protesto ile cümle

protesto kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Anonymous "Scientology"yi protesto eden insanlardan oluşan ünlü bir grup.Анон - это группа протестующих людей наиболее известны как протестующие против саентологии.
Anonymous "Scientology"yi protesto eden insanlardan oluşan ünlü bir grup.И Анонимно е тази група от хора която протестира, много известно, Сциентология.
Anonymous "Scientology"yi protesto eden insanlardan oluşan ünlü bir grup.抗議して大変有名になったグループです その団体とはサイエントロジーです 話はこうです サイエントロジーは
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Anti-Chávez Protestler auf der Straße, ihr Zorn steckte die Medien an.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Chavez ellenes tüntetők lepték el az utcákat, akiket feldühített a média.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Chávez motståndare gick ut på gatorna, Deras ilska underblåstes av media.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Demonstran Anti-Chavez turun ke jalan kemarahan mereka membakar media
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Demonštranti proti Chávezovi vyšli do ulíc, ich hnev roznecovali médiá.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Dimostranti anti Chavez si riversarono sulle strade con la loro rabbia iniettata dai media.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Odbyły się antyprezydenckie demonstracje gniew ludzi był podsycany przez media
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Protestniki proti Chavezu so zavzeli ulice. Njiho jezo so podžigali še mediji.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Protestos anti-Chávez tomaram conta das ruas. A raiva sendo aumentada pela mídia.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Διαδηλωτές, ενάντιοι στον Τσάβες, κατέβηκαν στους δρόμους. Ο θυμός τους πυροδοτήθηκε από τα ΜΜΕ.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Протестиращи срещу Чавес излизат по улиците, с подкладена от медиите ярост.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Протестующие против Чавеса заняли улицы их злость раздувалась СМИ
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu..מפגינים אנטי-צ'אבס יצאו לרחובות .כשהתקשורת משלהבת את כעסם
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.メディアによって彼らの怒りが 駆り立てたれました あれほど醜く悪どい人はいません
Apple, Filistinli protesto uygulamasınıApple censuró una aplicación de protesta Palestina
Apple, Filistinli protesto uygulamasını이스라엘 정부가 팔레스타인 '항의 앱'이
Apple, Filistinli protesto uygulamasını"אפל" צינזרה יישום מחאה פלשתיני
Apple, Filistinli protesto uygulamasınıقامت آبل بحجب تطبيق فلسطيني للتظاهر
Apple, Filistinli protesto uygulamasınıイスラエル政府がそれによって
Arada bir dönem var, protesto gösterilerinin çok ötesinde olaylar yaşanıyor,Zucker:
Arada bir dönem var, protesto gösterilerinin çok ötesinde olaylar yaşanıyor,Зукер:
Araplardan ilham aldıklarını söyleyerek sosyal adalet için protesto düzenleyecekler.""irão manifestar-se pela justiça social, "clamando que foram inspirados pelos árabes."
Araplardan ilham aldıklarını söyleyerek sosyal adalet için protesto düzenleyecekler."사회 정의를 외치는 시위에 나섭니다. 아랍에서 영감을 얻었다고 주장하면서 말이죠."
Araplardan ilham aldıklarını söyleyerek sosyal adalet için protesto düzenleyecekler."New York-ban a társadalmi igazságosságért, fellelkesülve az arabok példáján."
Araplardan ilham aldıklarını söyleyerek sosyal adalet için protesto düzenleyecekler."וניו-יורק יפגינו למען צדק חברתי, ויגידו שזה בהשראת הערבים."
Araplardan ilham aldıklarını söyleyerek sosyal adalet için protesto düzenleyecekler."社会正義を求めてデモを起こすでしょう」 次の瞬間 白を装った二人の男性が現れ
Aşağıdaki video'da protestocu kadınların yaptığı yürüyüş yer almaktadır:Film pokazuje kobiety, które wyszły na ulice:
Aşağıdaki video'da protestocu kadınların yaptığı yürüyüş yer almaktadır:Une vidéo montre des femmes défilant dans les rues.
