – négy vers (VI.)
Beyaz Çöl Güneşi (Rusça: Beloe Solnitse Pustıni/Белое солнце пустыни) (1969), Sovyet filmi.A sivatag fehér napja (oroszul: Белое солнце пустыни) egy szovjet westernfilm.
Yarış modunda bir push-to-pass butonu ilave elektrik güç sağlamak için kullanılabilir.Egy verseny során egy gombnyomás alatt aktiválhatjuk a Power Up-okat.
2005 yılında çıkan ilk Pussycat Dolls albümü "PCD" ile grupla birlikte çok büyük başarılara imza attı.A Pussycat Dolls első albuma 2005-ben jelent meg PCD címmel.
Oylama sonunda toplamda 119 oy pusulası çıktı.A selejtezőkön összesen 198 válogatott indult el.
Fransa'da pusuladan ilk olarak 1200'de söz edilmeye başlandı.Ő volt az, aki 1200-ban megszüntette a jobbágyságot Feröeren.
Çin'de pusula icat edilmiştir.Zsebsárkányt fedeztek fel Kínában.
Aynı şekilde sinüs pusulası da vardır.Léteznek szintetikus viaszok is.
Cakarta, Endonezya: Badan Pusat Statistik.Wikidata:Statistics.
Bütün çukur engerekler gibi bakır kafalı da pusu kuran bir avcıdır.Mint minden tacskó, kiváló vadászkutya.
Bunu öğrenen Pusat kendisine saldırınca onu bıçaklayarak ağır yaralanmasına sebep oldu.Mikor ezt felfedte a lány előtt, az késsel támadt rá és súlyosan megsebezte.
Burada Amerikalı yapımcı Robin Antin, kız grubunun kurucusu The Pussycat Dolls ile tanıştı.Robin Antin felfigyelt a fiatal lány tehetségére és azonnal beválasztotta a Pussycat Dolls nevű lánycsapatba.
Pushing Daisies ise 12 dalda ödüle aday oldu.Lisäksi Aaltonen sai pronssia 12-ottelussa.
Stadyumun ismi Ferenc Puskás'dan alınmıştır.Palkinto on nimetty Ferenc Puskásin mukaan.
Hareketsiz kalarak pusuya yatar ve yavaşça avını takip eder.Tämän jälkeen se rauhoittuu ja kävelee hitaasti, odottaen seuraavaa uhriaan.
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.Valehtelu jätti jäljet lumeen Kaleva.
Bachar Pussycat Dolls grubuna 1995 yılında bir vodvil şovu sırasında katıldı.Bachar liittyi The Pussycat Dollseihin vuonna 1995 jolloin se oli vielä burleskiryhmä.
5 Kıbrıslı Türk pusuya düşürülerek öldürüldü.Viisi saksalaista saattohävittäjää ammuttiin alas.
Brian Eno ile beraber 1972 de “No Pussyfooting” ve 1974 te “Evening Star” albümlerini çıkardı.Yhteistyössä Brian Enon kanssa hän äänitti levyt No Pussyfooting vuonna 1973 ja Evening Star vuonna 1975.
Sam Uley kurt adamların Alfa'sı/lideri La Push sürüsünün en eski üyesidir.Sam Uley on La Pushin ihmissusilauman johtaja.
Geminin kalkmasına yakın, tüm mürettebatı bir boğazda pusuya düşürürler.Jos laiva purjehti liian läheltä häntä, jokainen päistä sieppasi yhden miehistöstä.
Nicole, Pussycat Dolls grubunun baş vokalistidir.Scherzinger oli päälaulajana The Pussycat Dollsissa.
Çin'de pusula icat edilmiştir.Στην Κίνα εφευρίσκεται η πυρίτιδα.
Posa Fransa'dan getirdiği bir mektubu (ve gizlice Don Carlos'tan bir pusulayi) Elizabeth'e verir.Ο μαρκήσιος της Πόζα της δίνει ένα γράμμα από τη Γαλλία μαζί (κρυφά) με ένα σημείωμα από τον Δον Κάρλος.
Aynı şekilde sinüs pusulası da vardır.Επίσης έχουν σχεδόν ίδιο σκελετό.
Bu olay, bitki üzerinde bekleyerek bir çeşit pusuya düşürme şeklidir.Όλα αυτά μοιάζουν με μέτρα ασφαλείας σε αναμονή κάποιας πολιορκίας.
Karşılığında Pusat için çalışacaktır.Αγωνίζεται στη θέση του κεντρικού μέσου.
İsmini silah anlamına gelen pusattan almıştır.Η Πιστόια δάνεισε το όνομα της στο πιστόλι.
Hangi yeğen yastığının altında bu pusulayı bulursa o imparatorun varisi olacaktı.Αυτός στου οποίου το δοχείο θα ερχόταν το ψάρι θα ήταν ο νέος ηγούμενος.
Brian Eno ile beraber 1972 de “No Pussyfooting” ve 1974 te “Evening Star” albümlerini çıkardı.Sammen med Brian Eno indspillede han No Pussyfooting i 1972 og Evening Star i 1974.
Gunnar, iki erkek kardeşiyşe bir seyahatteyken Starkaður ve adamları tarafından pusuya düşürülür.Undervejs på en rejse bliver Gunnar og hans to brødre overfaldet af Starkad og hans allierede.
Karşılığında Pusat için çalışacaktır.Pengene går så i stedet til fonden.
Brahma’nın pusuladaki dört yöne tekabül eden dört başı vardır.De fire ansigter viser de fire himmelretninger, som Brahma er hersker over.
Kente doğru ilerlerken pusuya düşürülen grupa ateş açılır.Hvad vil I gøre, når de åbner ild langs hele linjen?
Çin'de pusula icat edilmiştir.Det var imidlertid i Kina, at krudtet oprindeligt blev opfundet.
Bugünlerde otomatik olarak pusula kartı manyetik yönelimle çakışacak şekilde tasarlanmışlardır.Somme tider er kortet særligt dekoreret med mønstre.
Tool, A Perfect Circle ve Puscifer gruplarının üyesidir.Han er et aktivt medlem i følgende rockbands: Tool, A Perfect Circle, og Puscifer.
Bir pusula dolabı.Ein lestrarbók.
2. Sahne: Şatonun dışında Bir grup katil pusuda beklemektedir.Scene 2: Utenfor slottet En gjeng med leiemordere ligger og venter.
Banquo pusuya düşürülür ve öldürülür ama oğlu olan Fleanzio'nun onların elinden kurtulup kaçmasını sağlar.Banco er engstelig (Come dal ciel precipita), og blir tatt, men får hjulpet sin sønn Fleanzio til å rømme.
"Vadide Çifte Pusu: 11 Şehit".«Gøy på isen» 11.
Pusuda 11 asker öldürülmüş, aralarında Er Jessica Lynch’in de bulunduğu 6 asker esir edilmiştir.Bare atten av fangene ble skånet, blant dem oberst Ramsay.
Pushing Tin, 1998 yılında Mike Newell tarafından yönetilen komedi-drama türünde bir filmdir.Pushing Tin er en amerikansk komedie- og dramafilm fra 1999, regissert av Mike Newell.
Sis ile pus arasındaki tek fark görüş mesafesidir.Den eneste forskjellen mellom tåkedis og tåke er sikten.
İsmini silah anlamına gelen pusattan almıştır.Betegnelsen indikerte ikke hvilken våpentype.
Çin kültürünün dul bir kadının yeniden evlenmesine izin vermeyen tutucu gelenekleri pusuda bekler.I kinesisk kultur regnes man tradisjonelt ikke for voksen før man er gift.