Bir enzim düşünün. Proteinlerden meydana gelmiş.Уявімо, що це ензим,тобто специфічний білок.
Bir grup protein ve başka molekül birleşip çok spesifik bir görevi yerine getiriyor. .단백질 덩어리, 여러 분자 덩어리가 다 섞여 있습니다 매우 까다로운 작용을 수행하면서요
Bir grup protein ve başka molekül birleşip çok spesifik bir görevi yerine getiriyor. .To jest kilka białek, kilka cząsteczek wymieszanych, aby spełniać określoną funkcję.
Bir grup protein ve başka molekül birleşip çok spesifik bir görevi yerine getiriyor. .Има една група протеини, една група молекули, смесени заедно с цел изпълнението на една важна функция.
Bir grup protein ve başka molekül birleşip çok spesifik bir görevi yerine getiriyor. .Це купа протеїнів, купа молекул сплетених разом щоб виконувати спецефічну функцію.
Bir grup protein ve başka molekül birleşip çok spesifik bir görevi yerine getiriyor. .مجموعة من البروتينات، وحفنة من الجزيئات فقط مختلطة معا لأداء وظيفة خاصة جداً.
Bir hücrenin içine girdiklerinde-burası hücrenin içi olsun-yanlarında bir protein getiriyorlar. . . .Kiedy wchodzą do komórki, powiedzmy, że są w komórce. Są w komórce, tak jak tutaj. Wprowadzają ze sobą białko.
Bir hücrenin içine girdiklerinde-burası hücrenin içi olsun-yanlarında bir protein getiriyorlar. . . .هو انها تحتوي "اّر إن أيه" وحينما تدخل الى الخلية لنفترض انها بداخل الخلية
Bir hücrenin içine girdiklerinde-burası hücrenin içi olsun-yanlarında bir protein getiriyorlar. . . .セルです。 だからこのようなセルの内側です。 彼らは実際に蛋白質、それらと一緒にもたらします。
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Een ragklier is een zak met een hoop rag-eiwitten.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.En silkeskörtel ser ut lite som en säck med en massa silkesproteiner i.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Glanda arata ca un saculet plin cu proteine indesate inauntru.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Gruczoł przędny wygląda trochę jak torebka z mnóstwem jedwabnych białek upchanych w środku.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Maga a mirigy kis zsákra hasonlít, és sok fehérje lapul benne.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Mỗi tuyến tơ nhìn giống 1 cái túi với nhiều protein tơ bị tắc bên trong.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Questa ghiandola assomiglia a un sacchetto contenente molte proteine della seta.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Rauhanen on näyttää säkiltä, johon on sullottu paljon seittiproteiinia.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Uma glândula de seda é parecida com um saco cheio de proteínas da seda lá dentro.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Una glándula de seda se ve como un saco con muchas proteínas de seda dentro.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Une glande à soie ressemble à une sorte de sac avec plein de protéines de soie à l'intérieur.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Žláza vypadá trochu jako váček naplněný spoustou proteinů pro tvorbu vláken.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Ένας μεταξογόνος αδένας μοιάζει με σάκο ο οποίος εμπεριέχει πολλές κολλώδεις πρωτεΐνες μεταξιού.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Железа имеет сходство с сумкой, наполненной множеством протеинов шелка.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Копринената жлеза някак прилича на сак с много копринени протеини, натъпкани вътре.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.10억 정도의 사람들이 물고기에 의지하여 동물 단백질을 주로 공급받습니다.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.10億人依賴魚類 作為動物蛋白質的主要來源
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.1 miliar orang menggantungkan hidup pada ikan sebagai sumber utama protein hewani.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Dla tej miliardowej rzeszy są one głównym źródłem białka zwierzęcego.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Egymilliárd személy függ a halaktól, mert ez a fő állati fehérjeforrásuk.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Eine Milliarde Menschen sind von Fisch abhängig, als Hauptquelle für tierisches Eiweiß.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Mil millones de personas dependen del pescado como fuente principal de proteína animal.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Một triệu người xem cá như nguồn cung cấp protein chính của họ.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Um bilião de pessoas depende do peixe para a sua principal fonte de proteína animal.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Un miliard de oameni depind de peşte ca sursa principală de proteină animală.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Un miliardo di persone dipende dal pesce come fonte primaria di proteine.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Un milliard de personnes dépendent de la pêche comme source principale de protéines animales.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Ένα δισεκατομμύριο ανθρώπων στηρίζεται στα ψάρια ως την κύρια πηγή ζωικών πρωτεϊνών.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Един милиярд хора разчитат на риба като на основен източник на животински протеин.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Миллиард людей зависит от рыбы как основного источника животного белка.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.ביליון אנשים תלויים בדגים כמקור המרכזי שלהם לחלבון מן החי.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.بليون انسان يعتمدون على الاسماك كمصدر رئيسي للبروتين الحيواني.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.水産物から得ています 水産物の減少スピードは多くの側面で
Bir proteinin %10 değişmesi epek kayda değer olabilir, yani DNA gibi hoş, dijital bir şey değil.10%정도의 단백질 변이만으로도 확연한 변화를 일으킬 수 있습니다. DNA 같이 디지털적인 것이 아니죠.
Bir proteinin %10 değişmesi epek kayda değer olabilir, yani DNA gibi hoş, dijital bir şey değil.Bardzo istotne mogłoby być, że białko zmieniło się o 10%, nie jest to więc tak miłe i cyfrowe jak DNA.
Bir proteinin %10 değişmesi epek kayda değer olabilir, yani DNA gibi hoş, dijital bir şey değil.DNAのように測定しやすくないのです そこで基本的な問題は誰かが
Bir proteinin %10 değişmesi epek kayda değer olabilir, yani DNA gibi hoş, dijital bir şey değil.זה עשוי להיות מאוד משמעותי שפרוטאין השתנה ב-10 אחוז, אבל זה לא דבר דיגיטלי מסודר כמו DNA.
Bir proteinin %10 değişmesi epek kayda değer olabilir, yani DNA gibi hoş, dijital bir şey değil.قد يكون ذا أهمية كبيرة إذا تغير البروتين بنسبة 10 في المائة, فهي ليست الدي إن أي الرقمية اللطيفة.
Bir proteini yapabilmek için, DNA'nın bu histonlarından çözülmesi gerekir.Para hacer una proteína, el ADN tiene que desenrollarse de sus histonas.
Bir proteini yapabilmek için, DNA'nın bu histonlarından çözülmesi gerekir.Per fare una proteina, il DNA deve essere srotolato dagli istoni.
Bir proteini yapabilmek için, DNA'nın bu histonlarından çözülmesi gerekir.Для того чтобы синтезировать белок, ДНК должна размотаться от белка-гистона.
Bir protein kapsülünün içinde. Çiziyorum.داخل كبسولات بروتينية
Bir protein kapsülünün içinde.Dentro de cápsula protéica.
Bir protein kapsülünün içinde.Dentro de uma cápsula de proteína.
Bir protein kapsülünün içinde.In einer Proteinkapsel.
Bir protein kapsülünün içinde.단백질 덩어리입니다
Bir protein kapsülünün içinde.Uvnitř bílkovinného pouzdra (kapsidy).
Bir protein kapsülünün içinde.Wewnątrz białkowego opakowania.
Bir protein kapsülünün içinde.Всередині білкової оболонки.
Bir protein kapsülünün içinde.אבל וירוסים - וירוסים הם רק מצבור של חומר גנטי,
Bir protein kapsülünün içinde.だから私を描画しましょう。