Ve bir prototipti.Це був прототип.
Ve bu fikirler prototipler haline geldi, ve sonunda hayata geçirildi.A tieto nápady sa pretvorili do prototypov, a tie sa zrealizovali.
Ve bu fikirler prototipler haline geldi, ve sonunda hayata geçirildi.E queste idee si sono sviluppate in prototipi, che sono stati alla fine costruiti.
Ve bu fikirler prototipler haline geldi, ve sonunda hayata geçirildi.Et ces idées ce sont développées en prototypes, qui ont été finalement construites.
Ve bu fikirler prototipler haline geldi, ve sonunda hayata geçirildi.Pomysły, na podstawie których opracowaliśmy prototypy, a potem je zbudowaliśmy.
Ve bu fikirler prototipler haline geldi, ve sonunda hayata geçirildi.Pueden ver las ideas. Y estas ideas se convierten en prototipos, y eventualmente se construyeron.
Ve bu fikirler prototipler haline geldi, ve sonunda hayata geçirildi.Și aceste idei s-au transformat în prototipuri, și la final au fost construite.
Ve bu fikirler prototipler haline geldi, ve sonunda hayata geçirildi.Und diese Ideen entwickeln sich zu Prototypen und sie werden letztendlich gebaut.
Ve bu fikirler prototipler haline geldi, ve sonunda hayata geçirildi. Ve şu anda bu yıl itibariyle,Estas ideias tornaram-se protótipos, que foram depois construídos.
Ve bu fikirler prototipler haline geldi, ve sonunda hayata geçirildi.Και αυτές οι ιδέες αναπτύσσονται σε πρότυπα, τα οποία τελικά χτίζονται.
Ve bu fikirler prototipler haline geldi, ve sonunda hayata geçirildi.И тези идеи се превръщат в прототипи, и те евентуално се построяват.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.A nyní tento prototyp poprvé předvedu veřejnosti.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.És először a nyilvánosság előtt mutatok be egy látható fénybemutató készüléket.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Et je montre pour la première fois en public le prototype à lumière visible.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Ik toon deze zichtbaar-lichtdemonstrator voor het eerst in het openbaar.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.In prvič v javnosti vam to tudi prikazujem.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.I pokazuję po raz pierwszy publicznie ten model dotyczący światła widzialnego.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.저는이 가시광선 표시기를 최초로 대중들에게 공개하고 있습니다.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Og jeg viser den offentligt for første gang, denne synlige lys demonstrationsmodel.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Per la prima volta in pubblico, mostrerò la trasmissione a luce visibile.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Prvýkrát na verejnosti vám predvádzam túto názornú ukážku viditeľného svetla.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Saya akan menunjukkan untuk pertama kalinya di depan publik demonstran cahaya tampak ini.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Și o arăt pentru prima dată în public acest demonstrator de lumină vizibilă.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Und das ist das erste mal, dass ich dieses Gerät öffentlich zeige.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Và tôi biểu diễn lần đầu tiên ngoài cộng đồng máy chiếu ánh sáng thấy được này.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Vou mostrar, pela primeira vez em público, este demonstrador de luz visível.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Y voy a mostrar por primera vez en público la transmisión por luz visible.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Και το δείχνω για πρώτη φορά δημόσια Αυτό είναι το πρώτοτυπο ορατού φωτός ;;;
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.Зараз я уперше привселюдно покажу цей демонстраційний пристрій видимого світла.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.И аз показвам за първи път пред публика този демонстратор на видима светлина.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.И я впервые показываю публично демонстратор видимого света.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.ואני מראה בפעם הראשונה בציבור את המדגים באור נראה.
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.وانا اعرض هذا في العلن لاول مرة هذا موضِّح الضوء المرئي
Ve bu ışık prototipini ilk kez burada herkesin içinde gösteriyorum.デモンストレーションを行います ここにあるのは
Ve, onlarin prototipleme zihniyetleri kismen bu hamlesini yapmalarini sagladi.Azt gondolom, részben ez a "prototípus mentalitásuknak" köszönhető, hogy sikerült ekkora áttörést elérniük.
Ve, onlarin prototipleme zihniyetleri kismen bu hamlesini yapmalarini sagladi.Credo sia in parte la loro mentalità tesa al prototipo che ha permesso loro di fare questa scoperta.
Ve, onlarin prototipleme zihniyetleri kismen bu hamlesini yapmalarini sagladi.Ik denk dat het deels door hun prototype-mentaliteit komt dat ze een doorbraak realiseerden.