Aşağıdaki video'da protestocu kadınların yaptığı yürüyüş yer almaktadır:Un video muestra a las mujeres marchando por las calles.
Aşağıdaki video'da protestocu kadınların yaptığı yürüyüş yer almaktadır:Video berikut ini memperlihatkan wanita yang berbaris dan berjalan di sepanjang jalan:
Aşağıdaki video'da protestocu kadınların yaptığı yürüyüş yer almaktadır:Ένα βίντεο δείχνει τις γυναίκες που διαδηλώνουν στους δρόμους.
Askeri şura sivil halkı ve protestoları bastırdı ve ülkenin ekonomisi hala kötüye gitmekte.Consiliul militar a clacat sub presiunea civilă şi a protestelor iar economia ţării continuă să sufere.
Askeri şura sivil halkı ve protestoları bastırdı ve ülkenin ekonomisi hala kötüye gitmekte.El consejo militar ha golpeado a la sociedad civil y sus protestas y la economía del país continúa sufriendo.
Askeri şura sivil halkı ve protestoları bastırdı ve ülkenin ekonomisi hala kötüye gitmekte.이집트의 군사회의는 시민사회와 대중의 항의를 단속하고 있으며 국가 경제는 계속해서 어려움을 겪고 있습니다.
Askeri şura sivil halkı ve protestoları bastırdı ve ülkenin ekonomisi hala kötüye gitmekte.O conselho militar reprimiu a sociedade civil e os protestos e a economia do país continua a sofrer.
Askeri şura sivil halkı ve protestoları bastırdı ve ülkenin ekonomisi hala kötüye gitmekte.Vojenská rada zasahuje proti občanské společnosti a protestům a ekonomika země dále skomírá.
Askeri şura sivil halkı ve protestoları bastırdı ve ülkenin ekonomisi hala kötüye gitmekte.המועצה הצבאית הגבילה את החברה האזרחית ואת ההפגנות והכלכלה של המדינה ממשיכה להתדרדר
Askeri şura sivil halkı ve protestoları bastırdı ve ülkenin ekonomisi hala kötüye gitmekte.المجلس العسكري قمع المجتمع المدني والمظاهرات ويستمر اقتصاد البلاد في المعاناة.
Askeri şura sivil halkı ve protestoları bastırdı ve ülkenin ekonomisi hala kötüye gitmekte.市民社会や抗議活動を弾圧し 国の経済情勢は悪化したままです しかし これらの要素のみでエジプトを判断してしまっては
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.De facto, estas imagens tornaram-se as próprias vozes do protesto.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.De fapt, aceste imagini au devenit ele însele voci ale protestului.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.De hecho estas imágenes se convirtieron en voces de protestas.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.En fait, ces images devinrent la voix de la protestation.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Faktum är att dessa bilder blev protestens röster i sig själva.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.In effetti, queste immagini divennero esse stesse la voce della protesta.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Kenyataannya, gambar-gambar ini menjadi suara dari protes itu sendiri.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.사실 사진은 저항의 목소리 그 자체 입니다.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Meer zelfs, deze beelden werden zelf de stemmen van het protest.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Pravzaprav so te podobe postale glas protesta samega.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Tatsächlich wurden diese Bilder selbst zu Stimmen des Protests.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Thực tế, những bức ảnh trở thành vốn là tiếng nói của sự phản kháng.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Tieto obrázky sa stali hlasom protestu.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Valójában ezek a képek a tüntetés hangjaivá váltak.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.W zasadzie, te obrazy same stały się głosem protestu.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Ουσιαστικά, αυτές οι εικόνες έγιναν η φωνή των ίδιων των διαδηλωτών.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.В действительности, эти фотографии сами по себе превратились в голоса протеста.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Всъщност, тези снимки се превърнаха в самите гласове на протеста.

İlgili Sayfalar