Ve, onlarin prototipleme zihniyetleri kismen bu hamlesini yapmalarini sagladi.I myślę, że to między innymi to nastawienie na prototypowanie pozwoliło im osiągnąć ten przełom
Ve, onlarin prototipleme zihniyetleri kismen bu hamlesini yapmalarini sagladi.저는 그들이 프로토타입을 해보는 사고가 그러한 큰 혁신을 이루는데에 일정 정도 도움이
Ve, onlarin prototipleme zihniyetleri kismen bu hamlesini yapmalarini sagladi.Myslím si, že je to časť ich prototypnej mentality, ktorá im umožňuje dosahovať skutočne rýchly pokrok.
Ve, onlarin prototipleme zihniyetleri kismen bu hamlesini yapmalarini sagladi.И смятам, че донякъде техният прототипен манталитет, наистина им е позволил да постигнат пробива.
Ve, onlarin prototipleme zihniyetleri kismen bu hamlesini yapmalarini sagladi.И я думаю, частично именно их ориентация на прототипы позволила им так значительно снизить затраты.
Ve, onlarin prototipleme zihniyetleri kismen bu hamlesini yapmalarini sagladi.ואני חושב שחלק מזה הוא בזכות ממנטליות יצירת אבי הטיפוס שלהם שאיפשרה להם להגיע לפריצת הדרך.
Ve, onlarin prototipleme zihniyetleri kismen bu hamlesini yapmalarini sagladi.واعتقد أن اعتمادهم الأنمذجة (تحضير النماذج الأولية) قد ساعدهم على تحقيق هذا الأختراق
Ve, onlarin prototipleme zihniyetleri kismen bu hamlesini yapmalarini sagladi.プロトタイピング重視の発想の寄与が大きいでしょう なぜなら彼らは一組200ドルだったレンズを
Veritabanı? Prototip bir alet? Programlama dili?Инструмент за прототипи, скриптов език?
Wargaming bize daha çok güvenerek bir görev daha verdi: bu prototipi alfa sürümüne dönüştürme.저희에 대한 워게이밍의 신뢰가 커지면서 알파 버전의 시제품을 만들라는 또 다른 임무가 맡겨졌습니다
Wargaming bize daha çok güvenerek bir görev daha verdi: bu prototipi alfa sürümüne dönüştürme.Spodobała się ona Wargaming, więc dali nam następne zadanie: przekształcić ten prototyp w wersję alfa.
World of Warplanes prototiplerini üretme görevini bize verdiler.Ils ont décidé de nous assigner le projet de création du prototype de World of Warplanes.
World of Warplanes prototiplerini üretme görevini bize verdiler.그들은 저희에게 '월드 오브 워플레인'의 시제품을 만들라는 임무를 주기로 했습니다
World of Warplanes prototiplerini üretme görevini bize verdiler.Rozhodli se nám zadat vytvoření prototypu hry World of Warplanes.
World of Warplanes prototiplerini üretme görevini bize verdiler.Sie beschlossen, uns mit der Erstellung eines Prototyps von World of Warplanes zu beauftragen.
World of Warplanes prototiplerini üretme görevini bize verdiler.Zlecili nam stworzenie prototypowej wersji World of Warplanes.
Yani bu şekilde çalışıyor. Bu bir video prototipi.Und so funktioniert es: dies ist ein Video des Prototyps.
Yani, müşteri prototipleri ile en yalın ve sade ürünün.. ... minimum seviyesi arasındaki doğru dengeyi bulmak.정답은 제품-시장 적합성입니다 최소요건 제품과
Yani prototiple oynama kapasitesi gerçekten gerekli, ama gelin farklı takımların nasıl oynadıklarına bakalım.Deci capacitatea de a construi în prototipuri este esențială, și hai să vedem cum se comportă diferite echipe.
Yani prototiple oynama kapasitesi gerçekten gerekli, ama gelin farklı takımların nasıl oynadıklarına bakalım.Dus het bouwen van prototypes is heel belangrijk. Maar laten we kijken hoe verschillende teams het doen.
Yani prototiple oynama kapasitesi gerçekten gerekli, ama gelin farklı takımların nasıl oynadıklarına bakalım.실험모델을 만드는 것이 핵심이죠. 자 이제 각 팀들이 어떻게 다른지 보죠.
Yani prototiple oynama kapasitesi gerçekten gerekli, ama gelin farklı takımların nasıl oynadıklarına bakalım.Por lo tanto, la capacidad de jugar con prototipos es esencial, pero observemos como rinden distintos equipos.
Yani prototiple oynama kapasitesi gerçekten gerekli, ama gelin farklı takımların nasıl oynadıklarına bakalım.Quindi la capacità di lavorare su prototipi è essenziale, ma vediamo come lavorano diversi gruppi.